Reklam
Kategoriler: Serbest Kürsü

Dünden yarına bize düşen görev

Reklam

Okan Vurur

Türkiye toplumu, içinden geçtiğimiz günlerde büyük bir değişime zorlanmakta ve siyasi iktidar her geçen gün yeni nesil üzerindeki etkisini arttırmaktadır. Bugün atılan bu adımların köklerinin nereye kadar dayandığını bilmemiz gerekmektedir. Cumhuriyet tarihini ve dünyada gelişen olayları bilmeli ve o yıllarda atılan adımların tam zıttının hayata geçirilmeye çalışıldığını görmeliyiz.

20.yy Dünya tarihi açısından şüphesiz önemli bir tarih. 28 Temmuz 1914’de Avrupa merkezli başlayan küresel savaş Osmanlı’yı da içine katarak devam etmiş, büyük bir paylaşım savaşı halini almış Dünyanın birçok yerinde olduğu gibi Osmanlı toprakları da emperyalist ülkeler tarafından işgal edilmiştir. Bu karanlık tablo ülkemizin üstüne bir karabasan gibi çökerken yanıbaşımızda 1917 Ekim devrimi gerçekleşmiş ve şüphesiz Cumhuriyet’in temellerini atma arzusu olanlara ışık olmuştur.

1918 yılında Osmanlı Devletinin Mondros Ateşkes antlaşması ile fiilen varlığı ortadan kaldırılmış, ordu dağıtılmış, tüm kaynaklar İtilaf Devletlerinin eline geçmiştir. Bu şartlar altında bağımsızlık ve yeni bir ülke isteyen irade adım atmış ve ulusal kurtuluş mücadelesi 1 yıl sonra 1919’da başlamıştır. Bu mücadele hattını örenler saltanat ve hilafet yanlılarını tam boy karşılarına alıp ülke sınırları içerisinde bir devrime isimlerini yazdırmışlardır. Vatan kurtulduktan sonra ise köklü yenilikler yapılmıştır. Bunlardan bazıları şunlardır:

1 Kasım 1922 Saltanat’ın kaldırılması

29 Ekim 1923 Cumhuriyetin İlanı

3 Mart 1924 Halifeliğin Kaldırılması

30 Kasım 1925 Tekke ve Zaviyelerin kapatılması

1 Kasım 1928 Harf Devrimi

Genç Cumhuriyet’in temelleri atılmış, ülke artık çağdaşlama yoluna adım atmıştır. Bu yeniliklerin son noktası olarak laiklik kavramı 5 Şubat 1937’de anayasaya resmi olarak dahil edilmiştir. Hepimizin bildiği şekliyle ifade edecek olursak din ve devlet işleri birbirinden ayrılmıştır. “Devletin dini İslam dinidir” maddesi tarihe karışmıştır.

Cumhuriyetin ilanından 94 yıl sonra bugün ülkemizde yaşananları sıralamak istersek bu yazıya sığmayacağını hepimiz biliyoruz fakat özellikle eğitimde gerçekleşen karşı devrimci müdahaleyi görmek ve harekete geçmek zorundayız.

Eğitim Bir Sen isimli yandaş sendikanın görev aldığı, Milli Eğitim Bakanlığının hazırladığı eğitim müfredatı tam bir rezillik olarak tarif edileblir. Bu maddelerin bazılarına değinecek olursak bunlar: Değerler eğitimi adı altında gencecik beyinlere cihadın anlatıldığı. bilim, felsefe, tarih ve sanat derslerinde sadeleştirme adı altında felsefenin önemli isimlerinin kitaplardan çıkartıldığı, in derslerinin zorunlu hale getirildiği, 15 Temmuz’un ders kitaplarında yer aldığı, dinci vakıfların, derneklerin, cemaatların eğitime dahil edildiği, sorgulama ve uygulama yerine telkin ve örtük programlamanın olduğu bir müfredat ile karşı karşıyayız. Bunlar yetmezmiş gibi bugün cumhuriyetin değerleri olarak kabul edilen 29 Ekim, 23 Nisan, 19 Mayıs gibi tarihlerin görmezden gelindiği, bunlara alternatif olarak kutlu doğum haftasının hayata geçirildiği bir ülke haline geldik.

Bu adımların nasıl bir kapıyı açmaya çalıştığını hepimiz görmekteyiz. Öyleyse kendimize tek bir soru sormalıyız. Ne yapmalı?

Dünden bugüne bakıldğında bugün AKP karşı devrim sürecini devam ettirmektedir. Saltanat ve hilafet yanlılarının bugün sesleri daha gür çıkmaktadır. Bizler bu ülkenin sahipleri olarak bu gerici, piyasacı, işbirlikçi saldıraya karşı hazır olmalı ve yurttaşlarımıza güvenmeliyiz. Bugünden itibaren kolları sıvamalı “Kahrolsun İstibdat Yaşasın Hürriyet!” diyenleri mücadeleye davet etmeliyiz. Unutmayalım bu vatan bizim!

Yıllardır “Şeriata Faşizme Karanlığa Geçit Yok” diyenlerin İktidarı alma kararlılığının olduğunu kimse aklından çıkarmasın!

Bu haber en son değiştirildi 22 Aralık 2017 19:38 19:38

Reklam

Önceki Haberler

Şair Ahmet Telli son yolculuğuna uğurlandı

10 Temmuz'da yaşamını yitiren şair ve yazar Ahmet Telli için Ankara'da İnşaat Mühendisleri Odası'nın Necatibey…

12 Temmuz 2026 15:07

AKP’nin akıl hocası SETA sınıfta kaldı

Bir strateji düşünce kuruluşu işlevi gören SETA, AKP’nin ve devletin düşünce üretim merkezi işlevi görüyor.…

12 Temmuz 2026 15:02

Ayetli pankart ne anlama geliyor?

Sen diplomanı alırken, pankartını aç, mesajını ver, fotoğrafını çektirebilirsin! Diğer öğrencileri kendi protesto, mesaj verme…

12 Temmuz 2026 14:52

Erdoğan neden Trump’a sığındı: Pragmatik lider ve tarihsel “işbirliği”

2020 sonrasındaki dünyada askeri Keynesyenizmin devreye alınması, ekonomilerin militaristleştirilmesi ve yeni paylaşım mücadelelerinin ortaya çıkması…

12 Temmuz 2026 14:32

Ankara Zirvesi: Çatlayan ama yıkılmayan ittifak

NATO’nun dağılmasına dair tartışmalar bugün için ciddi bir önem taşımıyor. Ayrıca bu ittifak yarın dağılsa…

12 Temmuz 2026 14:26

Trump’ın övgüsüne mazhar olmak

NATO Zirvesi’nin AKP iktidarı tarafındaki yankısı ise kendileri açısından tatmin edici görünüyor. AKP, kendi iktidarını…

12 Temmuz 2026 14:18
Reklam