Bora Çolakoğlu
Emin Alper’in son filmi ‘Kurak Günler’, prömiyerini gerçekleştirdiği festivallerde adından bolca söz ettirdi. Geçtiğimiz aylarda hem Cannes’da yönetmenin yaptığı konuşmayla hem de Kültür Bakanlığı ödeneği alan filmin senaryosunda yapımcının haberi olmaksızın ‘değişiklik’ olmasıyla gündeme oturdu. Peki içeriğinden bağımsız olarak da gündeme oturan bu film aslında ne anlatıyor?
Film sırasıyla dört bölümden oluşmakta: Ziyafet, Soruşturma, Yeni Gözaltılar ve Seçimler. Geniş portrede film; belediyedeki bir yolsuzluğu araştıran ve gözü korkutularak tayinini isteyen bir savcının yerine gelen Cumhuriyet Savcısı Emre’nin, neredeyse her bağımsız sinema filminde olduğu gibi, devlet ve hukuka bağlı idealist bir savcıyken mevcut düzenle karşı karşıya gelmesiyle açılıyor. Savcı Emre, belediye başkanının oğlu Avukat Şahin ve dişçi Kemal tarafından ziyaret edilir ve kendisinden bu süreci yavaşlatması istenir fakat idealist protagonistimiz buna tenezzül etmez.
Buradan anlaşılabilecek iki şey vardır. Yakın dönem Türkiye siyasetinin kendini tekrar ettiği ve solun güçlenmek yerine kan kaybettiği süreç, hiçbir zaman istenen sonucu vermeyecektir. Bu tablo, önümüzdeki seçim süreci düşünüldüğünde uzak değildir. Bugün bu doğrultuda adımlar atılmaktadır, Sosyalist Güç Birliği filmde portre edilen güncel kaosun önüne geçmek için örgütlenmektedir. Emin Alper bu filmde bir kurşun atmıştır, ama attığı taş ürküttüğü kuşa yetmez. Bugün filmlerin önemi ortadadır, ama yakın gelecekte gidişatın değişimi ise filmlerden değil, kararlılıktan ve daha önemlisi örgütlülükten geçer. Emin Alper bu filmini mücadeleye armağan etmiştir ama unutulmamalıdır ki sivil bir başkaldırı örgütlü bir cevabın yerini tutamaz. Film bir yönetmenin cephanesidir lakin tetiği ancak örgütlü bir toplum çekilebilir.
10 Temmuz'da yaşamını yitiren şair ve yazar Ahmet Telli için Ankara'da İnşaat Mühendisleri Odası'nın Necatibey…
Bir strateji düşünce kuruluşu işlevi gören SETA, AKP’nin ve devletin düşünce üretim merkezi işlevi görüyor.…
Sen diplomanı alırken, pankartını aç, mesajını ver, fotoğrafını çektirebilirsin! Diğer öğrencileri kendi protesto, mesaj verme…
2020 sonrasındaki dünyada askeri Keynesyenizmin devreye alınması, ekonomilerin militaristleştirilmesi ve yeni paylaşım mücadelelerinin ortaya çıkması…
NATO’nun dağılmasına dair tartışmalar bugün için ciddi bir önem taşımıyor. Ayrıca bu ittifak yarın dağılsa…
NATO Zirvesi’nin AKP iktidarı tarafındaki yankısı ise kendileri açısından tatmin edici görünüyor. AKP, kendi iktidarını…