Epstein belgelerinde mağdurların kişisel bilgileri hâlâ internette
ABD Adalet Bakanlığının yayımladığı Epstein dosyalarında kişisel verilerin yeterince sansürlenmediği belirlendi. DW'nin incelemesine göre mağdurlar, tanıklar ve ihbarcıların kimliklerini ortaya çıkarabilecek bilgiler aylar sonra bile sistemde kaldı.
ABD Adalet Bakanlığının kamuoyuyla paylaştığı Jeffrey Epstein belgelerinde kişisel bilgileri açığa çıkan mağdurların hassas verilerinin, aylar geçmesine rağmen hâlâ çevrimiçi erişilebilir olduğu ortaya çıktı. DW’nin araştırmasına göre, daha önce düzeltileceği açıklanan çok sayıda dosyada isimler, e-posta adresleri ve diğer kimlik bilgileri sansürlenmedi.
Adalet Bakanlığı, Ocak 2026’da Epstein dosyalarına ilişkin yüz binlerce belge yayımlamış, kısa süre sonra bazı mağdurların kişisel bilgilerinin yanlışlıkla ifşa edildiğini kabul etmişti. Bakanlık, söz konusu belgelerin kaldırılarak yeniden sansürleneceğini açıklamıştı.
DW AYLAR SÜREN İNCELEME YAPTI
DW, binlerce belgeyi aylar boyunca inceleyerek mağdurları, tanıkları ve ihbarcıları ortaya çıkarabilecek çok sayıda bilgiye ulaştı. İncelemede isimler, yüz görüntüleri, e-posta adresleri ve çeşitli kişisel verilerin hâlâ erişime açık olduğu tespit edildi.
Araştırmada ayrıca ABD Adalet Bakanlığının internet sitesindeki arşivin zaman içinde sürekli değiştirildiği, yüz binlerce dosyanın kaldırıldığı veya yeniden yüklendiği belirlendi.
AYNI DOSYANIN FARKLI SÜRÜMLERİ BULUNDU
Araştırma kapsamında bazı belgelerin aynı isimle farklı sürümlerinin yayımlandığı görüldü. Dosyaların dijital imzaları karşılaştırıldığında bazılarında ek sansür uygulandığı, bazılarında ise kişisel bilgilerin açık bırakıldığı tespit edildi.
Bir mağdurun ifadesinde ismi sayfalar boyunca sansürlenirken, son sayfada avukatın mağdurun adını açık şekilde söylediği ve bu bölümün sansürlenmediği belirlendi.
SES KAYITLARINDA KİŞİSEL VERİLER AÇIK KALDI
İncelemelerde bazı kayıtlarda telefon numaralarının gizlenmesine rağmen isimlerin açık bırakıldığı, bazı sürümlerde ise hem isim hem de iletişim bilgilerinin tamamen erişilebilir olduğu görüldü.
Adli ses analistleri, sansür yöntemlerinde ciddi tutarsızlıklar bulunduğunu ve kişisel verilerin daha etkin korunabileceğini değerlendirdi.
ABD ADALET BAKANLIĞI’NDAN YANIT GELMEDİ
DW, ulaştığı bulguları ABD Adalet Bakanlığı ile paylaşmasına rağmen herhangi bir yanıt alamadı.
Öte yandan ABD Adalet Bakanlığı Müfettişlik Ofisi, Nisan ayında Epstein dosyalarındaki sansürleme süreçlerini incelemek üzere soruşturma başlattığını duyurdu.
Temmuz ayında ise ABD Kongresi’ne sunulan yeni yasa teklifiyle, kişisel verileri yeterince korunmayan cinsel istismar mağdurlarına ve eyalet yönetimlerine Adalet Bakanlığı’na dava açma hakkı tanınması önerildi.
Mayıs ayında Kongre’de ifade veren mağdurlardan biri ise, “Zenginler ve güçlüler korunurken benim adım tüm dünyanın önüne serildi” sözleriyle yaşadığı mağduriyeti dile getirdi.

