Odatv'ye katliam çağrısı: Hizbullah hedef gösterdi, müftü Charlie Hebdo'yu hatırlattı!

Siirt Müftüsü Ahmet Altıok, şeriatçı Hüda-Par'ın yayın organları aracılığıyla Odatv'yi hedef gösterdiği kampanyasını Charlie Hebdo hatırlatmasıyla katliam çağrısına çevirdi.

Odatv'ye katliam çağrısı: Hizbullah hedef gösterdi, müftü Charlie Hebdo'yu hatırlattı!

Siirt Müftüsü Ahmet Altıok, Hizbullah’a yakınlığıyla bilinen Hüda-Par’ın yayın organları aracılığıyla Odatv’yi hedef gösterdiği kampanyasını Charlie Hebdo hatırlatmasıyla katliam çağrısına çevirdi.

Hüda-Par’ın “ajans” olarak faaliyet gösteren yayın organı İLKHA, bir süredir Odatv’de yayımlanan bir yazıyı gerekçe göstererek dincilerin görüşlerine yer vererek kamuoyu yaratmaya çalışıyor ve siteye karşı da “cezalandırma” çağrısı yapıyordu. Öyle ki sitede yalnızca iki günde bu şekilde Odatv’yi hedef alan 10’dan fazla haber yer aldı.

90’lı yıllarda çoğu ilerici ve solcu yüzlerce kişiyi canavarca yöntemlerle (kafaya tek kurşun, çifte cinayet, baltalı saldırı) katleden, 2000’lere girilirken ise domuz bağı yöntemiyle öldürdüğü kurbanları ve mezar evleri ortaya çıkan Hizbullah’a yakın partinin yayın organına bu kez Siirt Müftüsü Ahmet Altıok konuştu.

Müftü Altıok, yaptığı açıklamada Paris’te El Kaide’nin düzenlediği saldırıda 8’i gazeteci 11 kişinin katledildiği Charlie Hebdo saldırısına atıf yaparak şunları söyledi:

“Charlie Hebdo davasında olsun, Efendimiz döneminde Ka’b Bin Eşrefler olsun sürekli Müslümanları dilleriyle istihza ederek, alay ederek, kampanyalarla, bir takım algı operasyonlarıyla hakaret eden insanların hiçbirinin yanına kar kalmamış bu yaptıkları biliyorsunuz. Ben inanıyorum ki toplum vicdanında, nezdinde bunlar yine mahkum olacaklardır. Ve özür dilemeye davet ediyorum bu beyefendileri. Çünkü tevbe kabul edilir biliyorsunuz (gülümsüyor) ölmeden önce.”

KATLİAMA DAVETİYE!

Şeriatçıların Odatv’yi hedef almalarına gerekçe gösterdikleri sözkonusu yazı bundan yaklaşık 1 ay önce sitede ilahiyatçı yazar Nazif Ay tarafından kaleme alınmıştı. Yazının asıl ele aldığı konu, ders kitaplarına “cihat” kavramının sokulmasıyken, bir bölümde de şu ifadeler kullanılmıştı:

“Arap anlayışına endeksli şekillendirilen İslam hukuku anlamındaki şeriat düzeni, erkeklerin zevkine göre şekillendiği gibi, önceleri haksızlıklara ve tecavüzlere karşı savunma amaçlı olan cihat da şahsi ya da zümrelerin menfaatine göre yorumlanıp uygulandı. Oysa Allah, Hz. Muhammed’e “Biz sana Kur’an’ı eşkıyalık yapman için göndermedik” şeklinde seslenmişti, ama İslam tarihi cihadı bahane ederek, ganimet, köle ve cariye edinme eşkıyalığının şahikasını yazdı, maalesef.”

Siirt Müftüsü, Hizbullah’ın yayın organları ve yan örgütleri işte bu sözlerle “Peygambere hakaret edildiğini ve iftira atıldığını” öne sürdü, katliama davetiye çıkardı.

Oysa aynı minvaldeki sözleri bir önceki Diyanet İşleri Başkanı Mehmet Görmez de sarfetmişti. Görmez, 2015 yılında Diyanet’in IŞİD raporu yayımlanırken “Biz sana Kur’an’ı eşkıyalık yapman için göndermedik” ayetine atıfta bulunarak “Kur’an-ı Kerim’i bugün eğer birileri kendi eşkıyalığının referansı haline getirdiyse, bizim bütün alimlerin, bütün eğitimcilerin, İslam dünyasındaki bütün eğitim kurumlarının bunun üzerinde durması lazım. Rahmet olarak gelen bir dini, rahmet getiren bir kitabı şiddete dönüştüren, insan öldürmeyi mubah sayan bir anlayışa dönüştürülüyorsa bunun sebeplerini öyle sadece bilgi kırıntılarında aramanın bizi neticeye götürmeyeceğini düşünüyorum” demişti.

“Zulmü ve fesadı ortadan kaldırmanın adı olan cihat, ne zaman öldürme ve ahlak, hukuk tanımayan bir çapul kültürünün adı oldu” diyen Görmez, şöyle devam etmişti:

“Bugün bütün ümmetin, ilim adamlarının, fikir adamlarının, dini müesseselerin, din kurumlarının işlerini, güçlerini bırakıp İslam dinine zarar veren, bütün bu mekanizmalardan kendimizi nasıl arındıracağımızı, nasıl ortadan kaldıracağımızı harici sebepleri de elbette tahlil ederek bu dini araçsallaştıran, Kur’an-ı ve sünneti araçsallaştıran, İslam’ın metodolojisini yok sayan, İslam’ın usulünü yok sayan, savaşta da olsa ahlakı ve hukuku yok sayan bu hareketler üzerinde çokça durması gerekiyor.”

“SORUMLUSU SİZLERSİNİZ!”

Müftü Altıok’un dehşet saçan sözü sonrası Odatv Genel Yayın Yönetmeni Barış Pehlivan, sosyal medya hesabından Diyanet İşleri Başkanı Başkanı Ali Erbaş’a, Adalet Bakanı Abdulhamit Gül’e ve İçişleri Bakanı Süleyman Soylu’ya  “Odatv çalışanlarının saçının teline zarar gelirse, sorumlusu sizlersiniz.” diye seslendi.

Odatv Haber Müdürü Barış Terkoğlu da sosyal medya hesabından şu açıklamayı yaptı:

“Devletin memuru, Diyanet görevlisi Odatv’ye katliam çağrısı yapıyor.
Domuz bağlarıyla, mezar evleriyle vahşi bir örgütün yayınından, El Kaide eylemini örnek veriyor.
Odatv’de birinin kılına zarar gelirse; sorumlusu teröristleri yüreklendiren, izleyen, destekleyen görevlilerdir!”