Yeni Ülke Dergisi’nin 35. sayısı “Sınıfa Karşı Sınıf” manşetiyle yayınlandı
Yeni Ülke Dergisi, bir yandan ülke ve dünyadaki gelişmeleri analiz etmeye diğer yandan önümüzdeki mücadele başlıklarına dair nirengi noktalarını çıkarmaya çalışarak 35. sayısında hem mücadelenin hem AKP eliyle kurulan rejime karşı duruşun eksenini ifade etmek bakımından “Sınıfa Karşı Sınıf” manşetiyle çıktı.
Yeni Ülke Dergisi’nin 35. sayısı dolu dolu içeriklerle yayınlandı.
Bir yandan ülke ve dünyadaki gelişmeleri analiz etmeye diğer yandan önümüzdeki mücadele başlıklarına dair nirengi noktalarını çıkarmaya çalışan derginin 35. sayısı hem mücadelenin hem AKP eliyle kurulan rejime karşı duruşun eksenini ifade etmek bakımında “Sınıfa Karşı Sınıf” manşetiyle çıktığı ifade edildi.
Derginin gündeme dair ilk yazısı Kurtuluş Kılçer tarafından kaleme alınan ve CHP’ye yönelik yargının butlan kararını konu ediniyor. Düzen siyasetindeki gelişmeleri “burjuva demokrasisinin” kutsallarını nasıl yerle bir ettiğini yazıyor. İkinci yazısı ise yeni anayasa gündemini doğrudan ilgilendiren Kürt sorununda yürütülen yeni çözüm süreci ile ilgili. Çözüm sürecini yeni rejime entegrasyon süreci olarak gören yazısı Kamil Tekerek imzasını taşıyor. Bu sayımızda bir yandan ülkemizde düzenlenecek NATO zirvesi gündemi dolayısıyla “NATO’yu bir güvenlik ve demokrasi şemsiyesi” olarak gören anlayışlara karşı NATO’nun gerçek yüzünü ortaya koyan diğer yandan ise ABD’den medet umanlara karşı emperyalizme direnen Küba’nın karşı karşıya kaldığı ablukayı anlatan iki yazıyla yanıt veriyor. Nevzat Kalender, sabah akşam FETÖ tehlikesinden söz edilip ama gladionun NATO bağını görmezden gelenlere NATO’nun gerçek yüzünü yazdı. Behiç Oktay ise Küba’nın emperyalizme direniş tarihini kaleme aldı.
35. Sayının dosya konusu “siyasetini arayan sınıf” ya da “sınıfını arayan siyaset” çerçevesiyle belirlendi. İlk yazımız kuramsal bir çerçeve sunuyor. Prekarya, kogniterya, çokluk, toplumsal hareketler vs. gibi proletaryayı ikame etmeye çalışan sosyolojik tezlerle hesaplaşıyor. Kurtuluş Kılçer’in bu yazısını iki somut analiz-değerlendirme yazısı takip ediyor. Serkan Öngel, “Taşlar Yerinden Oynarken Türkiye İşçi Sınıfı” başlıklı yazısıyla, Türkiye proletaryasının istatistiklerini ortaya koyarken Aziz Çelik “21. Yüzyılın İlk Çeyreği Biterken Türkiye’de Sendikacılık: Nicel Olarak Zayıf Nitel Olarak Güdümlü!” başlıklı yazısıyla sendikalara masaya yatırdı. Irmak Ildır’ın kaleme aldığı dosya yazımızın bir diğer yazısı ise işçi sınıfının potansiyelini ve geleceğe yönelik sınıf mücadelesinin ufuklarını yazdı. Bir diğer yazı ise çocuk işçiliğinden emeklilere proletaryanın genişleyen kesimlerini Mehmet Güven kaleme aldı. Dosya bağlamında son yazı ise sınıf siyasetiyle doğrudan bağlantılı olarak ara tabakaların rolü üzerine. Gazi Can tarafından kaleme alınan yazının başlığı “Egemen Sınıfın İdeolojisi ve Kültürünün Yeniden Üretim Alanı Olarak Orta Tabakaların Rolü”.
Ortadoğu’da süren savaş ve sorunlara yönelik önemli yazılar bu sayıda da karşımızda Selim Sezer, unutulan Filistin sorununu yeniden gündeme getirirken Ali İhsan imzasını taşıyan yazıda İsrail’de komünistleri, İsrail Komünist Partisi’ni kaleme alındı. Yine bu bağlamda İsrail ve Türkiye arasında savaş olasılığını analiz eden bir diğer yazı ise Çağlar Tekin’in kaleminden çıktı.
Ülkemizin önemli gündemlerini de bu sayıda işlenmeye çalışılmış. İzzettin Önder hoca, Mehmet Şimşek’in ekonomi politikasını yazdı. Yine ülkemizin önemli ve herkesi derinden yaralayan okullardaki şiddet gündemini küçük bir dosya haline getirmeye çalıştık. Eğitim emekçisi Nejla Doğan imzasını taşıyan yazıda okullara ve eğitim emekçilerine yönelen şiddetin ekonomi politiğini kaleme alındı. Doğan Göçmen, şiddeti laik eğitime bağlayan gericilere karşı “laiklik, ahlak ve din” konusunu işledi. Bu küçük dosya kapsamında son yazıda ise Tülin Tankut tarafından kaleme alınan gençler arasındaki şiddet vakalarının nedenlerini konu edinildi.
Dosyamızla bağlantılı ama daha çok Haziran sayısı olduğu için Türkiye işçi sınıfının büyük kalkışması 15-16 Haziran’ı bu sayımızda farklı yazılarla kaleme alınmaya çalışıldı. Atilla Özsever 15-16 Haziran’ın Türkiye solu üzerindeki etkisini yazdı. Timuçin Tayman Kemal Sülker’in, Cengiz Kılçer ise Vasıf Öngören’in kaleminden çıkan Zengin Mutfağı eserindeki 15-16 Haziran’ı Yeni Ülke sayfalarına taşırken, Hikmet Yaman ise, Türkiye işçi sınıfının tarihinde önemli bir yer tutan Alpagut Olayı’nı bugüne taşıdı.
Yine sınıf siyasetinin önemi noktasında H. Murat Yurttaş tarafından kaleme alının yazının konusu kimlik siyasetinin açmazlarına karşı sosyalizmin geleceğinin sınıf siyasetinde olduğu gerçeği. Alev Doğan ise Hindistan’da bir köyü, komünist bir köyü dergi sayfalarına taşıyarak, sosyalizmin etkisini sadece bir nostalji değil somutluk olarak önümüze serdi.
Bir diğer yazı ise gecikmiş bir kitap tanıtımı olarak ifade ediliyor. Silivri zindanında tutsak sosyalist aydın ve gazeteci Merdan Yanardağ’ın “İsyanın ve Felsefenin Diyalektiği” kitabının tanıtımı Orhan Deniz’in kaleminden çıktı. Bir başka kitap ve yazar tanıtımı ise Candan Badem’in yazdığı bir Sovyet romancısı Koçetov’u tanıtan yazı.
Dünya Kupası varken, futbol yazmamak olmazdı. “Futboldan Olimpiyatlara: Ticarileştirilen Spor” başlıklı yazı, Nevzat Aksel imzasını taşıyor.
Yeni Ülke Dergisi’nin 35. sayısına buradan ulaşabilirsiniz!

