Halkbank avukatlarından davanın düşürülmesi ve reddihakim talebi
ABD’de İran yaptırımlarını delmekle suçlanan Halkbank’a New York Güney Bölgesi Başsavcılığı tarafından açılan davada, bankanın avukatları, mahkemenin yargı yetkisi olmadığı gerekçesiyle davanın düşmesi ve reddihakim talebinde bulunacaklarını ifade etti.
Halkbank’ın yasal danışmanlığını yapan King&Spalding hukuk firması, mahkemeye gönderdiği yazılı dilekçede kendilerine yeni bir duruşmada ”sınırlı ve özel katılım” hakkı tanınmasını istedi.
Avukatlar, bu özel oturuma sadece mahkemenin yargı yetkisi olmadığını anlatmak, davanın düşmesi gerektiği ve reddihakim taleplerini iletmek için sınırlı bir yetkiyle katılacaklarını belirtti.
Dilekçede Halkbank’ın anayasada belirtilen adil yargı kapsamında yargı yetkisi bulunmayan mahkemenin “akıl almaz” uygulamasına karşı çıkma hakkı olduğu ifade edildi.
Dilekçede mahkemenin yargı yetkisinin olmadığını ve avukatlara ”sınırlı ve özel temsil” hakkı verilmesi gerektiğini destekleyen farklı dava ve mahkeme kararlarından örneklere de yer verildi.
Bunlar arasında 11 Eylül saldırılarına yönelik davada, saldırılarla bağlantılı olduğu iddia edilen yabancı bir banka üzerinde mahkemenin yargı yetkisi olup olmadığına ilişkin, temyiz mahkemesinin ABD’de faaliyet göstermediği gerekçesiyle bankanın yargılanamayacağı yönünde bir karar aldığı örneğinin verilmesi dikkati çekti.
Halkbank’ın avukatlarının mahkemeye gönderdiği dilekçeye savcılık da 26 Kasım’a kadar cevap verecek.
Bankaya “ABD’nin İran yaptırımlarını delmek” dahil 6 farklı suçlama yöneltilmişti.
Şeker, “Ancak sizler de programda görmüşsünüzdür bu değişikliği. Sayın Özlem Zengin son anda katılamayacağını belirtti…
Güner'in gözaltına alınmasının, Dünya Holding ile Bulls Yatırım Holding arasındaki ortaklık ilişkisiyle bağlantılı olduğu öne…
Çünkü, birçok mağduriyetler yaratan hukuksuzluk ve adaletsizliklerin ortada olduğu bir durumda Adalet Bakanlığı’nın varlığı bile…
Bu haftaki pusulamızda tek adam rejimi ile saltanat ilişkisini ele aldık. 1 Kasım 1922, saltanatın…
Söz konusu olan; millete saltanatını, egemenliğini bırakacak mıyız, bırakmayacak mıyız? Meselesi değildir. Mesele zaten olupbitti…
Anayasa tartışmalarının ekseni "demokrasi", "barış", "milli egemenlik" gibi soyut ama kullanışlı hedeflerin etrafında şekillenemez. Ortada…