Suriye Dışişleri Bakanı Velid Muallim, ülkede cihatçıların kontrolündeki İdlib’e yapılacak büyük operasyon öncesi “İdlib’de Türkiye ile karşı karşıya gelmek istemiyoruz” dedi.
Rus Russia Today yayın kuruluşuna konuşan Muallim, İdlib’in Suriye’nin bir parçası olduğunun uluslararası toplum tarafından kabul edilmesi gerektiğini belirtirken, “Suriye devleti topraklarını geri almak zorundadır. Kimsenin bunu engellemeye hakkı yoktur” şeklinde konuştu. Önceliğin İdlib’in özgürleştirilmesi olduğunu vurgulayan Muallim, İdlib’deki en önemli örgüt olarak tanımladığı Nusra Cephesi’nin Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi’nce terör örgütü listesine alındığını hatırlatarak, “Suriye, müttefikleriyle birlikte İdlib’in ya uzlaşmayla ya da orduların gücüyle özgürleştirilmesi gerektiğine inanıyor” dedi.
“ZİRVE SONUCUNU BEKLEYELİM”
Sivillerin korunması için insani koridor oluşturulduğunu ifade eden Suriyeli bakan, Ankara ile Moskova arasındaki görüşmelere de değindi. Müzakerelerin sürdüğünü ve İran’ın başkenti Tahran’da Türkiye, Rusya ve İran’ın katılımıyla 7 Eylül’de gerçekleştirilecek üçlü zirveyle bir sonuca varacağını aktaran Muallim, “Sonucu bekleyelim. Şüphesiz ki Rusya ile Türkiye arasında bulunacak ortak zemin hayatidir. Türkiye ile karşı karşıya gelmek istemiyoruz. Türk tarafı diğer vilayetlerin ve İdlib’in Suriye’nin egemenliği altındaki Suriye toprakları olduğunu anlamalı” ifadelerini kullandı.
Bu haber en son değiştirildi 3 Eylül 2018 10:36 10:36
Şeker, “Ancak sizler de programda görmüşsünüzdür bu değişikliği. Sayın Özlem Zengin son anda katılamayacağını belirtti…
Güner'in gözaltına alınmasının, Dünya Holding ile Bulls Yatırım Holding arasındaki ortaklık ilişkisiyle bağlantılı olduğu öne…
Çünkü, birçok mağduriyetler yaratan hukuksuzluk ve adaletsizliklerin ortada olduğu bir durumda Adalet Bakanlığı’nın varlığı bile…
Bu haftaki pusulamızda tek adam rejimi ile saltanat ilişkisini ele aldık. 1 Kasım 1922, saltanatın…
Yüz yılı geçen bir süreye ilişkin yapmaya çalıştığımız tarih anlatısı, aslında bugüne de ışık tutmaktadır.…
Anayasa tartışmalarının ekseni "demokrasi", "barış", "milli egemenlik" gibi soyut ama kullanışlı hedeflerin etrafında şekillenemez. Ortada…