Reklam
Kategoriler: Köşe Yazıları

Bilim ve Gelecek

Reklam

Aslında evrim konusunda yazmayı tasarlıyordum. Aşı tartışmalarının, daha doğrusu aşı umudunun yükseldiği ortamda evrim kuramı olmaksızın aşı geliştirilemeyeceğini anlatmak istiyordum. Sıklıkla yaptığım gibi Bilim ve Gelecek dergisine yönelince Ağustos sayısındaki şu çağrıyı gördüm: “Bilim ve Gelecek bir sermaye dergisi değil. Dergi emekçileri ekstra fedakârlık göstererek yayını çıkarmaya devam ediyor. Okurlarımızdan da dergiye ulaşmak için biraz daha fazla çaba göstermelerini rica ediyoruz. Büyük kentlerdeki okurlarımız Bilim ve Gelecek’e ulaşmak için azalan satış noktalarından aramak durumundalar. Taşradaki okurlarımız ise internetten sipariş edecekler veya abone olacaklar. Basılı yayıncılık öyle bir kıskaç altında ki, abonelik ve sipariş yöntemi bile dergi merkezi için bir yüke dönüşüyor. Çünkü 1 derginin kargo masrafı ortalama 10 TL. Yani dergi fiyatının yarısı sadece kargo masrafına gidiyor. İşte şartlar böyle…

Bunu duyurmam gerektiğini düşündüm çünkü Bilim ve Gelecek önemliydi. Şu yüzden: öncelikle bilgi üretmenin yetmediğini, üretilen bilginin hedefi olan toplumun da gelişmeler konusunda bilgilendirilmesi gerektiğini düşünüyorum. Aslında “düşünüyorum” dan da öte, böyle olması gerekiyor. Zaten bilimsel atılımın olmazsa olmaz koşullarından bir tanesi de budur ve ancak bu şekilde geniş kitlelerin bilime karşı sezgisel düşmanlığının önüne geçilebilir1,2.

Diğer yandan, kapitalizm, bilim yazarlığını iki şekilde kullanır. Bunlardan ilki bilimsel gelişmeleri halka aktararak yeni gereksinimler yaratmak, daha doğru bir ifadeyle pazarı genişletmektir. Bu tür bilim yazarlığı aslında teknoloji yazarlığı biçimindedir ve ürünü tanıtır. Örneğin, arabaların fren sistemindeki bir yeniliği aktararak reklam yapılır ve sonuçta beklenen, satışların artmasıdır. İkincisi ise bilimin gücünü anlatıp bir tür korku yaratmaktır. Bu korku önce bilimden, sonra da onu elinde tutan egemenlerden olur2.

İşte Bilim ve Gelecek, daha doğrusu önce Bilim ve Ütopya bunları değiştirdi; o güne dek başka türlü olan, Bilim ve Teknik tarzı popüler bilim yazımını lise seviyesinden alıp diğer bir boyuta taşıdı. Sadece konular farklılaşmadı, konular toplumsal temellerine oturmaya başladı, bilim herkesin anlayabileceği ve yaşamla bağlantılı bir hale geldi, bununla da kalmadı toplumsal mücadelenin bir aracı oldu. Daha net bir ifadeyle derginin genel yayın yönetmeni olan Ender Helvacıoğlu ve arkadaşları bilimin her yönüyle sol bir uğraş olduğunu herkese gösterdiler, bilim yapanlara bile.

Bilmeyenler için anlatmalıyım, Bilim ve Gelecek’i çıkartan ekip 1994-2003 arasındaki on yıl boyunca Bilim ve Ütopya’yı çıkarmıştı. Sonra oradan ayrıldılar ve 2004 yılı Mart ayından beri de Bilim ve Gelecek’i yayınlıyorlar; üç ay sonra Aralık 2020’de 200. sayıya ulaşacaklar. Çekirdek ekip, Ender Helvacıoğlu, Nalan Mahsereci, Ruken Kızıler dışında sonradan katılan Baha Okar ve Deniz Karakaş ve daha birçok kişinin emeği var dergide. Bildiğim kadarıyla, bir tek Kızıler ayrıldı şimdiye dek.

Helvacıoğlu’nun 100. sayıda vurguladığı gibi “Siz bir yayın organını çıkarırken ne amaçlarsanız amaçlayın, neyi hayal ederseniz edin, içine doğduğu toplumsal ve politik koşullar o yayının niteliğini belirler. Özne (erek) ile nesne (gerçek) arasında ister istemez bir açı vardır, olmalıdır da. Ama özne, bu açının 90 dereceyi geçmemesine dikkat etmeli; çünkü geçerse gerçekten kopulur, yön kaybedilir”. Bilim ve Gelecek açısını hiç yitirmedi. Özellikle evrim ve aydınlanma konulu dosyaları bunu sağlamada çok önemli bir yer tuttu.

Derginin bir de yayınevi var ki, o ayrı bir yazıyı hak ediyor.

Derginin bence en kötü yanı okuru tembelliğe itmesi; bazen bir konu popülerleştiğinde, araştırmak yerine “aman ne uğraşacağım, bekliyeyim nasıl olsa Bilim ve Gelecek bunu dosya konusu yapar” derken yakaladığım da oldu kendimi!

Evet, 200. sayıya çok az kaldı; üç ay. Aslına bakarsanız daha az çünkü pandemi önlemlerinin daha yoğun olduğu iki ay, “Olağanüstü Nisan ve Mayıs Sayıları” yapmışlardı; Şefik Hüsnü’nün 1924 yılında çıkarttığı Aydınlık’ın “Fevkalade Amele Nüshaları”nı anımsatır tarzda.

Biraz erken olacak ama ilk kutlayan olmak istedim: nice 200. sayılara.

1Bernal JD. Bilimin Toplumsal İşlevi.  Çev: Tonguç Ok, Evrensel, 2011.

2https://gazetemanifesto.com/2019/prof-dr-izge-gunal-yazdi-bilimi-yazmak-239997/

Bu haber en son değiştirildi 6 Eylül 2020 09:51 09:51

Reklam

Önceki Haberler

CEMTOM açıkladı: USS George H.W. Bush uçak gemisi, İran’a yönelik ablukayı güçlendirmek için bölgeye gidiyor

ABD Merkez Kuvvetler Komutanlığı (CENTCOM) sosyal medya hesabından yapılan paylaşımda USS George H.W. Bush uçak…

5 Mayıs 2026 19:02

Kuran’a Hizmet Vakfı üyesi Şengüller’in yargılandığı dava ertelendi

Kuran’a Hizmet Vakfı üyesi Ayhan Şengüler’in, eşi Fatma Nur Çelik ve kızı Hifa İkra’ya yönelik…

5 Mayıs 2026 18:53

Sendikacı Mehmet Türkmen cezaevindeki sorunları dile getirdiği için hücreye atıldı

BİRTEK-SEN Genel Başkanı Mehmet Türkmen, tutuklu bulunduğu Gaziantep E Tipi Cezaevi’ndeki ağır koşulları ve hasta…

5 Mayıs 2026 17:08

ABD Savunma Bakanı, Hürmüz Boğazı’ndaki gerilim sonrası konuştu: Ateşkes sona ermedi

ABD Savunma Bakanı Pete Hegseth, Hürmüz Boğazı'ndaki gerilimle ilgili yaptığı açıklamada ateşkes sürecinin henüz sona…

5 Mayıs 2026 16:17

Bakan Yumaklı: Tarihi geçmiş gıdalar piyasada bulunabilir

Bakanı Yumaklı, marketlerde tavsiye edilen tüketim tarihi (TETT) geçmiş ürünlerin satışına ilişkin “Tavsiye edilen tarih…

5 Mayıs 2026 15:45

JAK personelinin ifadesinde ortaya çıktı: Gülistan Doku’nun cesedi barajda ‘şişe kapağı’ testiyle arandı

Gülistan Doku soruşturmasında JAK personeli, baraj aramalarında “şişe kapağı yöntemi” kullanıldığını söyledi. Görevli, dönemim Valisi…

5 Mayıs 2026 15:41
Reklam