Reklam
Kategoriler: Köşe Yazıları

Ronald-Donald döngüsü

Reklam

İnsanlarım, ah benim insanlarım,
Avrupalım, Amerikalım benim

Hele Asya’dakiler, Afrika’dakiler,

Yakın Doğu, Orta Doğu, Pasifik adaları
Ve benim memleketlilerim;
Yani bütün insanların yüzde yetmişinden çoğu,

Yalanla besliyorlar sizi…

Nazım Hikmet’in yetmiş beş yıl önce yazdığı “Ellerinize ve Yalana Dair” başlıklı şiirinden alıntıladığım dizeler hâlâ güncelliğini koruyor. Amerika’daki son başkanlık seçimleri bunun en somut kanıtı. Veba ile kolera arasında tercih yapmaya koşullanmış milyonlarca insan sözde özgür iradesiyle yine en iyi yalan söyleyen adaylardan birini seçti. Yetmiş beş yıl önce yalanı çoğaltan rotatifler, antenler vardı bugün de Elon Musk’ın X’i (Twitter) var.

Kapitalizm, üretip de çözemediği sorunların üzerini popülist liderlerin boş vaatleriyle örtüyor. Gerçekte halinden hoşnut olmayan çaresiz kalabalıklar, duymak istedikleri yalanlarla kandırılıyor. Trump ve benzerlerine özgü maçoluk, kabalık, gaddarlık gibi karakter özelliklerinden kaynaklanan üstenci tavır, çoğu insan tarafından özgüven olarak algılanıyor. Böylelikle seçmenler güçlü görünen adayın sorunlarını çözeceğine inanıyor.

Biden döneminde artan enflasyona ve derinleşen toplumsal krize karşın Ukrayna’ya verilen mali destek, Netanyahu’nun Biden’a yönelik aşağılayıcı tutumu ve özellikle büyüyen göç dalgası seçmende değişim arzusunu tetikleyen başlıca faktörler oldu. Sanırım göçmen karşıtı Amerikalılar, atalarının başka yerlerden geldiğini, yerli halkı katledip topraklarına el koyduklarını unuttu. Aksi halde Trump, milyonlarca destekçisini ülkeyi yabancılara karşı korumak zorunda olduklarına inandıramazdı!

Bu bağlamda yakın bir gelecekte ABD’de yaşayan tüm kırılgan kesimlere ve onları savunanlara yönelik şiddetin artacağını öngörebiliriz.

Bir başka garabet de sınıf bilincinden uzak kalabalıkların ultra zengin bir iş adamını yoksul babası gibi algılaması. Oysa Trump’ın sözlüğünde kamu yararı, halkın çıkarı gibi kavramlar yer almıyor. Ayrıca kimilerince barıştan yana olduğu ileri sürülen Trump, gerçekte güçten ve güçlüden yana olduğunu önceki yönetim döneminde çok kez gösterdi. Bundan sonra da gerek dışarıda, gerekse içeride barışın güçlü olan lehine tesis edilmesine çalışacak. Erdoğan’ın dostum diye söz ettiği Trump, nobranlığıyla bir çok lidere rol model olacağı için yakın gelecekte kapitalist dünyada zorbaların sayısı artabilir.

Öte yandan uluslararası örgütlere tepeden bakan Trump, özellikle işlevini yitirmeye yüz tutmuş BM’yi tümden oyun dışı bırakabilir. Bugünden sonra kapitalist dünyada diplomasi geleneğine aykırı biçimde liderler arası pazarlıklara dayanan bir dış politika anlayışı geçerli olacak gibi görünüyor. Örneğin Trump seçimi kazandıktan sonra Zelensky ile telefon görüşmesi yaptığı sırada yanında “kankası” Musk da varmış. Hatta telefonu kendisine uzatıp Zelensky ile konuşturmuş. Duruma bakınca Trump’ın üst düzey ilişkileri informal düzlemde yürüteceği anlaşılıyor.

Eylül ayında Yurtsever’de yayımladığım “Neofaşist küreselleşme” başlıklı yazının[1] ABD başkanlık seçimlerinden sonra daha anlamlı hale geldiği kanısındayım. 1980’lerin ilk yıllarında ABD, kapitalist dünya sahnesine neoliberal Ronald Reagan ile çıkmıştı, bugün ise neofaşist Donald Trump sahnede. Cumhuriyetçilerin adayı olarak seçilen bu isimler, sermaye düzenine özgü kriz döngüsünün iki farklı evresindeki siyasal iklimi simgeliyor.

Yeniden seçilen Trump’ın sansasyonel söylem ve eylemleriyle gündemin başköşesinde olması kimseyi şaşırtmamalı. Ne var ki zorbaların zırvalamalarına cevap yetiştirmek eğlenceli olsa da boş bir çaba. Bu tuzağa düşmeden kapitalizmin kronik kısır döngüsünü yalanla beslenen insanlara daha iyi anlatmak gerekiyor.

[1] https://yurtsever.org.tr/2024/neofasist-kuresellesme-534138/

Bu haber en son değiştirildi 14 Kasım 2024 10:54 10:54

Reklam

Önceki Haberler

TKH İstanbul İl Örgütü’nden sel felaketi sonrası ilk açıklama: İstanbul bunu hak etmiyor!

TKH İstanbul İl Örgütü'nden yapılan açıklamada "İstanbul'u bir felaketler şehri haline getiren bu anlayış emekçilere…

15 Ekim 2026 11:03

15 barodan Halk TV’ye kayyum atanamasına ortak tepki: Basın ve ifade özgürlüğüne doğrudan müdahale

Ağrı, Diyarbakır, Van ve Şanlıurfa’nın da aralarında bulunduğu 15 baro, Halk TV’ye yönelik uygulamaya ortak…

15 Ekim 2026 08:53

İstanbul Fatih’te su birikintisine basan 14 yaşındaki çocuk elektrik akımına kapılarak hayatını kaybetti

İstanbul'un Fatih ilçesinde bulunan Balat Çukurbostan Parkı'nda su birikintisine basıp elektrik akımına kapılan 14 yaşındaki…

15 Ekim 2026 08:33

Fon krizi sonrasında kabine ve bürokraside değişiklik iddiası

Fon işlemlerinden haksız kazanç sağlayan isimlerin ortaya çıkarılması gerektiğini savunan AKP kaynakları, Erdoğan'ın Devlet Denetleme…

15 Ekim 2026 08:26

Güney Kıbrıs Cumhurbaşkanı Hristodulidis Türkiye’ye geliyor

Güney Kıbrıs Cumhurbaşkanı Hristodulidis'in COP 31 zirvesine katılmak üzere Türkiye'ye geleceği ve etkinlikte bir konuşma…

14 Ekim 2026 18:16

Halk TV’nin sosyal medya hesaplarına da erişim engeli getirildi

Sabah saatlerinde kayyum atanan Halk TV’nin YouTube, X, Facebook, Instagram, TikTok ve Telegram hesapları hakkında…

14 Ekim 2026 18:10
Reklam