Sevim Kahraman'ın "Ada'nın Kırık Terazisi" kitabı yayımlandı

Gazeteci ve yazar Sevim Kahraman'ın yeni kitabı Ada'nın Kırık Terazisi, İBB operasyonları kapsamında tutuklanan isimlerin ailelerinin tanıklıklarını bir araya getiriyor. Kırmızı Kedi etiketiyle yayımlanan eser, adalet mücadelesini cezaevi kapılarında bekleyen ailelerin deneyimleri üzerinden anlatırken, kitabın telif geliri Aile Dayanışma Ağı'na aktarılacak.

Sevim Kahraman'ın

Gazeteci ve yazar Sevim Kahraman’ın yeni kitabı “Ada’nın Kırık Terazisi – Aile Dayanışma Ağı’nın Adalet Mücadelesi”, Kırmızı Kedi Yayınevi etiketiyle okurla buluştu. Kitap, İstanbul Büyükşehir Belediyesi’ne yönelik operasyonlar sonrasında tutuklanan isimlerin ailelerinin tanıklıklarını merkeze alarak adalet arayışı ve dayanışma deneyimlerini anlatıyor.

Eser, son yıllarda kamuoyunda geniş yankı uyandıran yargı süreçlerini, mahkeme salonları ya da siyasi tartışmalar yerine cezaevi kapılarında bekleyen ailelerin gözünden ele alıyor. Aile Dayanışma Ağı (ADA) çatısı altında bir araya gelen ailelerin yaşadıkları, sözlü tarih yöntemiyle kayıt altına alınıyor.

Kitapta, İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu’nun eşi Dilek Kaya İmamoğlu, Esenyurt Belediye Başkanı Prof. Dr. Ahmet Özer’in kızı ve avukatı Seraf Özer, Murat Ongun’un eşi Gözdem Ongun, Buğra Gökce’nin eşi Filiz Kahveci Gökce, Aykut Aydoğdu’nun eşi Tuba Torun Erdoğdu, Cem Akyüz’ün annesi Seher Akyüz, Elif Atayman’ın oğlu Efe Çakır ve Gaziosmanpaşa Belediye Başkanı Hakan Bahçetepe’nin eşi Gözde Bahçetepe’nin anlatıları yer alıyor.

Farklı yaşam öykülerine sahip isimlerin ortaklaştığı kitapta, tutukluluk süreçlerinin aileler üzerindeki etkileri, cezaevi görüşleri, çocukların yaşadığı psikolojik yük, eşlerin üstlendiği sorumluluklar ve dayanışma ağlarının rolü ele alınıyor.

Kitabın önsözünde Sevim Kahraman, gazeteci ve yazar Merdan Yanardağ’ın tutukluluk sürecine ilişkin kişisel deneyimlerini paylaşıyor. Kahraman, basın özgürlüğü, hukukun üstünlüğü ve adalet kavramlarını değerlendirdiği önsözde, tutuklamaların yalnızca bireyleri değil ailelerini ve toplumun haber alma hakkını da etkilediğini ifade ediyor.

Önsözde şu ifadelere yer veriliyor:

“Hepimizin bir parçası orada… Silivri zindanında. Kiminin eşi, kiminin kızı ya da oğlu, kiminin annesi ya da babası. Kiminin dostu arkadaşı, kiminin yaşam kahramanı… Ülkece neredeyiz diye bir kez daha düşünmek zorundayız. Karanlığa mı gömüleceğiz yoksa aydınlığa çıkıp adil, eşit ve özgür bir biçimde mi yaşayacağız?”

Kahraman ayrıca kitabın telif gelirinin Aile Dayanışma Ağı’nın çalışmalarına aktarılacağını belirtiyor.

TOPLUMSAL HAFIZA VURGUSU

Kurmaca eserleri ile siyasal tarih ve edebiyat kuramı üzerine çalışmalarıyla tanınan Sevim Kahraman, bu kitabında belgesel anlatımı sözlü tarih yöntemiyle bir araya getiriyor. “Kırık terazi” metaforu üzerinden adalet sistemine ilişkin tartışmaları ailelerin tanıklıklarıyla ele alan eser, güncel yargı süreçlerine dair toplumsal hafızaya katkı sunmayı amaçlıyor.