AKP medyasında Suriye’ye yönelik ABD merkezli emperyalist saldırının doğrudan Suriye’nin meşru yönetimini ve Esad’ı hedef almamasına yönelik ‘sitem ve kızgınlık arası’ tepkiler sürüyor.
AKP’nin yayın organlarından Sabah Gazetesi’nin köşe yazarı Haşmet Babaoğlu, “Yüz beş füze aklımızı da vurmadı ya” başlıklı yazısında saldırının esas hedefinin Esad olmamasının arkasındaki nedenleri ‘kendince’ açıklamaya çalıştı. Yandaş yazar, bu nedenler kabullenilmediği sürece yakınmanın anlamı olmayacağını belirterek, “Sonra otur, “105 füze gönderiyorsun da neden Esed’in başkanlık sarayını ve sığınağını bombalamıyorsun?” diye yan dur!” ifadelerini kullandı.
Uzunca bir dönem ‘yazarlık kariyeri’ni ‘kadın’, ‘aşk’, ‘şarap’ ve ‘şiir’ gibi konuları işleyerek sürdüren Babaoğlu’nun son yıllarda ‘uzmanlık alanı’nı AKP’nin sıkı bir yandaşı olmak üzerine çalışmalara ayırdığı biliniyor.
Babaoğlu’nun köşesindeki o bölüm şöyle:
“Günceli yine güncel bilgilerle tartıp yorumlayabiliriz. Bu gazeteciliğin işidir.
İtirazım yok!
Ama daha ileri iddialar ve dişe dokunur yorumlar için güncelin ötesine geçmek; tarihsel, diplomatik, askeri ve ekonomik çerçeveye tekrar tekrar göz atmak zorundayız.
Olup bitenler için “Neden?” diye soracaksanız, bunun cevabı “Trump veya Putin dedi ki…”nin çok ötesindedir.
Liderlerin basın toplantılarında ve Twitter’da hiç lafını etmedikleri ama gayet iyi bildikleri gerçekler var; uzun vadeli stratejiler, ekonomik dar boğazlar ve muhtemel çözüm hesapları, hegemonya iradeleri, vd…
Anlayacağınız, bu harekâtın esas hedefi Esed değildir. Bunu kabullenmeye yanaşmıyorsak, gevezelik ediyoruz demektir.
Sonra otur, “105 füze gönderiyorsun da neden Esed’in başkanlık sarayını ve sığınağını bombalamıyorsun?” diye yan dur!”
Bu haber en son değiştirildi 16 Nisan 2018 11:34 11:34
ABD ve İsrail'in İran'a saldırılarının ardından 8 Ubatta Trump'ın "ateşkes" ilan etmesiyle başlayan süreçte Pakistan'ın…
Çağrı metninde, "2026 yılında NATO Zirvesi’ne ülkemizin ev sahipliği yapmasını istemiyoruz. Temmuz ayında Ankara’da yapılması…
Gezi olayları bir tesadüf değil, Cumhuriyet ve laikliğe karşı girişilen uygulamalara tepki anlamına geliyordu. Bu…
Laiklik kavramsal olarak toplumsal ve kültürel alanla ilgili görünüyor olsa bile, laikliğin din ve inanç…
Cumhuriyeti, laikliği militarizm ve despotik sıfatlarıyla yaftalayan, Siyasal İslam’ın yükselişini demokrasi heyecanı ile karşılayan, karşı…
Bugüne kadar doğrudan şeriat talep etmekten kaçındılar, özgürlüklerden dem vurdular, mağduru oynadılar. Zamanı geldiğini düşündükleri…