TMO’ya ait depolarda bir yılda tonlarca ürün kayboldu!

Sayıştay’ın denetimlerinin sonucunda Toprak Mahsülleri Ofisi'ne ait depolarda, bir yılda 552 ton ürün kaybının olduğunun ortaya çıktı.

TMO’ya ait depolarda bir yılda tonlarca ürün kayboldu!

Sayıştay raporuna göre 2022 yılında 552.471 kg ürüne ilişkin 3.138.758 TL tutarındaki 27 adet Toprak Mahsulleri Ofisi (TMO) deposunda yer alan ürünün kaydına dair saptamanın kurum tarafından başlatılmadığı ortaya çıktı.

CHP Niğde Milletvekili ve TBMM Tarım, Orman ve Köyişleri Komisyon Üyesi Ömer Fethi Gürer, TMO ile ilgili sorunları Sayıştay denetim raporları üzerinden yaptığı incelemeleri kamuoyuyla paylaştı. Finansman sorunu yaşadığı için üreticilere ürün karşılığı ödeme yapmakta geciken ve 3 yılda 20 kat borçlandığı ortaya çıkan TMO ile ilgili sorunları daha önce gündeme getiren Ömer Fethi Gürer, bu kez de kurumdaki ürün kayıplarına ilişkin Sayıştay raporları üzerinde eleştirilerini sıraladı.

Sayıştay raporuna göre teşekkül tarafından çeşitli depolarda yer alan tarım ürünlerindeki sayım noksanlıklarına ilişkin yapılması gereken incelemelerde eksiklikler bulunduğunun tespit edildiğini dikkat çeken Gürer, “Noksanlık ya da kıymet kayıplarının meydana gelişinde herhangi bir kasıt, kusur veya ihmal olup olmadığının dahi belirlenmediği Sayıştay denetim raporuna yansıması sorunun gereği gibi ele alınmadığını göstergesidir” dedi.

DEPOSUNDAKİ ÜRÜNE SAHİP ÇIKMAMIŞ

Deposundaki ürünlere sahip çıkamayan TMO’nun çiftçiye nasıl çıkacağının sorgulanması gerektiğini de ifade eden Ömer Fethi Gürer, “Sayıştay, kurumdaki ürün kayıplarını tespit etmiş ve bu konuda kasıt, kusur ya da ihmali olanların varlığının detaylıca araştırılması gerektiğini raporunda yer vermiştir. Bu süreç dahi doğru yönetilmediği görülmektedir. Kurum kayıplara rağmen bu konuda herhangi bir çalışma yapmadığı da ortadadır” ifadelerini kullandı.

Toprak Mahsülleri Ofisi’nin yine resmi verilere göre daha önce Konya’nın Çumra ilçesindeki TMO’ya ait bir depoyu satıp akabinde de aynı depoyu kiraladığı ortaya çıkmıştı. Kurumun yapısal sorunlarının bir an önce çözülmesi gerektiğini ifade eden Gürer süreci Meclis gündemine taşıdı.