Reklam
Kategoriler: Gündem

Kozyatağı’nda sermayenin doğa yağması: Rant uğruna tarih yerle bir oldu!

Reklam

HABER MERKEZİ

İstanbul Kadıköy’ün Kozyatağı Mahallesi’nde, halkın kolektif belleğinin, ortak anılarının ve doğanın simgesi olan tarihi Çınaraltı alanı, gözü dönmüş sermaye düzeninin ve rant ortaklarının işgaline uğradı. Mahalle sakinlerinin aylardır cansiperane sürdürdüğü onurlu direnişe rağmen, kamu gücünü ve bürokrasiyi arkasına alan firmanın iş makineleri, bugün şafak operasyonuna benzer bir baskınla alana girerek benzeri görülmemiş bir çevre katliamına imza attı. Anıtlar Kurulu tarafından tescillenmiş asırlık çınarların kökleri parçalandı, bölgenin akciğeri niteliğindeki meyve ağaçları yok edildi.

Süreç, aslında 28 Kasım 2025 tarihinde, halkın ortak kullanımında olan ve hemen yanındaki tarihi cami ile birlikte Vakıflar Genel Müdürlüğü mülkiyetinde bulunan bu değerli araziye kaçak müdahaleyle başlamıştı. İlgili şirketin patronu, o dönemde ne inşaat ruhsatına ne de yasal ağaç taşıma/kesme izinlerine sahip olmadan, sırf arkasındaki siyasi ve mali güce güvenerek iş makinelerini alana sokmuştu. Hedef açık ve netti: 500 yılı bulan yaşlarıyla zamana meydan okuyan, Anıtlar Kurulu tescilli 4 adet devasa çınar ağacı ile mahallenin nefes aldığı meyve ağaçlarını ortadan kaldırıp, kamusal alanı özel bir sermaye rantiye projesine peşkeş çekmek. O gün mahallelinin gösterdiği ilk büyük direniş, iş makinelerini dışarı atmış ve rantiye çetesine geri adım attırmıştı.

HALKIN DİRENİŞ BARİKATI VE “ÇINARALTI SAVUNMASI”

O ilk işgal gününde, dozerlerin sesini duyar duymaz sokağa dökülen Kozyatağı halkı, doğanın ve ortak hafızanın etrafında kenetlendi. İş makinelerinin önüne bedenlerini siper eden mahalleli, o dönemde hiçbir resmi evrak gösteremeyen şirket unsurlarını ve makinelerini alandan söküp atmayı başardı. Takip eden günlerde şirket, mafyavari yöntemlerle, kiralık güçlerle defalarca alana saldırmayı, direnişçileri yıldırmayı denedi. Ancak her seferinde karşısında örgütlü halk iradesini ve bu iradenin somutlaşmış hali olan “Çınaraltı Savunması” oluşumunu buldu. Kendi amblemini ve logosunu yaratarak sokağı örgütleyen bu meşru oluşum, neoliberal rant düzeninin yasaları nasıl arkadan dolandığını da tek tek deşifre etti.

Anayasa ve vakıf kanunlarına göre halkın ortak malı olan, üstelik tescilli anıt ağaçları barındıran vakıf arazilerinin hiçbir suretle ranta kurban edilerek kiralanamayacağı açık bir amir hüküm olmasına rağmen, bürokratik mekanizmalar tamamen sermayenin emrine amade kılındı.

BÜROKRATİK TEZGAH VE YALANCI “ROOTBALL” TEKNİĞİ

Sermaye temsilcilerinin, mahallelinin direnişini kıramayacağını anlayınca başvurduğu yeni yöntem “yasal kılıf uydurma” operasyonu oldu. Çınaraltı Savunması’nın çabalarıyla, şirketin Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı ile belediyeden yalnızca alandaki genç meyve ağaçları için güya “Rootball” tekniği (ağacı toprağı, kök koruması ve özel aparatlar eşliğinde zarar vermeden taşıma yöntemi) izni alabildiği ortaya çıkarıldı. Oysa ilk baskında bu teknik akıllarına bile gelmemiş, baltalarla ve dozer kepçeleriyle kör bir saldırı gerçekleştirilmişti.

Takvimler 31 Aralık 2025’i gösterdiğinde, yani tüm ülkenin yeni yıl arifesine odaklandığı bir uğursuz gecede, sermaye asıl yüzünü bir kez daha gösterdi. Bakanlık ve yerel yönetim katlarındaki nüfuzunu kullanan şirket sahibi, arkasına aldığı yüzlerce çevik kuvvet polisiyle adeta düşman tahkimatına girer gibi mahalleye baskın düzenledi. Mahalle halkının barışçıl ve meşru direnişi emniyet güçlerinin kalkanlarıyla bastırılırken, alana getirilen ve Rootball tekniğiyle uzaktan yakından alakası olmayan sıradan, ilkel iş makineleriyle meyve ağaçları yerlerinden söküldü. Bu ağaçlar, tamamen göstermelik, mahallelinin sesini kesmek ve yasal kılıf hazırlamak amacıyla, asırlık ulu çınarların dibine, yani su alamayacakları, güneş göremeyecekleri daracık ölüm alanlarına alelacele dikildi. Bugün geldiğimiz noktada, o gün güya “kurtarılan” o meyve ağaçlarının büyük kısmı susuzluktan ve kök zedelenmesinden ötürü kurumuş ve çürümeye yüz tutmuştur.

Kozyatağı halkı aylarca belediyenin, kendisini var eden halkın yanında durmasını bekledi. Dilekçeler verildi, eylemler yapıldı, meclis toplantıları takip edildi, onlarca kez kamusal baskı mekanizmaları işletildi. Ancak ne yazık ki yerel yönetim de sermayenin ve rantın baskısına boyun eğerek, tüm bu usulsüzlüklere, tarih ve doğa yağmasına göz yumdu ve nihayetinde inşaat ruhsatını firmaya altın tepside sundu.

“SERMAYE KAZANMADI, BU HESAP MAHŞERE KALMAYACAK”

Katliamın bilançosu ağırdır: Alandaki 4 anıt çınardan 3 tanesi haricinde tüm canlı doku yok edilmiştir. Kalan o 3 çınarın durumu ise tam bir facadır; zira bugün iş makinelerinin vahşice yürüttüğü kazı çalışmalarında, ayakta kalan ulu çınarlardan bir tanesinin asırlık kök sistemi insafsızca, yarı yarıya kesilmiştir. Ağaç şu an can çekişmekte, devrilme ve kuruma riskiyle karşı karşıya bulunmaktadır. Kamunun, vakıfların ve halkın malı olan bir coğrafya, birkaç asalağın zenginleşmesi, lüks konut veya ticari alan çılgınlığı uğruna çöle çevrilmiştir.

Reklam

Önceki Haberler

İliç maden faciasında 2 sanık yeniden tutuklandı

Erzincan'ın İliç ilçesindeki altın madeninde 9 işçinin ölümüne neden olan facianın ardından ev hapsiyle serbest…

27 Temmuz 2026 11:18

Yandaş medya açıkladı: Butlan CHP’si fezlekelere evet diyecek

CHP'nin başına mahkemenin mutlak butlan kararıyla getirilen Kemal Kılıçdaroğlu yönetiminin, YENİ Parti Genel Başkanı Özgür…

27 Temmuz 2026 10:28

Gülistan Doku soruşturmasında 18 gözaltı daha

Tunceli'de 2020'den bu yana kayıp olan Gülistan Doku soruşturmasında yeni bir aşamaya geçildi. Delillere müdahale…

27 Temmuz 2026 10:23

İBB iddianamesindeki ‘mağdur’un şirketi 6 ayda 1,9 milyar TL’lik kâr etti

AKP Milletvekili Asuman Erdoğan'ın eşi Fatih Erdoğan'ın sahibi olduğu Pasifik Gayrimenkul AŞ, 2026'nın ilk altı…

27 Temmuz 2026 10:11

Akbelen’deki acele kamulaştırmaya yargı freni

Muğla'nın İkizköy Mahallesi'nde termik santral için yürütülen acele kamulaştırma sürecinde mahkeme, tüm dosyalarda yargılamayı durdurdu.…

27 Temmuz 2026 09:35

NATO’culuk ve anti-FETÖ’cülük

Ankara zirvesi çevresinde sermaye düzeninin iktidardaki unsurlarından muhalefetine kadar ortaya konulan çizgi FETÖ’nün de gelecek…

27 Temmuz 2026 09:29
Reklam