Şaşırıyor muyuz? Hayır!
Tüm bu sorunların çözümü, “sistem karşıtı” bir muhalefetle ve kapitalist sisteme son verilerek yerine emekçilerin iktidarının, sosyalist sistemin kurulmasıyla gerçekleşebilir.
OSMAN NACİ BALTA
Her gün bir olaya, her sabah bir operasyona uyanıyoruz.
Yerel yönetimlerde yolsuzluk, adam kayırma, rüşvet skandalları…
Uyuşturucu ve fuhuş operasyonları…
Borsada fon skandalı… Örgütlü manipülasyon ve dolandırıcılık yoluyla halkın yastık altındaki birikimlerine çökme…
Spor camiasında manipülasyon yoluyla çıkar sağlama…
“Geçinemiyorum” diyerek emekli eylemine katılan emekli bir polisin beylik tabancasıyla intiharı…
Ve ilköğretim düzeyindeki okullarda, daha çocuk yaştaki öğrencilerin karıştığı silahlı saldırılar… Öldürülen öğretmenler!
Ezici çoğunluğu yoksulluk sınırının altında yaşayan halkın içinde bulunduğu geçim sıkıntısı…
Bunun sonucu olarak pazar alışverişleri artık gün içinde değil, pazarın kapanış saatlerinde yapılıyor. İnsanlar tezgâhların önündeki ürünlerden çok, tezgâh altında kalan sebze ve meyvelere yöneliyor. Marketlerde ise kuyruklar, marketlerin içinde değil; günü geçmiş ürünlerin atıldığı market önlerindeki çöp konteynerlerinin çevresinde oluşuyor.
Sosyal yaşamımızın tüm alanlarında bir çürüme, bir kokuşmuşluk!
Şimdi başlığımıza gelelim.
Tüm bu gelişmeler, bizim açımızdan kapitalist sistemin varacağı aşamanın ve ortaya çıkaracağı sonuçların göstergesidir.
Yani bizi şaşırtmıyor…
Düzenin, sistemin ürünü olan bütün bu sorunların ortadan kaldırılması ve çözülmesi, doğal olarak iktidar ya da muhalefetteki sistem siyaseti ve siyasetçileri tarafından gerçekleştirilemez.
Tüm bu sorunların çözümü, “sistem karşıtı” bir muhalefetle ve kapitalist sisteme son verilerek yerine emekçilerin iktidarının, sosyalist sistemin kurulmasıyla gerçekleşebilir.
Bu da bugün kendisini solda tanımlayan; sosyalist, komünist ve devrimci iddiasındaki parti, grup ve bireylerin birleşik, ortak bir “düzen karşıtı” mücadele hattı oluşturmasından geçer.

