14 yıldır Türkiye’yi yöneten AKP iktidarının lideri olan Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, geçtiğimiz günlerde açıklanan %11’in üzerindeki işsizlik oranına tepki gösterdi. 2003-2014 yılları arasının AKP Türkiyesinde bizzat Başbakan olan Erdoğan’ın tepkisi, “muhalefet liderliğine de mi soyunuyor” yorumlarına yol açtı.
Erdoğan’ın tuhaf sözleri şu şekilde:
“Şu anda işsizlik yüzde 11’in üzerinde bu ülke bu hale düşmeli mi? Bize lazım olan nedir, yatırımdır, üretimdir, istihdamdır, ondan sonra rekabettir. Yatırım olması için girişimcinin imkanları yakalaması lazım. Bu bankacılık sistemi kredi noktasında gereken desteği vermiyor, çok yüksek faizle veriyor. Girişimci mümkün değil diyor. Girmişse ödemeler yapılamayınca geri çağırmalar başlıyor. Böyle kalkınabilir miyiz? Bunlar adil yapılırsa millet inanıyorum ki buradan fırsat yakalar. Sonun isyan eder, eğer yapılmazsa.”
“Faizleri indirin”
Erdoğan, bankacılara da seslenerek “Lütfen faizleri indirin” dedi. “Uluslararası camiada para münasebetinde hep doların baskısı altında kalmamalıyız” ifadelerini kullanan Erdoğan, “Bakıyorsunuz, dolarizasyonları idare edenler durdukları yerde çok ciddi paralar kazanıyorlar. Ben de dedim ki yeni bir adım atalım, altın borsasını güçlendirelim. Altın borsası üzerinden münasebetlerimizi geliştirelim. Bu konuda ilgili kurumlarımız Merkez Bankası başta olmak üzere daha çok çalışmalı” diye konuştu. Erdoğan konuşmasında Merkez Bankası’nın faiz oranlarına yönelik olarak “Tokatı ben yiyeyim, sefayı o sürsün yok öyle bir şey” ifadelerini kullandı.
Erdoğan’ın o konuşması:
Bu haber en son değiştirildi 25 Kasım 2016 00:19 00:19
Güner'in gözaltına alınmasının, Dünya Holding ile Bulls Yatırım Holding arasındaki ortaklık ilişkisiyle bağlantılı olduğu öne…
Çünkü, birçok mağduriyetler yaratan hukuksuzluk ve adaletsizliklerin ortada olduğu bir durumda Adalet Bakanlığı’nın varlığı bile…
Bu haftaki pusulamızda tek adam rejimi ile saltanat ilişkisini ele aldık. 1 Kasım 1922, saltanatın…
Söz konusu olan; millete saltanatını, egemenliğini bırakacak mıyız, bırakmayacak mıyız? Meselesi değildir. Mesele zaten olupbitti…
Anayasa tartışmalarının ekseni "demokrasi", "barış", "milli egemenlik" gibi soyut ama kullanışlı hedeflerin etrafında şekillenemez. Ortada…
Türkiye de siyasal tartışmaların merkezinde uzun bir süre seçilmişlerin sınırsız yetkisi ile atanmışların vesayeti konusu…