"AKP’ye de Anayasasına'da hayır!" diyenler İzmir'de buluştu
TKH tarafından düzenlenen Ne Yapmalı? toplantısı ‘’AKP’ye de anayasasına da hayır’’ başlığıyla İzmir Türkan Saylan Kültür Merkezi'nde gerçekleşti.
Türkiye Komünist Hareketi (TKH) tarafından, ‘’AKP’ye de anayasasına da hayır’’ başlığıyla düzenlenen Ne Yapmalı toplantısı, TKH MK üyesi Kurtuluş Kılçer ve Prof. Dr. İlker Cenan Bıçakçı’nın katılımıyla 18 Ocak Pazar günü İzmir Türkan Saylan Kültür Merkezinde gerçekleştirildi. Konuşmacılardan Avukat Murat Fatih Ülkü ise geçirdiği rahatsızlıktan dolayı toplantıya katılamadı.
TEMEL CONTA DİRENİŞİNE SELAM
Toplantı, grevlerinin 404.gününde Temel conta işçilerinin uğradığı polis saldırısı ve grev kırıcılığı yapan Temel Conta patronunun kaçırdığı makinelerin görüntüleri ile başladı.
Gösterilen videonun ardından söz alan TKH MK üyesi Hakan Yerlikaya; ‘’Temel Conta patronu Tamer Kip, 404 gün boyunca onurlu işçi kardeşlerimize diz çöktüremediği için grev kırıcılığını ve hukuksuz uygulamalarını, polis kalkanları arkasında acizce yürütmek zorunda kaldı. Temel Conta işçileri; bizlere, sınıf kardeşlerine bundan sonrası için grevlerine desteğin daha da önemli hale geldiğini ve seslerini duyurmak konusunda daha fazla görev düştüğü mesajını iletmemizi istediler.Bizler de buradan Temel Conta işçisi kardeşlerimizin yanında olmaya devam edeceğimizi, seslerinin daha gür çıkması için olanaklarımızı seferber edeceğimizi, haklı mücadelelerinin kazanımla sonuçlanması için eliöizden geleni ardımıza koymayacağımızı bir kez daha ilan ediyoruz!” diyerek Temel Conta direnişini selamladı.
PROF. DR. İLKER CENAN BIÇAKÇI: AKP’NİN BUGÜNE KADAR YAPTIĞI DÜZENLEMELER GÜCÜN TEK ELDE TOPLANMASINA YÖNELİKTİR
Toplantıda ilk konuşmayı yapan Prof. Dr. İlker Cenan Bıçakçı, önceliğin; gerici, çağ dışı ve BOP ile uyumlu bir anayasa yapılması olduğunu dile getirerek;
‘’AKP’nin bugüne kadar yaptığı bütün anayasal düzenlemelerin tek adam rejimini inşa etmeye, ihya etmeye yaradığı ortada. Bu düzenlemeler, gücün tek elde toplanması, yargının rejimin sopası haline gelmesi gibi sonuçlar doğurdu. AYM ve AİHM kararlarını tanımayan, muhalifleri yargı kumpaslarıyla hapiste tutan iktidar, halkın yaklaşık yüzde 60’ıyla kavgalı. Oysa yeni bir anayasa yapabilmek için halkın geneliyle barışık olmak gerekiyor. Yeni anayasa girişiminin, Erdoğan’ın bir dönem daha seçilmesini sağlamakla sınırlı olmadığı kanısındayım. Esas önceliğin gerici ve çağ dışı BOP ile uyumlu bir anayasa yapmak olduğunu düşünüyorum.
Bence kamuoyunda yeni anayasanın içeriğine yönelik tartışmalara girilmemeli. İçeriği tartışmak, AKP’nin yeni anayasa girişimine meşruluk kazandırır. Bunun yerine tüm muhalif kesimlerin güç birliğiyle ülke genelinde kitlesel eylemler örgütleyip yeni anayasa girişimini tümden reddetmek gerekiyor.’’ dedi.
KURTULUŞ KILÇER: YENİ ANAYASA TARTIŞMALARI YENİ BİR REJİMİN İNŞASIDIR
Ne Yapmalı toplantısının ikinci konuşmacısı olan TKH MK üyesi Kurtuluş Kılıçer, yeni anayasa tartışmasının, Yeni bir rejimin inşası olduğunu vurgulayarak;
‘’Ne oldu da bugün yeni anayasayı tartışıyoruz? Yeni bir rejim kuruldu. Şimdi biz bunu bilince çıkarmazsak, yeni anayasa tartışmasını anlamakta zorluk yaşarız. Yeni bir rejim kuruldu ve kurulan bu yeni rejim kendi anayasasını yapmak istiyor. Biz tartışmalara bu bakış açısıyla bakmaktayız. Akp yeni anayasayla birlikte, yeni kurulan rejimin adını koymak istiyor. Peki ne yıkıldı da yeni rejim kuruldu? 1923 yılında kurulan Cumhuriyet yıkıldı, bunu anlamamız ve kabullenmemiz lazım.
Kuruluş ile yıkılış aynı döneme geldi. 1917’de Rusya’da Lenin devrim yaptı, 6 yıl sonra, 1923’te Türk devrimi oldu, cumhuriyet kuruldu. 1991’de Sovyetler Birliği çözüldü, 2001’de cumhuriyet çözülmeye başladı, Akp iktidara geldi. Zamanlama aynı. Ardından gelen, Arap Baharı, Yugoslavya, Mısır, Libya, Irak, Suriye. Tekil tekil bunları çözdüler. Sırada ne var? İran sonra Türkiye. Biz bunu tartışıyoruz.’’ değerlendirmesinde bulundu.
Ne Yapmalı toplantısının son bölümünde ise katılımcılardan soru ve katkılar alınarak, etkinlik sona erdirildi.


