TKH'den "Gezi Direnişi" açıklaması: İstibdat gidecek, halk kazanacak!

TKH tarafından yayımlanan açıklamada "Bugün istibdat rejimi karakterini alan gerici sermaye diktatörlüğünün ajandası en başından bugüne kadar hiç değişmedi: Sonuna kadar sermayenin çıkarları, siyasal İslâmcılık ve tarikatlar düzeni, tam boy emperyalizm işbirlikçiliği ve emek düşmanlığı bu düzenin temel kodlarını oluşturuyor." denildi.

TKH'den

Türkiye Komünist Hareketi (TKH) Gezi Direnişi’nin 13. yıldönümü dolayısı ile bir açıklamada yayımladı. Açıklamada, Gezi Direnişi’nin 2013 yılından beri AKP iktidarının en büyük korkusu olmaya devam ettiği vurgulanarak “Yeni anayasa ile istibdat rejimini tescillemek isteyen, “Epstein Koalisyonu”nun başı Trump ile yakın çalışma arkadaşlığına soyunan, NATO’culuk konusunda gaza basan ve ülkedeki iktisadi krizi çözmek gibi bir derdi bulunmayan iktidar için Gezi direnişinin temsil ettiği değerler yok sayılması gereken olguların başında geliyor.” denildi.

“Karanlık gider, Gezi kalır! İstibdat gidecek, halk kazanacak!” başlığıyla yayımlanan açıklamada şu ifadeler yer aldı:

“Bundan on üç yıl önce gerçekleşen, gerici iktidarı sarsan büyük halk hareketi güncelliğini koruyor. Türkiye tarihinin en önemli toplumsal ve kitlesel politik eylemi olan “Gezi direnişi” 2013 yılından beri AKP iktidarının en büyük korkusu olmaya devam ediyor.

Bugün istibdat rejimi karakterini alan gerici sermaye diktatörlüğünün ajandası en başından bugüne kadar hiç değişmedi: Sonuna kadar sermayenin çıkarları, siyasal İslâmcılık ve tarikatlar düzeni, tam boy emperyalizm işbirlikçiliği ve emek düşmanlığı bu düzenin temel kodlarını oluşturuyor.

Yeni anayasa ile istibdat rejimini tescillemek isteyen, “Epstein Koalisyonu”nun başı Trump ile yakın çalışma arkadaşlığına soyunan, NATO’culuk konusunda gaza basan ve ülkedeki iktisadi krizi çözmek gibi bir derdi bulunmayan iktidar için Gezi direnişinin temsil ettiği değerler yok sayılması gereken olguların başında geliyor.

Gezi direnişi emektir. Milyonlarca emekçi haftalar boyunca sokaklarda bu düzeni istemediğini ortaya koymuştur.

Gezi direnişi özgürlüktür, laikliktir. Bu ülkeyi karanlığa götürmek isteyenlerin haksız, direnişçilerin ise haklı olduğu son on üç yıl içerisinde onlarca kez tescillenmiştir. Siyasal İslâmcı bir yönetim Türkiye’yi geriye götürmektedir.

Gezi direnişi yurtseverliktir, bağımsızlıktır. Başta direnişte yaşamını yitiren kardeşlerimiz olmak üzere Gezi’de sokağa çıkan milyonlar hesapsız bir şekilde Türkiye’nin geleceği ve çıkarları için mücadeleye atılmışlardı. Bugünse, emperyalizm güdümlü AKP iktidarında ülkemizin başına her geçen gün yeni çoraplar örülmektedir. Demek ki Gezi’de mücadele edenler haklı çıkmıştır.

Gezi direnişi soldur, sosyalizmdir. İnsanca bir yaşamın, eşitliğin ve özgürlüğün kitlesel anlamda en yüksek perdeden ifade edildiği bir dönemdir Gezi direnişi. Bu açıdan özünde sol değerlerin yükselişi, sağın yenilgisidir. Sağ siyaset bugün karşı-devrimci hattını iktidardaki gücünü kullanarak ülkeye dayatmaktadır.

Bugün iktidar sahipleri emek düşmanlığını, emperyalizm işbirlikçiliğini ve gerici zihniyeti temsil ediyorlar. Bunlar, Gezi’yi dışarıdan kontrol edilen beşinci kol faaliyeti, Gezi direnişçilerini ise darbeci olarak göstermek istiyorlar. Gezi direnişini Türkiye tarihinden çıkarmak ya da gayri meşru saymak için ellerinden geleni yapsalar da başaramayacaklar.

Çünkü gerçekler ortadadır. Haydut Trump ve sömürge valisi Barrack’tan meşruiyet almakla övünen, NATO’culuktan sapmayan ve adım adım Siyonizm’in çizgisine gelen bir iktidar kendi kendine “yerli ve milli” madalyası taksa ne olur?

Darbecilik mi dediniz? Geçmişte 28 Şubat üzerinden mağduriyet edebiyatı yapanlar bugün siyaseti dizayn etmek ve tek adam yönetiminin devamı için her türlü siyasi darbeye imza atıyorlar. En büyük darbeciler kendileri ve hatta FETÖ gibi kanlı darbeciler de kendi içlerinden çıkmıştır.

Adalet ve kalkınma mı dediniz? Türkiye’de yargı iktidarın sopası halindeyken ve kendilerine muhalefet edenlere karşı inip kalkarken nasıl bir adaletten; işsizlik ve hayat pahalılığı almış başını gitmişken ve ülke her anlamda geriye giderken nasıl bir kalkınmadan bahsedilebilir?

Ancak emeğine sahip çıkanlar, insanca bir yaşam için mücadele azmi olanlar durmuyor, durmayacak. Gezi ruhu da düşüncesi de bitmedi sürüyor…

Karanlık ve istibdat rejimi gidecek, sosyalizm kazanacak!

Bu daha başlangıç mücadeleye devam: Gezi direnişi sosyalist cumhuriyetle taçlanana kadar!”