TKH'den fon soygununa tepki: AKP’ye "temizlik" kargosu gönderildi

Basın açıklamasında sık sık "Bu memleket bizim, foncuya,  hırsıza bırakmayız", "Yalancı, talancı, halk düşmanı AKP", "Yağma yok, sosyalizm var" sloganları atıldı. Açıklamaya Genel Başkan Aysel Tekerek de katıldı.  Aysel Tekerek basın açıklamasında fon soygununa tepki gösterdi. 

TKH'den fon soygununa tepki: AKP’ye

Türkiye’ye damgasını vuran büyük fon skandalının ardından, Türkiye Komünist Hareketi duruma tepki gösterdi. İstanbul İl Örgütü’nün çağrısı ile parti üye ve dostları 3 Ekim Cumartesi günü Kadıköy’de PTT önünde toplanarak bir basın açıklaması gerçekleştirdi. Basın açıklamasında sık sık “Bu memleket bizim, foncuya,  hırsıza bırakmayız”, “Yalancı, talancı, halk düşmanı AKP”, “Yağma yok, sosyalizm var” sloganları atıldı. Açıklamaya Genel Başkan Aysel Tekerek de katıldı.  Aysel Tekerek basın açıklamasında fon soygununa tepki gösterdi.

TKH GENEL BAŞKANI AYSEL TEKEREK: “YASAK, YOLSUZLUK VE YOKSULLUK BU DÜZENIN ADI OLMUŞTUR”

Basın açıklamasında konuşan Aysel Tekerek şunları söyledi:

“Bugün gördüklerimiz, AKP’nin 25 yıllık özetidir. Bir tarafta fon vurgunu, diğer tarafta son 1 hafta içerisinde en az 5 madencinin iş cinayetlerine kurban gitmesi var elimizde. Bir yandan yasakları görüyoruz, en az bin tane site ve sosyal medya hesabı bir hafta içinde yasaklandı, diğer taraftan “adalet timsali” pozlar kesenleri. AKP üç Y ile mücadele edeceğini iddia etmişti: yasaklar, yolsuzluk, yoksulluk. İşte 25 yılın sonunda tablo ortada, yasaklar, yolsuzluk, yoksulluk AKP’nin kurduğu rejimin adı olmuştur.

Buradan emekçi halkımıza sesleniyoruz: AKP’nin kurduğı düzen yasaklarla, yolsuzlukla, yoksullukla bizlerin sesini kısmak istiyor. Ama yağma yok, umutsuzluk yok. Parti de, sosyalizm de, umut da burada, bizim örgütlü mücadelemizdedir.”

TKH: FONCUSU, VURGUNCUSU, SIZI HIÇBIR ŞEY AKLAYAMAZ!

Aysel Tekerek’in konuşmasının ardından İstanbul İl Örgütü adına basın açıklaması okundu. Basın açıklamasının tamamı şöyle:

Türkiye en büyük “ekonomik” skandallarından birini yaşıyor. Aylardır, adım adım geliyorum diyen “fon krizi” arkasında milyarlarca dolarlık bir enkaz bırakmış durumda. Yasal bir kumarhane gibi çalışan finansal sistem, “kasa her zaman kazanır” mantığı ile iktidarın nimetlerinden yararlananların cebine milyarlarca doları aktarmış durumda.

Fon krizinin ardından ortaya çıkan devasa ekonomik yıkım, iki hafta içinde Türkiye ekonomisinin yıllık büyüklüğünün onda birini yok etmiştir. İktidarın başına çöreklenmiş birkaç on kişi, trilyonlarca lirayı buhar etmiştir!

Bu ekonomik yıkım, beceriksizlikle, açgözlülükle, birkaç kişinin gözü karalığı ile açıklanamaz. Açık, sistematik, bilinçli bir soygun düzeni ile karşı karşıyayız. İktidarın nimetleriyle, “din-iman-bayrak” manipülasyonu ile bir avuç kişi zengin edilmiş, bizzat bu duruma iktidar tarafından uzun süre göz yumulmuştur. İktidarın “adaleti sağlayacağız” çıkışı da, aynı sürecin kendisi gibi gerçeği yansıtmıyor. Sermaye düzeni ve AKP iktidarı içinden bu fonlara büyük paralar kaptırıldığı için iktidar bu duruma müdahale etmek zorunda kalmıştır. AKP iktidarı, fon krizini bir “adalet timsaline”, “arınma gününe” çevirmek istemektedir.

“BU DÜZEN, KENDINI “AK” OLARAK SUNSA DA, ADLI ADINCA BIR KARA DÜZENDIR!”

Ancak bilinsin ki, birkaç kişi hakkında soruşturma başlatılması ya da AKP’nin “gözde çocuğu” Fatma Betül Sayan Kayan’ın yumuşak bir şekilde “görevden affını istemesi” ile bu süreç geçiştirilemez. Ortada örgütlü bir şekilde işlenen, sürece yayılmış, ne yaptığını gayet net bir şekilde bilen bir organizasyon ve düzen vardır. Bu düzen, kendini “ak” olarak sunsa da, adlı adınca bir kara düzendir.

Bugün Türkiye’de hüküm süren “kara düzen”, milyonlarca emekçinin alınterinin soyulması, gençlerin,kadınların geleceksizlikle sınanması, emeklilerin ölüme terk edilmesidir.

Kara düzenin görünen yüzü sistematik krizler, buz dağının ardında kalan yüzü ise soygun, adaletsizlik, iş cinayetleri ve yoksulluktur.

Gördüğümüz kriz, AKP’nin kurduğu rejimin 25 yıldır yaşattığı tek skandal değil, sonuncusu da olmayacaktır. Yolsuzluğun yol olduğu, adaletsizliğin “adaletin kılıcı” haline dönüştürüldüğü bir ülkede, “gereği yapılacaktır” demek, “biz bu konuyu kapatacağız” demenin başka bir yoludur.

Herkes bilsin, bu konuda gereği yapılacaksa tek kişinin üstüne gitmek yetmez. On yıllara yayılmış bir soygun düzeninde, bu işin gereği, tüm sorumluların emekçi halk tarafından kenara çekilmesidir. Bugün emekçi halkın yüreğinden geçen istifa talebi, “gereğini yapmanın” sadece başlangıç adımı olacaktır.

Türkiye’nin önünde artık iki yol belirmiştir. Birinci yol, onlarca yıldır yaşadığımız bu kara düzendir. Kara düzenin ucu, uçuruma çıkmaktadır. İkinci yol ise emekçi halkın Türkiyesi’ne çıkmaktadır. Böyle bir ülkede adına borsa denilen yasal kumarhaneye de, türlü türlü finansal soygunculuğa da yer yoktur.

Partimiz Türkiye Komünist Hareketi olarak çağrımızdır; bugün milyarlarca lirayı hesabına geçirenlerin “basit” bir şekilde parayı iade etmesi yetmez. Bu sistematik soygun düzenini kuranlar derhal istifa etmeli, servetlerine servet katanların mallarına el konulmalıdır!

Yağma yok, foncular, vurguncular varsa, komünistler de onların karşısında var!

Umut var, parti var, sosyalizm var!

TKH’DEN “TEMIZLIK MALZEMELI” ARINMA GÖNDERMESI

Açıklamanın ardından parti adına söz alan TKH Merkez Komite üyesi Ahmet Tarık Yenil,  AKP’nin “arınma” çağrısını eleştirdi. “Aklayamazsınız” yazılı  “temizlik malzemeli” koliyi hazırlayan partililerin çağrısını yineleyen Ahmet Tarık Yenil şunları söyledi:

“Zamanında iktidar karşıtı olanlar, şimdi iktidarın yalakası olanlar, Persil, Tursil diye AKP’ye sesleniyordu. Şimdi biz bugün buraya çeşitli temizleyiciler getirdik. Arkadaşlar sağolsunlar, çamaşır suyundan her türlü temizlik malzemesi burada var. Şimdi biz bunu AKP’nin, kara partinin genel merkezine göndereceğiz. Diyeceğiz ki; siz bunları deneyin, acaba sizi bunlar aklayacak mı? Sizi hiçbir şey aklayamaz!”

Konuşmaların ardından üzerinde “aklayamazsınız” yazan koli AKP Genel Merkezine gönderilirken, partililer mücadeleyi sözü vererek basın açıklamasını sona erdirdiler.