AKP’nin baroların yönetim yapısına yönelik saldırı girişimini hayata geçirilmek üzere hazırladığı yasa düzenlemesi bugün TBMM’ye sundu.
Tepki çeken düzenlemeye karşı İstanbul Barosu, Çağlayan Adliyesi önündeki “Savunma Mitingi” gerçekleştiriyor.
Çağlayan’da İstanbul Adliyesi’nde gerçekleşen miting öncesi adliye önündeki alan polis bariyerleri ile çevrildi. Avukatlar ayrıca, adliye önündeki meydanın polis bariyerleriyle çevrilerek miting için küçük bir alan bırakılmasını da alkışlar ve sloganlarla protesto etti.
Alanın dakikalar geçtikçe dolmaya başlaması üzerine barikatlar aşama aşama kaldırıldı.
Polis bariyerlerinin açılmasının ardından da miting başladı. Alanda konuşmalar yapılırken avukatların “Savunma susmadı, susmayacak!”, “Faşizme karşı omuz omuza!”, “Metin Feyzioğlu istifa!” sloganları da alanda yankılandı.
Miting alanında konuşma yapan İstanbul Barosu Başkanı Mehmet Durakoğlu şu ifadeleri kullandı:
“İstanbul Barosu için, Türk halkı için buradayız. Bu hepimizin hareketi. Bu işin seçimi yok, genel kurulu yok, irade ipoteği yok, yovu yok. Bugün hep birlikteyiz.
Bütün görüşlerin olduğu bir yerde şimdi biz ortak bir haykırışı dile getireceğiz. Bu toplantı ortak dilin, ortak aklın toplantısıdır. Bu ülkenin avukatları olarak, bize verilen teklifin evrensel hukuk kurallarına uygun olmadığını söyleyerek bir araya geldik.
80 baro bir araya geldik, iki kez deklerasyon yayınladık, çekin bu teklifi dedik. Bunlar değil bizim sorunlarımız dedik. Sorunlarımızı konuşalım, yasalaştıralım dedik. Ülkenin yargısının kurucu unsuru olan savunma olarak, sorunlarımız kapıdan içeri girerken başlıyor.
Kimisi ölüm orucunda avukatların. Yaşamlarını değil avukatlıklarını kaybedecekleri için direniyor avukatlar. Adil yargılanmak istiyorlar. Yaşamlarını değil avukatlıklarını kaybedecekleri için direniyorlar!
Siz siyaset yapıyorsunuz diyorlar. Siyaset yapmanın suç olduğu bir ülke söyler misiniz bana? Hukukçular siyaset konuşmasın istiyorlar, ölene kadar konuşacağız. Biz insan haklarına sahip çıkmak zorundayız. Hukukun üstünlüğünü gözetmek görevimiz. Buradan Ankara’ya söylüyorum. Susamaz barolar. Bunu bilmeli Ankara. Biz biat etmeyiz, eğilmeyiz.
2010 Referandumu’nda “Yapmayın, yargıyı FETÖ’ye teslim ediyorsunuz” dedik. “FETÖ diyemezsiniz, Hocaefendi” dediler. Bu da bir FETÖ projesidir! Yazın bunu bir kenara. Bu bir FETÖ projesidir. 2010 yılında referandum ile planlanan bir projedir.
Bu ülkenin dirence ihtiyacı var. Avukatlara ihtiyacı var. Şiddet kullanmadan, provokasyonlara pabuç bırakmadan en iyi sergileyen avukatlara ihtiyacı var.
TBMM’nin iradesine daima saygı göstereceğiz ama yasa yapma gücünü silah olarak kullanmaya kalkışanlara onun bir bumerang gibi geri döneceğini anlatacağız. Bunları hatırlatacağız onlara. Bu bizim demokratik hakkımız. Bu hakkımızı sonuna kadar kullanacağız. Bu teklifin evrensel hukuk formlarına, anayasaya aykırı olduğunu kanıtlayacağız çünkü bir avukatız.
Bu haber en son değiştirildi 30 Haziran 2020 17:20 17:20
Tutuklu İstanbul Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu ile birlikte, İstanbul Üniversitesi İşletme Fakültesi tarafından diploması iptal…
Aziz Çelik ve Zafer Aydın'ın hazırladıkları "Paşabahçe 1966, Gelenek Yaratan Grev" kitabı grevin 60. yılında…
Türkiye Komünist Hareketi (TKH) yayımladığı açıklamayla Emperyalist saldırganlığa karşı İran halkının yanında olduğunu belirterek ;…
Türkiye Komünist Hareketi (TKH) bir açıklama yayımlayarak haklarını almak için direniş ve grev başlatan Migros,…
İstanbul, Ankara,Muğla ve Yalova'da sürdürülen uyuşturucu operasyonları kapsamında bir çok kişi gözaltına alındı
Faşizmi yaratan sistemin kendisidir. Şiddeti de sistem üretir. Nazi soykırımından sonrakiler de sistem tarafından yaratılan…