Sonumuz Osmanlı gibi olmasın!
Bugün de faiz sebep diyerek ekonomik krizin, yoksulluğun ve hayat pahalılığın sorumlusu en başta AKP iktidarı. Ekonomi kriz içinde, halk yoksulluk ve işsizlikle boğuşuyor. Ülkemizin bütün kaynakları AKP döneminde yabancılara peşkeş çekildi.
Yeni İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi, Erdoğan’ı Abdülhamid’e benzetmiş.
“Geçmişte Abdülhamid Han neyse, bugün de Cumhurbaşkanımız aynı şey. Hiç değişiklik yok.” demiş. Bugünkü uluslararası gelişmeleri işaret ederek Abdülhamid dönemi ile benzerlik kurmuş, Erdoğan’ın yeniden seçilmesi gerektiğini vaaz etmiş.
Tescilli Cumhuriyet düşmanı İskilipli Atıf’ı mezarı başında ziyaret eden dönemin Çorum Valisi bugün İçişleri Bakanlığı koltuğunda oturuyor. İngiliz destekçisi Teali İslam Cemiyeti’nin önde gelenlerinden birisi olarak Millî Mücadele düşmanı ve padişah destekçisi İskilipli Atıf’ı anma cüreti gösterebilen yeni bakanın, isminin her yere verilmesi moda olan Abdülhamid’i referans göstermesi şaşırtıcı olmuyor.
Necip Fazıl Kısakürek’in çok tartışmalı politik kimliği ve geçmişi ortada. Türkiye sağının hikâye ettiği Abdülhamid ‘in de benzer bir biçimde tartışmalı tarihi bir figür olduğunu özel olarak belirtmek gerekiyor.
Necip Fazıl; Rıza Nur, Nihal Atsız, Kadir Mısırlıoğlu ve Cevat Rıfat Atilhan gibi siyasal İslamcılık başta olmak üzere Türk sağının ideolojik şekillenişinde belirleyici olan isimlerden birisi. Nazici Atilhan, akıl hastası Rıza Nur, onun evlatlığı Nazi sempatizanı Nihal Atsız, Rıza Nur’un hatıratı “mikroçiple” kendisine verilen fesli Kadir. Bir de örtülü ödenekten para alarak Menderes güzellemesi yapan 6. Filoya methiyeler düzen Necip Fazıl.
Neyse konuyu dağıtmayalım… Dinci-sağcı kesimin sefil tarih bilgisinin dayanağı olan isimleri başka bir yazıda ele alırız…
Fakat anlaşılmayan, yeni bakanın, Erdoğan’ı övdüğü mü yoksa yerdiği mi? Asıl önemli nokta burası değil mi?
Abdülhamid, Osmanlı’yı tüketen isim. En çok onun döneminde toprak kaybedildi. Neredeyse bugün Türkiye’nin iki katı toprak gitti. Kıbrıs İngilizlere savunma karşılığında, Tunus ise Mithat Paşa’nın iadesi karşılığında Fransa’ya verildi. Onun döneminde Osmanlı maliyesi emperyalist ülkelere teslim edildi. Düyûn-ı Umûmiye onun döneminde kuruldu. En çok onun döneminde borçlandık. Siyonistlere, Filistin topraklarına yerleşme izni onun döneminde verildi. Ülke istibdat altındaydı. İki kişi yan yana gelse sürgüne giderdi.
Bugün de faiz sebep diyerek ekonomik krizin, yoksulluğun ve hayat pahalılığın sorumlusu en başta AKP iktidarı. Ekonomi kriz içinde, halk yoksulluk ve işsizlikle boğuşuyor. Ülkemizin bütün kaynakları AKP döneminde yabancılara peşkeş çekildi. Emperyalist tekeller ülkede cirit atıyor. Halkın bütün değerleri özelleştirildi. Suriye’de İsrail ve ABD’nin planlarına ortak olundu, BOP eş başkanlığı yapıldı. Şimdi NATO’nun yeni bir kolordusu Adana’da ve deniz üssü Boğaz’da kuruluyor! S-400’leri bile çalıştıramıyoruz.
İçişleri Bakanı ne ile övünüyor anlayamadık!
İçişleri Bakanı Çiftçi’nin ağzından yel alsın. Abdülhamid Osmanlı’nın parçalanmasının en büyük sebebi idi. Türkiye’nin de bugün içinde bulunduğu ekonomik kriz ortamında ve emperyalist ABD’nin kuyruğunda BOP eş bakanlığı nedeniyle sonumuz aman ha Osmanlı gibi olmasın!
Teşbihte hata olmaz derler… Olsa olsa İçişleri Bakanı’nın dili sürçmüştür!