Merkez Bankası Başkanı, yüksek enflasyon için İran'ı suçladı

Merkez Bankası Başkanı Fatih Karahan, İran savaşının enflasyonun düşüşünde engel oluşturduğunu söyleyerek büyüme ivmesinde de zayıflık var dedi.

Merkez Bankası Başkanı, yüksek enflasyon için İran'ı suçladı

Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası Başkanı Fatih Karahan, 10 Temmuz 2026 tarihinde İstanbul’da “Enflasyon ve Makroekonomik Görünüm” başlıklı İngilizce bir sunum gerçekleştirdi. Karahan’ın sunumunda kısa vadeli enflasyon dinamikleri, ekonomik faaliyetteki yavaşlama, jeopolitik gelişmelerin cari denge üzerindeki etkileri ve yeniden dolarizasyon riski ele alındı.

Sunumun sonuç bölümünde, bölgesel çatışmaların dezenflasyon sürecinde gecikmeye neden olduğu belirtilirken, sıkı finansal koşullar altında ekonomideki yavaşlamanın sürdüğü kaydedildi.

ENFLASYON HAZİRANDA YÜZDE 32,1’E GERİLEDİ

Sunumda, yıllık tüketici enflasyonunun Mayıs 2024’te ulaştığı yüzde 75,5 seviyesinden Haziran 2026 itibarıyla yüzde 32,1’e gerilediği hatırlatıldı.

Bununla birlikte gıda ve enerji fiyatlarında yaşanan arz kaynaklı şokların manşet enflasyonu yukarı çektiği belirtildi. Mevsimsellikten arındırılmış verilere göre enerji fiyatları Mart-Nisan döneminde aylık ortalama yüzde 9,6 artarken, Mayıs-Haziran döneminde yüzde 0,5 geriledi.

Aynı dönemde gıda ve alkolsüz içecek fiyatlarındaki aylık ortalama artış yüzde 1,9 olarak gerçekleşti.

KİRA VE EĞİTİMDEKİ KATILIK AZALIYOR

Karahan’ın sunumunda kira ve eğitim başta olmak üzere hizmet kalemlerindeki fiyat katılığının azalmaya başlamasının, hizmet enflasyonundaki gerilemeyi desteklediği ifade edildi.

Buna karşılık temel mal enflasyonunun son dönemde güçlendiğine dikkat çekildi. Özellikle çekirdek mal fiyatlarındaki hareketin kısa vadeli enflasyon görünümü açısından yakından takip edildiği belirtildi.

Haziran itibarıyla enflasyonun ana eğilimini gösteren göstergelerin üç aylık ortalaması yüzde 2,3’e yükselirken, medyan tüketici enflasyonu yüzde 2,1 olarak hesaplandı.

Sunumda bu gelişme, “Ana eğilimdeki son yükseliş, yakın dönem enflasyonu üzerinde yukarı yönlü risk oluşturuyor” ifadesiyle değerlendirildi.

ENFLASYON BEKLENTİLERİNDE SINIRLI BOZULMA

Merkez Bankası, enflasyon beklentilerindeki bozulmanın sınırlı kaldığını belirtti.

Haziran ayında 12 ay sonrası yıllık enflasyon beklentisi:

Piyasa katılımcılarında yüzde 23,8,

Reel sektör temsilcilerinde yüzde 33,1,

Hanehalkında yüzde 46,1 olarak gerçekleşti.

Hanehalkı enflasyon beklentisi nisanda yüzde 51,6’ya kadar yükseldikten sonra haziranda yüzde 46,1’e geriledi. Karahan, beklentilerin dağılımında da son dönemde iyileşme görüldüğünü aktardı.

EKONOMİK FAALİYETTE YAVAŞLAMA BELİRGİNLEŞTİ

Sunumda, Türkiye ekonomisindeki büyüme ivmesinin giderek zayıfladığına işaret edildi.

Mevsim ve takvim etkilerinden arındırılmış gayrisafi yurt içi hasıla, 2025’in ikinci çeyreğinde yüzde 1,3, üçüncü çeyreğinde yüzde 1 büyürken, 2025’in son çeyreğinde büyüme yüzde 0,4’e geriledi. Ekonomi, 2026’nın ilk çeyreğinde ise yalnızca yüzde 0,1 büyüdü.

İmalat sanayisindeki kapasite kullanım oranının tarihsel ortalamaların altında kaldığı belirtildi.

Talep göstergeleri de ekonomik faaliyetteki soğumayı teyit etti. İkinci çeyrekte:

Reel kart harcamaları yüzde 1,4,

Otomobil satışları yüzde 11,5,

Dayanıklı mallara yönelik reel kart harcamaları yüzde 0,8 geriledi.

Altın hariç perakende satış hacmindeki çeyreklik artış da yüzde 0,7 ile sınırlı kaldı.

KREDİ BÜYÜMESİ HIZ KESTİ

Kur etkisinden arındırılmış ve 13 haftalık yıllıklandırılmış verilere göre kredi büyümesinde de yavaşlama yaşandı.

2026’nın ikinci çeyreğinde perakende kredi büyümesi yüzde 36,3, ticari kredi büyümesi yüzde 22,5 ve toplam kredi büyümesi yüzde 25,9 olarak hesaplandı.

Karahan, talep koşullarındaki dengelenme ile kredi büyümesindeki yavaşlamanın dezenflasyon sürecine katkı sağlayacağını ifade etti.

“ÇATIŞMA DEZENFLASYONU GECİKTİRDİ”

Sunumun dikkat çeken bölümlerinden biri, jeopolitik gelişmelerin enflasyon ve cari denge üzerindeki etkileri oldu.

Karahan, çatışmalar nedeniyle enerji ithalatının yükseldiğini, buna karşılık ihracatın dirençli seyrettiğini ve altın ile enerji dışındaki ithalatın kontrol altında kaldığını bildirdi.

Sunumun sonuç bölümünde açık biçimde, “Çatışma dezenflasyon sürecinde gecikmeye yol açtı” değerlendirmesine yer verildi.

Buna rağmen dış ticaret açığının yılın ikinci çeyreğinde daraldığı ifade edildi. Turizm üzerindeki olumsuz etkinin de sınırlı kaldığı belirtildi.

TURİZM GELİRLERİ 13 MİLYAR DOLARA YÜKSELDİ

Ocak-Nisan 2026 döneminde Türkiye’ye gelen ziyaretçi sayısı 13,3 milyon olarak kaydedildi. Bu sayı 2025’in aynı döneminde 13,4 milyondu.

Ziyaretçi sayısındaki sınırlı düşüşe rağmen seyahat gelirleri 12,7 milyar dolardan 13 milyar dolara yükseldi.

Karahan, cari açığın milli gelire oranının yükselmekle birlikte 2005-2025 dönemindeki tarihsel ortalamanın altında ve ılımlı seviyelerde kaldığını belirtti.

DÖVİZE YÖNELİK TALEP SINIRLI KALDI

Sunumda yeniden dolarizasyon riskine de ayrı bir bölüm ayrıldı.

Merkez Bankası verilerine göre hanehalkının 30 Mart-7 Temmuz dönemindeki net döviz satışı 5,5 milyar dolar oldu. Aynı dönemde kıymetli madenlerde de 1 milyar dolarlık net satış gerçekleşti.

Karahan, bu verilerin hanehalkının döviz talebinin sınırlı kaldığını gösterdiğini ifade etti.

Türk lirasının mevduat ve yatırım fonları içerisindeki toplam payı 3 Temmuz itibarıyla yüzde 62’ye ulaştı. Yalnızca mevduatlar içerisindeki Türk lirası payı ise yüzde 61,2 olarak hesaplandı.

BRÜT REZERVLER 160 MİLYAR DOLAR

Sunuma göre Merkez Bankasının brüt uluslararası rezervleri 3 Temmuz itibarıyla yaklaşık 160 milyar dolar seviyesinde bulunuyor.

Swap hariç net rezervler ise mart ayındaki 19 milyar dolar seviyesinden 40 milyar dolara yükseldi. Karahan, rezervlerin güçlü olduğunu belirterek sıkı para politikası ve makroihtiyati önlemlerin yeniden dolarizasyon riskini sınırladığını kaydetti.

FAİZ KARARLARI TOPLANTI BAZINDA ALINACAK

Karahan, fiyat istikrarı sağlanıncaya kadar sıkı para politikası duruşunun korunacağını vurguladı.

Para Politikası Kurulunun politika faizini gerçekleşen ve beklenen enflasyon ile enflasyonun ana eğilimini dikkate alarak belirleyeceği bildirildi.

Kararlar toplantı bazında ve ihtiyatlı biçimde alınacak. Enflasyon görünümünün ara hedeflerden belirgin şekilde sapması halinde ise para politikası duruşu yeniden sıkılaştırılacak.