Reklam
Kategoriler: Gündem

Hükümetin hedefindeki İstanbul Barosu’ndan açıklama

Reklam

İstanbul Barosu, ölüm orucunun 238’inci gününde yaşamını yitiren baro üyesi Avukat Ebru Timtik’in pankartının baro binasına asılması hakkında açıklama yaptı. Ebru Timtik’in pankartının baro binasına asılması, başta İçişleri Bakanı Süleyman Soylu olmak üzere hükümet tarafından hedef alındı. Yandaş medya ve sosyal medyanın hedefindeki İstanbul Barosu konuyla ilgili bir açıklama yayımladı.

İstanbul Barosu’ndan yapılan açıklamada Timtik’in pankartının Baro tarafından asılmadığı, görevlilere rağmen müdür yardımcısının odasına girilerek asıldığı belirtilmiştir.

Aynı zamanda Baro tarafından yapılan açıklamada Ebru Timtik’in henüz kesinleşmiş bir yargı kararının olmadığı belirtilip, “Ebru Timtik için Mahkemece verilen karar, kesinleşmemiştir. Bir hukuk kurumu olarak konumumuzu belirleyen en temel ilke, evrensel hukukun genel kabule ulaşmış kurallarının başında gelen “masumiyet karinesi”dir. Kaldı ki, anlatmaya çalışılan da o yargılamadaki ihlaller ve kararın yanlışlığıdır. Bu çerçevede bir terör üyesinden veya terör savunuculuğundan söz edilmesi, düzenlenen algı operasyonunun bir parçasıdır.” ifadelerine yer verildi.

İstanbul Barosu tarafından yapılan, “İstanbul Barosu, İçişleri Bakanı, Ölüm Orucu, Poster ve Algı Operasyonu” başlıklı açıklamanın tamamı şöyle:

Dün ölüm orucunda kaybettiğimiz Av. Ebru Timtik için yapılan anma vesilesiyle, İstanbul Barosu özelinde bir algı operasyonu tasarımlandığı anlaşılmaktadır.

Son aylarda tartışılan ve yasalaşan çoklu baro sistemine de “özel bir yarar” getireceği umulan bu tartışmaya, İçişleri Bakanının da gerçek dışı anlatımlarıyla katılmış olması dikkat çekicidir.

Gerek bizzat İçişleri Bakanı, gerek bir takım basın organları ile operasyoncu trollere aşağıdaki maddeleri özel bir duyarlılıkla anımsatmayı, İstanbul Barosu olarak şimdiye kadar sürdürdüğümüz tavrın gereği sayarız:

1. Dün İstanbul Barosu önünde yapılan anma sırasında, Av. Ebru Timtik’in posteri Baro tarafından asılmamıştır. Poster “baro görevlilerine rağmen” Müdür Yardımcısının odasına girilerek asılmıştır.

2. Bu poster, İçişleri Bakanının beyanının aksine, güvenlik güçleri tarafından değil, bizzat Baro görevlilerince indirilmiştir. Bunun tanığı da, güvenlik güçleridir.

3. İstanbul Barosu, bu noktadaki tavrının işareti olarak binaya Türk Bayrağı çekmiştir.

4. Av. Ebru Timtik için Mahkemece verilen karar, kesinleşmemiştir. Bir hukuk kurumu olarak konumumuzu belirleyen en temel ilke, evrensel hukukun genel kabule ulaşmış kurallarının başında gelen “masumiyet karinesi”dir. Kaldı ki, anlatmaya çalışılan da o yargılamadaki ihlaller ve kararın yanlışlığıdır. Bu çerçevede bir terör üyesinden veya terör savunuculuğundan söz edilmesi, düzenlenen algı operasyonunun bir parçasıdır.

5. C. Savcısı M. Selim Kiraz’ın şehit edilmesi ile ilgili terör eyleminde, Av. Ebru Timtik’e yöneltilen bir iddia yoktur. Henüz kesinleşmeyen kararda da bu yönde bir saptama yoktur.

6. M. Selim Kiraz’ı şehit eden eylem, İstanbul Barosu tarafından en ağır şekilde lanetlenen bir terör eylemidir. Bugün de aynı anlayış içinde bulunan Baromuz, her yıl Savcımızı anmakta ve onun isminin yaşatılmasına verdiği önemi her yıl özel olarak vurgulamaktadır.

7. Av. Ebru Timtik özelinde savunduğumuz değer, “adil yargılanma ilkesi” dir. Bu alanda ülkemiz yargısının çok ciddi bir sorun yaşamakta olduğu, tüm hukukçuların malumudur. İstanbul Barosu olarak bu tartışmaların dışında kalmamız beklenemez.

8. Bu tartışmanın içinde bulunmak, “ölüm orucu” eyleminin kutsanması anlamına gelemez. Daha önce de, bu türden eylemler sırasındaki tavrını açıkça ilan etmiş olan İstanbul Barosu, bugün de aynı noktadadır. Ölüm orucu, onanacak bir eylem değildir. Yaşam hakkını öncelikle savunan bir kurumsallığın başka bir noktada bulunması beklenemez.

9. Burada önemli olan konu, yaşadığımız soruna “insan hakları odaklı” yaklaşıp yaklaşmadığınızdır. Ölüm orucundaki avukatların eylemlerinin sona ermesini sağlamak uğruna, başlangıçtan bu yana etkin bir çaba gösterilmiştir. Bu çabalarımızın odağındaki temel yaklaşım, sadece ve yalnız “ölümü engellemek” olmuştur. Son kez 18.08.2020 tarihinde, hastane ziyaretleri yaparak soruna dair duyarlılıkları anlatan 9 Baro Başkanımızla birlikte, “görünen bu gelecek” işaret edilerek basın toplantısı ile uyarılmıştır. Ne yazık ki, bu uyarılar beklenen karşılığı bulmamıştır.

İstanbul Barosu; resmî sitesi ve sahiplendiği tüm mecralarındaki yazı, afiş, duyuru, bildirge ve toplantıları ile çizgisini “net biçimde” ortaya koyan bir hukuk kurumudur. Bu çizgiyi tanımak isteyenleri tarihe geri götürecek bütün kaynakları açık iken, şimdi o çizgi üzerinden yaratılmaya çalışılan kuşkular, bir algı operasyonudur. Hukuk bilincinin yeterli gelişim süreci izlememiş olması nedeniyle, böyle bir algı operasyonunun yararlı olacağını düşünenler, karşılarında avukatları bulacaklardır.

İstanbul Barosu, demokratik, laik, sosyal, hukuk devletinin Atatürk Devrimlerinden doğduğunu bilen ve bu Cumhuriyetin değerlerini yaşayıp yaşatmayı amaçlayan mücadelesine aynı bilinçle devam edecektir.

İSTANBUL BAROSU BAŞKANLIĞI

Reklam

Önceki Haberler

“Yeni CHP” ve “Yeni Parti”: İdeolojik “yüklerden” arınma

Toplumda CHP içindeki iktidar kavgasının, AKP’nin Kılıçdaroğlu’nu figüran olarak kullanarak CHP’yi bölme hamlesinin ve bunun…

28 Temmuz 2026 15:37

Víctor Jara cinayetinin son firari sanığı 53 yıl sonra yakalandı

Şili'de 1973'teki Augusto Pinochet darbesinin ardından öldürülen devrimci müzisyen Víctor Jara'nın cinayetinden hüküm giyen son…

28 Temmuz 2026 15:31

Erdoğan, Ahbap Derneği soruşturmasıyla ilgili konuştu

AKP'li Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Ahbap Derneği soruşturmasına ilişkin, "Kimlerin kimlerle hangi çarpık ilişkiler içinde…

28 Temmuz 2026 15:25

İsrailli bakan Katz: İran’ın enerji altyapısına saldırılar düzenlemeyi istiyoruz ancak ABD onay vermiyor

İsrail Savunma Bakanı Yisrael Katz, "İran'ın enerji altyapısına saldırılar düzenlemeyi çok istiyoruz ancak ABD, İran'ın…

28 Temmuz 2026 15:21

Hatimoğulları: Toplumun her kesimi Öcalan ile görüşebilmeli

DEM Parti Eş Genel Başkanı Tülay Hatimoğulları, Kürt meselesinin çözümüne yönelik yasal düzenlemenin son aşamaya…

28 Temmuz 2026 14:14

Lüksemburg İsrail tahvil onayını yenilemiyor

Lüksemburg, İsrail'in tahvil ihracı için gereken prospektüs onayını yenilememe kararı aldı. Bu karar, uluslararası hukukun…

28 Temmuz 2026 14:04
Reklam