Hakan Fidan'dan SDG'ye çağrı: Entegrasyon pratiğe evrilmelidir
Suriye'de mevkidaşı Şeybani'yle görüşen Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, SDG'nin fesih ve Suriye ordusuna entegrasyon kararının "pratiğe" geçirilmesi için çağrı yaptı. Fidan, "Bu deklarasyon aşaması önemli ama bunun tabii hayata geçmesi gerekiyor. Ülkedeki bütün silahlı unsurların merkezi devlet yapısı altında bütünleşmesi Suriye'nin egemenliğinin, toprak bütünlüğünün ve toplumsal birliğinin güçlendirilmesi bakımından zaruridir" dedi.
Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, “(Suriye) Ülkedeki bütün silahlı unsurların merkezi devlet yapısı altında bütünleşmesi Suriye’nin egemenliğinin, toprak bütünlüğünün ve toplumsal birliğinin güçlendirilmesi bakımından zaruridir” dedi.
Fidan, Suriye Dışişleri Bakanı Esad Hasan Şeybani ile Şam’da düzenlenen ortak basın toplantısında konuştu.
“ENTEGRASYONUN PRATİĞE EVRİLMESİNİ, SONUÇLANMASINI BEKLİYORUZ”
Fidan, Suriye Demokratik Güçleri’nin (SDG) kendini feshetmesi ve Suriye’nin devlet kurumlarına entegrasyona yönelik atmış olduğu adımı “önemli bir girişim” olarak nitelendirdi.
Bunun alanda da vakit geçirilmeden pratiğe evrilmesini, beklediklerini ifade eden Fidan, şunları kaydetti:
“Suriye hükümetinin yürüttüğü yapıcı çalışmalara verilen önemli bir yapıcı cevap. İnşallah bunun alanda vakit geçirilmeden pratiğe evrilmesini, sonuçlanmasını bekliyoruz. Bu deklarasyon aşaması önemli ama bunun tabii hayata geçmesi gerekiyor. Ülkedeki bütün silahlı unsurların merkezi devlet yapısı altında bütünleşmesi Suriye’nin egemenliğinin, toprak bütünlüğünün ve toplumsal birliğinin güçlendirilmesi bakımından zaruridir. Sadece SDG’nin değil, biliyorsunuz bir savaş döneminden kalma ne kadar silahlı grup varsa bunların hepsi teker teker milli ordu altında birleştiriliyor. Bu, ülkenin istikrarı için önemli, ülkeye yatırım getirilmesi için önemli, ülkenin milli bünyesinin güçlü olması için önemli, ülkedeki bütün vatandaşların kendini emin hissetmesi için önemli. Bu konudaki adımların hepsini destekliyoruz. Entegrasyon sürecinin de inşallah en iyi şekilde sonlanmasını bekliyoruz.”
Suriyelilerin eşit vatandaşlık temelinde hiçbir inancın, etnik kimliğin inkara ve takibata uğramadan, baskı altında kalmadan özgürce kendilerini ifade etmesi ve yaşamasının önemli olduğunun altını çizen Fidan, “Entegrasyon sürecinde Kürt vatandaşlarımızın eskisinden daha fazla kendilerini emin, daha fazla özgür, daha fazla müreffeh hissetmeleri amaçlanmaktadır. Türkiye’nin de perspektifi budur. Cumhurbaşkanımız özellikle Suriye’deki, Irak’taki Kürt kardeşlerimizin refahı, istikrarı ve emniyeti için de büyük bir hassasiyet göstermektedir” ifadelerini kullandı.
“SURİYE’NİN İSTİKRARSIZLAŞTIRILMASI İÇİN GAYRET GÖSTEREN AKTÖR İSRAİL”
Fidan, tüm bu olumlu gelişmelerin içerisinde bir tane de “olumsuz tablo” bulunduğunu belirterek, şu ifadeleri kullandı:
“Bölgeye ve dünyaya bu kadar umut veren bir Suriye varken birdenbire Suriye’nin istikrarsızlaştırılması için gayret gösteren bir aktör var. O aktörün adını da biliyorsunuz; İsrail. İsrail’in izlediği politikalar olumlu gidişatın önündeki en ciddi engeli teşkil etmekte. Ebu Zuhur askeri hava üssüne gerçekleştirilen saldırı bunun en son örneklerinden biridir. Suriye’nin kendi topraklarında güvenliği sağlaması, terörizmle mücadele etmesi ve ulusal kapasitesini geliştirmesi Suriye’nin egemenlik hakkıdır. İsrail’in saldırıları uluslararası toplumun terörizme karşı yürüttüğü ortak mücadeleye de zarar vermekte. İsrail, Suriye’nin askeri kapasitesini sistematik şekilde hedef alarak, DEAŞ gibi terör örgütlerine dolaylı biçimde destek vermektedir. Suriye’nin güneyindeki gelişmeleri de bu çerçevede yakın takip etmekteyiz. Burada yaşanan istikrarsızlıkta da İsrail’in parmağı olduğunu biliyoruz. Zaten kendileri de bunu saklamıyorlar, açıktan söylüyorlar.”
Fidan, Dürzilerin Suriye toplumunun asli unsurlarından biri olduğunu ve geleceklerini Suriye’nin birlik ve bütünlüğü içerisinde gördüğünü söyleyerek, “Geçen yıl açıklanan Süveyda yol haritası, güvenliğin tesisi, kamu hizmetlerinin yeniden sağlanması ve toplumsal uzlaşı bakımından gerekli zemini sunmaktadır. Bu noktada ihtiyaç duyulan adım, üzerinde mutabık kalınmış ve bu çerçevenin hayata geçilmesidir” dedi.
İsrail’le güneyde varılacak kalıcı çözüm için 1974 Kuvvetlerin Ayrıştırılması Anlaşması temelinde bir güvenlik düzenlenmesinin tek gerçekçi çerçeveyi oluşturduğunu vurgulayan Fidan, uluslararası toplumdan bu konuda daha kararlı ve sonuç alıcı bir tutum beklediklerini dile getirdi.

