Velilerle paylaşmak: Davut versus Golyat

YZ şirketleri aslında bir kültürel Truva Atı. Bütün değerleri yok edebiliyor. Kendi kültürlerini, tarihe bakış açılarını, dünyaya empoze etmekte de bir numara olacaklar. “ Eğitimciye göre, Türkiye’nin avantajı, insan faktörü; henüz YZ’da ileri düzeyde değil; son sözü her zaman insan söylemeli. YZ’nın insan bilgisini tüketip sentetik bilgi üretmesi büyük tehlike. Var olan eğitim sistemiyse zihinsel soykırım yapıyor.

TÜLİN TANKUT

Yapay Zeka (YZ) ülke, bölge, sosyo-ekonomik, kültürel, yaş v.b. özellikler ayırt etmeksizin dünyanın en ücra köşelerine kadar ulaşıyor, kullanıcı sayısı artıyor. Bizim yaşamımızda da artık geniş bir alan kapladığından velilerin ve eğitimcilerin de ilgi odağı olmaya başladı.

TED ( Türk Eğitim Derneği) Başkanı Selçuk Pehlivanoğlu (1) YZnın olumlu yönleri ve getirdiği risklere karşı TV100 ‘de (25. O8. 2026) önemli açıklamalarda bulunuyor. Bugün ülkemizde YZ kullananların yüzde 40’ını 25 yaş altındaki gençlerin oluşturduğuna dikkat çeken eğitimci, YZ’nın eğitim sistemimize entegre olma aşamasında bulunduğu, yüksek öğretimde içinde hoca olmayan YZ bölümleri açıldığı bilgisini veriyor.

Konunun hocası olmak içinse analitik matematik, derin öğrenme ve makine kullanımını öğrenmek gerekiyor. Yetişmiş hoca eksikliği yüzünden ülkemizde bu yıl, Vakıf Üniversitelerinde YZ bölümlerinin ancak yüzde 40’ı, yüzde 50’si doldurulabilmiş.

Eğitimciye göre, YZ’nın bir anda yaşamımıza girmesi, bazı ülkeler gibi bizim de buna hazır olmamamız ve bu yolda ilerlememiz için engel oluşturmayacaktır. Eğitimde YZ’yı doğru kullanma konusunda, lise mezunlarına bu konuda ehliyet kazandırılması önerisinde bulunuyor. Konuya hâkim öğretmen yetiştirmek, zihinsel dönüşüm kolay olmuyor, işi formatlara bağlamak gerekiyor. Ancak meslekler de multidisipliner hale geliyor.

YZ’nın eğitimdeki yerini olumlayan eğitimci, öte yandan yönlendirilmiş bir dünya düzeninde yaşadığımızı hatırlatarak bu teknolojinin devasa birkaç şirketin eline bırakılamayacağını vurguluyor. Kendi deyişiyle, “Dijital Diktatörlük artık insanı sentezliyor, yönlendiriyor ve yönetiyor. Biz buna ‘Bilişsel Devir’ diyoruz. Aslında siz bilincinizi devrediyorsunuz. İnsan beyni yok oluyor. İkinci büyük risk : Türkiye’de YZ’ya ilgi duyan çocuklar, gençler onu ödev yapmak için değil, yalnızlıklarını ve sorunlarını makinelere devretmek için kullanıyorlar. Gençlerin sırdaşı oluyorlar. Üçüncüsü: YZ şirketleri aslında bir kültürel Truva Atı. Bütün değerleri yok edebiliyor. Kendi kültürlerini, tarihe bakış açılarını, dünyaya empoze etmekte de bir numara olacaklar. “ Eğitimciye göre, Türkiye’nin avantajı, insan faktörü; henüz YZ’da ileri düzeyde değil; son sözü her zaman insan söylemeli. YZ’nın insan bilgisini tüketip sentetik bilgi üretmesi büyük tehlike. Var olan eğitim sistemiyse zihinsel soykırım yapıyor.

Öte yandan YZ doğru bir biçimde eğitim sistemine entegre edildiğinde en başta öğrencinin analiz yeteneğini geliştiriyor; sıçrama halinde ilerlediği için de eğitimin kesinlikle anaokulundan başlatılması gerekiyor.

Görünen o ki, durum dünya genelinde gerçekten çok ciddi: YZ kullanan 10 kişiden 4’ü genç; kullanıcı sayısı hali hazırda 300 milyon genç.

YZ cephesinde eleştirilerin sonu gelmiyor. Uluslararası haber ajanslarında, YZ üretiminin dudak uçuklatan mali ve doğal kaynak gerektirmesi yatırımcıları zor durumda bırakırken, ABD’de önlem olarak beyaz yakalıları toptan işten çıkarmalar haber oluyor.

Kullanıcılar açısından artan şikayetler üzerine ABD’de de sanal medyaya denetim getiriliyor. META (2) sorunları reddettiği gibi, sorumluluk da almayacağını beyan ediyor. Ancak aileler, çocuklarını sanal medyada denetleyemedikleri için isyan bayrağını çekince ABD çocuklar ve gençler için Facebook ve Instagram kısıtlama getiriyor. Dolayısıyla META’nın da direnme gücü zayıflıyor. Bu konuda ciddi iddialar dolaşıyor; META’nın hukuki sorumluluk taşıyıp taşımadığına dair.

Kıssadan hisse: Kuşkusuz bugünün yaşam biçimi ilânihaye sürdürülemeyecektir. Eğitimci Selçuk Pehlivanoğlu’nun da vurguladığı gibi, bir an önce dijitalleşmeye geçen ülkeler emperyalist pazarlar olmaktan çıkarlar. Aileler ve eğitimciler olarak çocukların ve gençlerin sanal medyadan korunmasının bizlerden beklenmesi, ABD’deki örneklerin de gösterdiği gibi kabul edilemez. Ailenin terazisi bu kadar sıkleti çekemez. Bize düşen, ABD’deki olayları hem emsal göstererek hak arayışında bulunmak hem de geleceğimizi yakından ilgilendiren bu geniş spektrumlu konuyu güvenilir kaynaklardan adım adım izleyerek sorumluluğumuzu yerine getirmektir. Bu arada denetlemenin yasaklamaya dönüşüp dönüşmeyeceğini bugünden kestirmek de kolay değildir. Sonuçta sistemin işleyişi pastadan pay kapmaya dayanıyor.

Olaylar, Davut ve Golyat savaşının mitolojik öyküsünü hatırlatınca ben de henüz öğrenmeye başladığım üstelik günlerdir anaakım medyada enine boyuna tartışılan YZ hakkındaki bilgileri okurlarla paylaşmak istedim. Gençlerimizin yolu açık olsun.

DİPNOT:

1. TED, 1928 yılında M.K. Atatürk’ün önderliğinde kurulmuştur. Selçuk Pehlivanoğlu, TED Başkanı olmanın yanı sıra 2018 yılı itibariyle Cumhurbaşkanlığı Eğitim ve Öğretim Politikaları Kurulu Üyeliği’ne atanmıştır.

2. META (Meta Platform, inc.) Eski adıyla Facebook,İnc. Merlino Park, Kaliforniya merkezli, dünyanın en büyük sosyal medya ve teknoloji şirketlerinden biridir. ABD şirkete şeffaflık dayatıyor, icraatını açıklamak zorunda bırakıyor. 27.8.2026 tarihinde, televizyon kanallarındaki haberlerde, “ABD yasakladı, Türkiye’de sınır yok” altyazı geçişi uyarı niteliğinde. Meta, bildiğimiz ve Marksizm anlamında da ticari değeri olan nesne. Şirketin gözünde kullanıcılar meta. Sonuç olarak iddialar ve konunun uzmanlarının saptamaları bitecek gibi görünmüyor.