Yargıtay üyesi: Darbe imasını içeren bildiriye karşı, hukuk sistemimizin ve demokrasimizin yanında olduğumu açık seçik belirtiyorum
AKP’li Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın, “Hukuk reformu için yoğun hazırlıklar yapacağız” sözleri günlerdir tartışılıyor. Baro başkanları, Cumhuriyet savcıları ve hukukçular Erdoğan’ın ‘hukuk reformu’ sözlerini, “Türkiye’de hukuk reformuna ihtiyaç yok. Hukuk devleti olalım yeter. Hâkimler eskiden vicdanı ile cüzdanı arasında sıkışmıştı. Şimdi ise vicdanı ile talimatlar arasına sıkıştı” diye değerlendirdi.
Sözcü’den Asuman Aranca’nın haberine göre, ‘reform’u değerlendiren hukukçuların görüşleri şöyle:
Ankara Barosu Başkanı Erinç Sağkan: “Yasal değişikliğe ihtiyaç yok. Biz gerçekten hukuk devleti istiyor muyuz? Bununla başlamamız gerek. Anlayışı değiştirmek, zaten reform anlamına gelecektir. Somut adım ancak HSK’nın yapısının değiştirilmesiyle olur. TBMM’de nitelikli çoğunlukla HSK üyelerinin seçilmesi sağlanırsa, yani HSK bağımsız kılınırsa, yargı bağımsızlığı adımı atılır. Yargıda reformu konuşacaksak önce adil yargılanma ilkesinin ihlali konuşulmalı. Bir diğer sorun, ifade ve basın özgürlüğüdür. Hukukun baskı aracı olarak kullanılmasıdır. Bizim en temel hak ve özgürlüklerimiz hem Anayasa hem kanun ve mevzuatla koruma altına alınmış durumdadır. Dolayısıyla yasal değişikliğe ihtiyaç yok.”
Eski İstanbul Barosu Başkanı Turgut Kazan: “Temel sorun siyasetin yargıya müdahale edebilmesidir. Reform, sözle olmaz. Cumhurbaşkanı bir kararname ile malınızı kamulaştırırsa, ortamda hukuk güvenliğinden söz edilemez. HSK, siyaset kurumu tarafından belirlendikçe, yargı güvenliği, hukuk güvenliği sağlanamaz. HSK ve Anayasa Mahkemesi gibi kurumlar bağımsız tarafsız hale getirilmedikçe sorun çözülemez. Eğer reform diyorlarsa, OHAL’de getirdikleri tahliye kararına itiraz yolunu kaldırsınlar.”
Eski Yargıtay Cumhuriyet Savcısı Ruşen Gültekin: “Yargı siyasallaştı. Bu sebeple bugün ‘Vicdanı ile talimatlar arasında sıkışan hakim’ var. Yargı reformu geçmişteki örnekleri gibi bir makyajdır. Bilinmelidir ki, Türkiye’de yargı reformu, sadece bağımsız, aklını kiraya vermemiş, adalete ulaşmak için hukuk talep eden, makam için talimat almayan gerçek hukukçularla yapılabilir. Bunun da ilk aşaması HSK’nın derhal yapısının değişmesi ve siyasetten arındırılmasıdır.”
Eski Cumhuriyet Savcısı Nadi Türkaslan: “Türkiye’de hukuki mevzuatın güncellenmesine hiç ihtiyaç yok. Sorun hakim ve savcının anlayışında. Hakim ve savcının bağımsızlığı ancak ve ancak HSK’nın bağımsız olmasıyla mümkündür. Hakim ve savcılar HSK’nın bağımsız olduğunu görürse hukuk içinde kalır. Aksi halde siyaset yargıyı alet olarak kullanır.”
CHP’li vekil Abdurrahman Tutdere: “Yargının düzelmesi için yargıya talimat vermekten vazgeçeceksiniz. Anayasa Mahkemesi kararlarını tanımayan yargıçlar olmayacak, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi kararlarını tanımayan yargıçlar olmayacak. Tahliye kararlarına rağmen tutuklamanın devamına karar verenler olmayacak.”
Gayrettepe'de 29 işçinin hayatını kaybettiği gece kulübü yangınına ilişkin davanın 14’üncü duruşmasında mahkeme, ailelerin yeni…
Birleşik Metal İş Sınıf Araştırmaları Merkezi (BİSAM) dört kişilik bir aile için açlık sınırının 34…
AKP Grup Başkanlığı, Bakanlara yazı gönderdi. Yazıda, AKP'nin grup toplantılarında Erdoğan'ın konuşması öncesi bakanların basın…
İyi Parti İstanbul Milletvekili Ersin Beyaz partisinden istifa etti. Beyaz, "Bundan sonra da aziz milletimize…
İran, Hürmüz Boğazı’ndaki geçişleri kontrol etmek ve ücretlendirmek amacıyla bir kurum oluşturulduğunu açıkladı.
AKP'li Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın başdanışmanı Mehmet Uçum, aylar sonra kaleme aldığı 'süreç' yazısında, MHP Lideri Bahçeli'nin…