İzmir Torbalı’daki Temel Conta fabrikasında Petrol-İş Sendikası üyesi işçilerin başlattığı grev, 449 gündür devam ederken önemli bir hukuki gelişme yaşandı. İzmir 4. İş Mahkemesi, işçilerin açtığı davada işverenin grev kırıcılığı yaptığına hükmetti. Mahkeme, işçilerin uzun süredir dile getirdiği grev kırıcılığını, hukuken kayıt altına aldı.
Temel Conta işçileri, toplu iş sözleşmesi sürecinde anlaşma sağlanamaması üzerine 10 Aralık 2024 tarihinde greve çıkmıştı. İşçiler, grevin başlangıcından itibaren işverenin sistematik baskı ve engellemelerle karşılaştıklarını belirtiyorlardı. Grev çadırına kamera yerleştirilmesi, grev alanının sürekli gözetlenmesi, farklı işçilerin çalıştırılması gibi uygulamaların yasalara aykırı olduğu savunuluyordu.
“TESPİT VAR AMA YAPTIRIM YOK”
Adliye önünde açıklama yapan işçiler, kararın hukuki bir kazanım olduğunu ancak pratikte caydırıcı bir yaptırım getirmediğini vurguladı. İşyeri temsilcileri ve grevdeki işçiler, şu ifadeleri kullandı:
“Madem bu ülke bir hukuk devleti, Anayasa’da sendika, grev ve toplu sözleşme hakkı yazıyor; neden bu haklara saldıran işveren yaptırımsız kalıyor?”
Bir yılı aşkın süredir işveren hakkında ceza davası açılmadı.
İşçiler, Türkiye genelinde sendikal hakların fiilen gasp edildiğini belirterek şu sorunları sıraladı: sendikasızlaştırma, grev kırıcılığı, işten çıkarmalar, taşeronlaştırma, işçi sağlığı ve güvenliği ihlalleri ile emek sömürüsü.
“MÜCADELE SÜRECEK, SINIF DAYANIŞMASI KAZANACAK”
Temel Conta direnişi, yalnızca bir iş yerindeki toplu sözleşme mücadelesi olmaktan çıkıp Türkiye işçi sınıfının sendikal haklarını savunma mücadelesinin önemli simgelerinden biri haline geldi.
İşçiler, adliye önündeki açıklamalarında şu çağrıyı yaptı:
“İş, ekmek ve onur mücadelemiz sürecek. Grev hakkı gasp edilemez. Sınıf dayanışması kazanacak.”
Grevdeki işçiler, mahkeme kararını grev kırıcılığının resmi olarak tescillenmesi anlamında önemli bir adım olarak değerlendirirken, asıl hedeflerinin gerçek yaptırımların uygulanması ve adaletin sağlanması olduğunu ifade ediyor. 449 gündür süren direniş, “Hak verilmez, mücadeleyle alınır” sözünü bir kez daha hatırlatıyor.
İşçilerin Adliye önünde gerçekleştirdiği basın açıklamasına TKH İzmir İl Örgütü’de katıldı.
Laiklik, Nuray Mert’in iddia ettiği gibi elitlerin bir 'estetik tercihi' veya 'yaşam tarzı aksesuarı' değil…
“Laikliği Birlikte Savunuyoruz” başlıklı metni imzalayanlar, anayasal bir hak olan ifade özgürlüğünü kullandıkları için Emniyet…
TKH tarafından yapılan açıklamada "İstanbul’da bir öğrencisi tarafından öldürülen Fatma öğretmenin katili bu mafya-tarikat-patron düzenidir.…
Etkinlik, Çanakkale Belediye Çalışanları Eğitim ve Sosyal Tesis Alanı Ercan Adsız Salonu'nda düzenlenecek.
İran Kızılayı, ABD-İsrail saldırılarında hayatını kaybedenlerin sayısı 232 kişi artarak 787’ye yükseldiğini duyurdu.
Türkiye Komünist Hareketi İzmir İl Örgütü, direnen Polyak madencilerinin gözaltına alınmasına tepki gösterdi.