Ankara valiliği, Yüksel Caddesi’ndeki eylemler sürerken ‘abluka’ya alınan İnsan Hakları Anıtı’nın ‘sanatı ve sanatçı korumak için’ kordonla çevrildiğini bildirdi.
KHK ile ihraç edildikleri işlerine dönmeyi talep eden Nuriye Gülmen ve Semih Özakça, eylemlerini anıt önünde sürdürüyordu. Bir süre sonra anıt polis tarafından kapatılmıştı.
Halkevleri Eş Genel Başkanı Dilşat Aktaş da valiliğe başvurarak uygulamanın nedenlerini ve hukuki dayanaklarını sormuştu.
toplumsalhukuk.net’in haberine göre valilik, güvenlik şube müdürünün imzasını taşıyan yazısıyla Aktaş’a yanıt verdi.
Yazıda eylemlerin başlamasıyla caddenin ve heykelin bazı gruplarca işgal edildiği, emniyetin de valiliğin eylemi yasaklama kararı bağlamıda önlem aldığı belirtildi.
Anayasadan bazı maddelerin sayıldığı ve önlemlerin bu maddelere dayandırıldığının belirtildiği yazıda, İnsan Hakları Anıtı’nın Metin Yurdanur yapıldığı ve 1990’da açıldığı anımsatıldı.
Yazıda devamla şöyle dendi:
“Söz konusu heykel vatandaşlarımızın ortak kullanımında bulunmasına rağmen zamanla çeşitli uç ideolojik görüşe müzahir şahıslar tarafından sahiplenerek kendi görüşleri doğrultusunda hazırlanan afiş, bildiri vb. malzemeler yapıştırılmak suretiyle kendi amaçları doğrultusunda kullanılmaya başlanmış, üzerine asılan ve yapıştırılan malzemeler ile de çoğu zaman görüntü kirliliği oluşturacak şekilde heykelin doğal görüntüsüne zarar verilmiştir. Son olarak (24) saat esasına göre gündüz/gece olmak üzere ‘süresiz açlık grevi’ adı altında gerçekleştirilen kanuna aykırı eylemler esnasında ise kamuya ait olan heykel önüne konulan masa, sandalye, koltuk vb. yaşam malzemeleri ile yerleşke haline getirilerek işgal edilmek istenmiştir. Bunun üzerine bu kanuna aykırı eylemi gerçekleştirilen şahıslar men edilerek bir daha bu şekilde bir eyleme tevessül edilmemesi için heykel bariyerler ile koruma altına alınmıştır.
Alınan bu koruma tedbiri anayasamızın Sanatın ve sanatçının korunması başlıklı 64’ü maddesinin ‘Devlet, sanat faaliyetlerini ve sanatçıyı korur. Sanat eserlerinin ve sanatçının korunması, değerlendirilmesi, desteklenmesi ve sanat sevgisinin yayılması için gereken tedbirleri alır’ hükmüne aykırı olmadığı gibi aksine bu hüküm gereği sanat eserini koruyucu yöndedir. Belirtilen insan hakları heykel belirli bir görüşe müzahir bir zümreye ait değil toplumun tamamının hak sahibi olduğu kamusal bir simgedir.
Valiliğimizce alınan yasaklama kararının sona ermesi veya eylemci şahıslar tarafından günde (2) defa olacak şekilde gerçekleştirilen kanuna aykırı eylemlerin son bulması ve emniyet tedbiri alınmasında lüzum bulunmadığının anlaşılması halinde söz konusu emniyet tedbirlerinin son bulacağı değerlendirilmektedir. Bu konudaki takdir idareye aittir.”
Bu haber en son değiştirildi 16 Nisan 2018 13:46 13:46
TKH MK Üyesi Kurtuluş Kılçer "Trump’ın “petroller bizim” diyerek Venezuela’ya ait kaynakları açıkça gasp etmeyi…
TKH MK Üyesi Kurtuluş Kılçer, Komünistler Diyor Ki'de ABD'nin Venezuela'ya dönük saldırısını değerlendirdi.
TKH tarafından yapılan çağrıda "Tam bağımsız Türkiye için NATO’dan çıkılmalı, bütün NATO ve Amerikan üsleri…
İsrail Savunma Bakanı Yisrael Katz, işgal altındaki Golan Tepeleri'nde bulunan Cebel eş-Şeyh'teki (Hermon Dağı) İsrail…
Halep'te Şam güçlerinin çoğunlukla Kürtlerin yaşadığı mahallelere saldırmasıyla ilgili Mesud Barzani'yi arayan Colani'nin, "Kürtler Suriye'nin…
Gazeteci Nuray Babacan, iktidara yakın anketlerde İmralı ziyaretinden sonra açılım sürecine desteğin yaklaşık 14 puan…