7 Kasım’a karşılık gelen tarih, Rusya’nın o dönem kullandığı Jülyen takviminde 25 Ekim’i gösteriyordu. Rusya’dan başlayarak dünyayı sarsan en büyük işçi sınıfı devriminin adı bu nedenle Ekim Devrimi olarak tarihe geçti.
Parti Merkez Komitesi’nin oluşturduğu Devrimci Askeri Komite’nin emriyle 25 Ekim (7 Kasım) gecesi Aurora kruvazöründen başlatılan top atışları eşliğinde Kışlık Saray’a hücuma kalkan binlerce Bolşevik işçi ve asker çoktan ömrünü tamamlamış burjuva Geçici Hükümeti devirerek devlet iktidarını Sovyetlerin eline verdi.
Emperyalizmin 1914’ten itibaren yarattığı kan denizinin ufkundan, bugün bile dünya işçi sınıfının yolunu aydınlatan Ekim Devrimi’nin güneşi doğmuştu.
Bu büyük devrimin en önemli kazanımlarından biri de örgütlü gücün karanlığı ve sömürü düzenini alaşağı ederek aydınlık ve eşit bir toplumu kurabileceğini göstermiş olmasıdır. Bu kuruluşun temelinde de örgütlü bir toplumun inşası vardır. Emekçiler iktidardadır ve siyaset bir avuç zorbanın ve patronun elinden alınarak bütün topluma aittir artık.
Sovyetler Birliği ve sosyalizmin çözülüşü için büyük çaba sarf eden kapitalizmin insanlığa vadettiği şey savaş, ölüm, işgal, sömürü ve gericiliktir, karanlıktır. Başkaca da vadedeceği hiçbir şey yoktur. Bugün kapitalizmin-emperyalizmin barbarlığını iliklerine kadar yaşayan insanlığın kurtuluşu sadece ve sadece yeni Ekimlerle olacaktır.
Associated Press tarafından yapılan ankete göre ABD halkının %62'si Trump'ın başkanlık yetkisini aştığını ifade etti.
Yandaş medya tarafından günlerdir Ekrem İmamoğlu’na ait olduğu öne sürülen ve İstanbul Büyükşehir Belediyesi’ne yönelik…
Mart 2025’te TurkNet’e yapılan siber saldırıda çalınan müşteri verileri internete sızdırıldı. Paylaşılan dosyalar, şirketin açıkladığından…
DEM Parti Eş Genel Başkanı Tuncer Bakırhan, Suriye’de Kürtlerin güvenli bir ortamda yaşaması gerektiğini vurgulayarak…
Ankara'da 27 Ağustos 2025'te aracın çarpması sonucunda yaşamını yitiren Triatlet Berkan Kobal'ın duruşması 20 Ocak…
TÜSTAV’ın erişime açtığı TKP’nin Sesi Radyosu Arşivi’nde yer alan bu belge, Nâzım Hikmet’in 1923’te Türkiye…