Suriye’de kadın ve kız çocuklarının kaçırıldığı yönündeki iddialar, TBMM’de düzenlenen basın açıklamasında gündeme taşındı. Almanya merkezli Suriye İnsan Hakları Topluluğu (AHRS) ile Alevi Bektaşi Federasyonu (ABF), Suriye’deki kaçırma vakalarının bağımsız uluslararası mekanizmalar tarafından soruşturulmasını, kayıp kadınların akıbetinin açıklanmasını ve sorumluların yargılanmasını istedi.
AHRS’nin İsveç merkezli ANAT Adalet ve İnsan Hakları Kurumu’yla saha gönüllüleri ve yerel gazeteciler üzerinden yürüttüğü çalışmaya dayandırdığı açıklamaya göre, Ocak 2025 ile Ağustos 2026 arasında 101 kadın ve kız çocuğunun kaçırıldığı belgelendi. Kurum, doğrulama süreçlerinden geçirildiğini belirttiği bu vakaların 87’sinin Alevi, dokuzunun Sünni, üçünün Şii ve ikisinin Hristiyan kadın ve çocuklara ait olduğunu bildirdi. Kaçırılanlardan 32’sinin 18 yaşından küçük olduğu kaydedildi.
Açıklamada, 66 kişinin ailelerine döndüğü, 32 kişinin ise hâlâ kayıp olduğu belirtildi. Geri dönenlerin fiziksel ve psikolojik travma yaşadığı öne sürülürken, en az iki kişinin kaçırıldıktan sonra zorla evlendirildiği, bir kişinin durumunun ise belirsiz olduğu ifade edildi.
AHRS, sahada doğruladığını söylediği vakaların gerçek sayıyı yansıtmıyor olabileceğini de savundu. Açıklamada, güvenlik güçlerinden kaynaklanan baskılar ve faillerin korunması nedeniyle en az 30 doğrulanmış vakanın rapora alınamadığı ileri sürüldü.
AHRS’nin açıklamasına göre kaçırma vakaları Mart ve Nisan 2025’te, her iki ayda da 11 vaka ile en yüksek seviyeye ulaştı. Kurum, bu dönemin Suriye’nin kıyı bölgesinde katliamların yaşandığı zaman aralığına denk geldiğini belirtti. Vakaların 2026 yazında, özellikle temmuz ayında yeniden arttığı da bildirildi.
Açıklamada, kaçırılan kadınların bazılarının geri döndükten sonra ailelerine ve kamuoyuna olayları inkâr eden ya da failleri aklayan ifadeler vermeye zorlandığı öne sürüldü. AHRS, ailelere kaçırılan yakınlarının işkence gördüğü görüntülerin izletildiği ve serbest bırakılan bazı kişilerin yaşadıklarına ilişkin “uydurulmuş hikâyeler” anlatmaya mecbur bırakıldığı iddialarını da gündeme getirdi.
Kurum, Suriye’deki geçici yönetimin bazı vakaları “gönüllü kaçma” ya da “aile içi şiddet” olarak sınıflandırdığını ve bunun soruşturmaların önünü kapattığını savundu. AHRS, bu tutumun vakaların mezhepsel ve toplumsal cinsiyete dayalı yönünü görünmez kıldığını ileri sürdü.
Basın açıklamasına Yeni Parti Hatay Milletvekili Servet Mullaoğlu, DEM Parti İstanbul Milletvekili Celal Fırat, DEM Parti Mersin Milletvekili Perihan Koca, EMEP İstanbul Milletvekili İskender Bayhan, CHP Hatay Milletvekili Nermin Yıldırım Kara ile YENİ Yol Bursa Milletvekili Mehmet Atmaca destek verdi. Açıklama Perihan Koca tarafından okundu.
AHRS ve ABF, TBMM İnsan Haklarını İnceleme Komisyonu’nu ve Türkiye hükümetini harekete geçmeye çağırdı. Türkiye’nin diplomatik ilişkilerini kullanarak kayıp kadınların bulunması ve serbest bırakılması için girişimde bulunmasını isteyen kurumlar, kaçırma ağlarında yer aldığı belirlenen kişilerin uluslararası yaptırım listelerine alınması için de çalışma yürütülmesini talep etti.
Açıklamada, BM’nin Suriye’ye ilişkin bağımsız soruşturma mekanizmalarının belgelenen vakaları incelemesi ve kaçırma, işkence ya da zorla evlendirme eylemlerine katıldığı veya göz yumduğu iddia edilen askeri ve idari görevliler hakkında hukuki süreç başlatılması çağrısı yapıldı. AHRS, vakaların insanlığa karşı suç ve savaş suçu kapsamında incelenmesini istedi. Bunlar kurumların soruşturma ve hukuki değerlendirme talepleri; açıklama, suçların yargı kararıyla sabit olduğu anlamına gelmiyor.
AHRS ayrıca, Suriye’deki geçici yönetime siyasi ve mali destek sağlayan Almanya ve Avrupa Birliği’nden yardımları azınlıkların korunması, kadın haklarının güvence altına alınması ve kaçırma ağlarının dağıtılması koşuluna bağlamalarını istedi.
BM özel raportörleri, Temmuz 2025’te Suriye kıyı bölgelerinde Alevi kadın ve kız çocuklarının hedef alındığı iddia edilen kaçırma, zorla kaybetme ve toplumsal cinsiyete dayalı şiddet vakalarına ilişkin endişelerini duyurmuştu. Raportörler, bazı vakaların yetkililere bildirilmesine karşın etkili soruşturma ve koruma adımı atılmadığı yönündeki bilgileri gündeme getirmişti.
Uluslararası Af Örgütü de aynı yıl yayımladığı açıklamada beş Alevi kadın ve üç kız çocuğunun kaçırılmasına ilişkin sekiz vakayı belgelediğini bildirmiş, Suriye’deki yetkililere etkili soruşturma yürütme ve sorumluları yargılama çağrısı yapmıştı.
AHRS, hazırladığı dosyayı 25-27 Kasım’da Cenevre’de düzenlenecek BM Azınlık Sorunları Forumu’nun 19’uncu oturumunda uluslararası kamuoyuna ve BM mekanizmalarına sunacağını açıkladı.
Tutuklu bulunan Sözcü Editörü Mustafa Balcı ve gazeteci Şaban Sevinç hakkında iddianame hazırlandı. Balcı hakkında…
İran dinî lideri Mücteba Hamaney, ABD'deki ara seçim sonuçlarının ardından Washington’ın Tahran’a yönelik yaklaşımında bir…
Kocaeli'de Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin’in istifasını talep eden bildiriler dağıtan iki üniversite öğrencisi, şafak…
Fon vurgununa AKP içinden tepki yükseldiğini belirten AKP'li eski vekil Şamil Tayyar, bir parti toplantısında…
Kara Harp Okulu mezuniyet törenindeki slogan nedeniyle TSK’den ihraç edilen Teğmen Deniz Demirtaş, mahkeme kararıyla…
AKP kaynakları emekli düzenlemesinin bütçe görüşmelerinin ardından Meclis'in gündemine geleceğini açıkladı. Bütçe görüşmeleri Genel Kurul…