Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu, 10. Büyükelçiler Konferansı’nın kapanışındaki konuşmasında ABD ile gerilen ilişkiler konusuna değinip, Washington yönetimine ‘sitem’ ederek “ABD gerçek dostun kim olduğunu bilmiyor, göremiyor” demişti.
Çavuşoğlu’nun sözlerine AKP’nin yayın organlarından Sabah‘ın yazarı Haşmet Babaoğlu tepki gösterdi. ABD’ye karşı ‘resmi dil’in terk edilmesi gerektiğini savunan Babaoğlu, “Şu geldiğimiz noktada “ABD gerçek dostlarının kim olduğunu bilmiyor, göremiyor?” demenin bir anlamı var mı?” diye sordu.
Ancak AKP’li yazar daha sonra da ABD emperyalizmi ile ilişkilerin bütünüyle koparılamayacağını belirterek, “Elbette ABD’yle bugün çatıştığımız gibi yarın çıkarlarımız doğrultusunda uzlaşırız. Öyle de olacak!” ifadelerini kullandı.
Babaoğlu’nun yazısında o bölüm şöyle:
“Bakanlara, devlet sözcülerine, iktidar ve muhalefetten siyasilere, medya yorumcularına bir sorum var…
Şu geldiğimiz noktada “ABD gerçek dostlarının kim olduğunu bilmiyor,göremiyor?” demenin bir anlamı var mı?
“ABD bizi kaybetmeyi göze alamaz, biz ABD’nin çok değerli müttefikiyiz”şeklinde konuşmanın ve aramızdaki krizi basit bir “arıza” gibi göstermenin olupbitenleri anlamaya faydası var mı?
Yok!
Elbette ABD’yle bugün çatıştığımız gibi yarın çıkarlarımız doğrultusunda uzlaşırız.
Öyle de olacak!
Ama artık bu ülkeyle ilişkilerimize bakışımızı ve kullandığımız dili revizeetmenin tam zamanıdır.”
Bu haber en son değiştirildi 20 Ağustos 2018 08:55 08:55
ABD ve İsrail'in İran'a saldırılarının ardından 8 Ubatta Trump'ın "ateşkes" ilan etmesiyle başlayan süreçte Pakistan'ın…
Çağrı metninde, "2026 yılında NATO Zirvesi’ne ülkemizin ev sahipliği yapmasını istemiyoruz. Temmuz ayında Ankara’da yapılması…
Gezi olayları bir tesadüf değil, Cumhuriyet ve laikliğe karşı girişilen uygulamalara tepki anlamına geliyordu. Bu…
Laiklik kavramsal olarak toplumsal ve kültürel alanla ilgili görünüyor olsa bile, laikliğin din ve inanç…
Cumhuriyeti, laikliği militarizm ve despotik sıfatlarıyla yaftalayan, Siyasal İslam’ın yükselişini demokrasi heyecanı ile karşılayan, karşı…
Bugüne kadar doğrudan şeriat talep etmekten kaçındılar, özgürlüklerden dem vurdular, mağduru oynadılar. Zamanı geldiğini düşündükleri…