Reklam
Kategoriler: Pusula 220

Ankara’nın taşına, İzmir’in dağlarına kar yağdı!

Reklam

MEHMET FETHİ GÜVEN

Eylül ayı başında Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş, AKP Genel Başkanı Tayyip Erdoğan ile bir görüşme gerçekleştirdi. Sonrasında gündemin Ankara olduğu yönünde bir açıklama yapıldı. İki hafta sonra ise Yavaş, CHP’den istifa etti ve beklenenin aksine Yeni Parti’ye geçmedi; bağımsız kalacağını ilan etti. Bu gelişmelerin yaşandığı dönemde İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı’nın AKP’ye geçeceği dedikoduları ayyuka çıkmıştı. Beklenen oldu: Haziran ayında CHP’den istifa eden Cemil Tugay, AKP grup toplantısında Erdoğan’ın kendisine parti rozeti takmasıyla AKP’ye katıldı. Bu gelişmeleri Türkiye burjuva siyasetinin neredeyse gelenekselleşen milletvekili ve belediye başkanı transferlerinden biri olarak okumak biraz saflık olacaktır. İçinde bulunduğumuz dönemde bu okuma bizi gerçek bir sonuca götürmeyecektir. Bu konuya tekrar dönmek üzere filmi biraz başa saralım.

ÖZEL’İN YEREL SEÇİM BAŞARISI

Mayıs 2023’te Kemal Kılıçdaroğlu Cumhurbaşkanlığı seçimini kaybetti ve bu yenilginin sonrasında Özgür Özel, Kasım 2023’te CHP genel başkanlığına seçildi. Bunun ardından Mart 2024’te yapılan yerel seçimlerde CHP, birçok belediye başkanlığını kazanıp birinci parti konumuna yerleşti. Bu seçim başarısının ardından esen hava, kaybedilen seçimlerin yerine konulacaktı. Hatta bir erken seçimle iktidar alınacak ve Erdoğan devrilecekti. Ancak süreç tam olarak böyle işlemedi. İlk olarak Özel bir el uzattı ve muhalefet tarzının değişeceğini ilan etti. Daha uzlaşmacı bir muhalefet sinyali verildi. Bunun adını da “yapıcı ve etkin muhalefet” olarak koydu. Aynı Kılıçdaroğlu’nun genel başkan olduğunda yaptığına benzer bir şekilde helalleşme çağrısıydı. Gelir gelmez yaptığı bu çağrı iktidar çevresinde olumlu bir karşılık buldu ancak bu olumlu hava, AKP’nin önce muhalefetin elindeki belediyeleri mali olarak sıkıştırması ile bozulmaya başladı. Burjuva siyasetinin rant kapısı, hatta genel olarak siyasetin mali kaynağı olarak görünen belediyelerin AKP’nin elinden gitmesi iktidarın hiç hoşuna gitmemişti. Mali operasyonlarla muhalefet partilerinin elindeki belediyelerin vergi, SGK vb. borçlarının acilen tahsil edilmesi yoluna gidildi. Bu, sürecin ilk adımıydı ve çok ciddi bir tepki ile karşılaşılmadı. AKP belediyelerine benzer bir sürecin işletilmediği cılız bir şekilde söylendi ancak güçlü bir itiraz gelmedi. Bunun ardından AKP ikinci adımı attı ve Esenyurt Belediye Başkanı Ahmet Özer, Ekim 2024’te tutuklandı. Tutuklamayla birlikte belediyeye kayyum atandı. Özel de programlarını iptal ederek partiyi Esenyurt’ta topladı; “kolektif direniş” çağrısı yaptı. “Yapıcı ve etkin muhalefet” sona ermek zorunda kaldı.

Ancak tabii bununla bitmedi. Bu tutuklamanın ardından İmamoğlu’nun da benzer bir süreç yaşayacağı dedikoduları dolaşmaya başladı. Muhalefet, “O kadarını da yapamazlar.” deyip kulak üstüne yatmaya başladı. Sonrasında beklenen oldu ve 19 Mart 2025’te İmamoğlu tutuklandı. Ardından siyasi bir kampanya ile dört gün içinde CHP, İmamoğlu’nu 15 milyon oyla cumhurbaşkanı adayı ilan etti. “19 Mart süreci” diyebileceğimiz bir süreç başladı. Kitlesel tepkiler büyümeye başladı ve CHP yönetimi bu dalgayı soğurmak için adım atmaya başladı. Eylemleri bitirmek için yapılan çağrılar, eylemcileri polis ile baş başa bırakma hamleleri gelmeye başladı. Sokaktaki muhalefet için çok hareketli görünen, gün aşırı eylem yapan CHP, yavaş yavaş tepkileri dindirme yoluna gitmeye başladı. Ancak bu geri çekilme, AKP’nin yeni adımlar atmasını engellemedi.

AKP, yolsuzluk meselesinde kendini aklamak ya da bu durumu reddetmek yerine CHP belediyelerine operasyonlar yapmaya başladı. Sanki “Yok birbirimizden farkımız.” vurgusunu yapmak için adımlar atıldı ve gün geçtikçe bu adımlar hızlandırıldı.

BİR OY AKP’YE, BİR OY BUTLANA

AKP’nin belediye operasyonları devam ederken kurultay davası ve buna bağlı butlan kararı ile CHP’ye Kılıçdaroğlu genel başkan olarak atandı. Yeni Parti kuruldu. Bu kuruluşun önemli bir dayanağı yerel seçim başarısıydı. Yerel seçimlerden birinci çıkan parti şimdi de iktidar yürüyüşünü başlatacaktı. Tekrardan genel tepkiyi soğuran mitingler başladı. Tepkilerin büyüdüğü yerde bir “yetkili” çıkıp eylemleri bitirmeye başladı.

Bu sırada yeni bir dönem de açılmıştı. Öncelikle birtakım yolsuzluklar ya da belediye başkanlarının ailelerinin karıştığı akçeli işlerin üzerine gidilmesiyle bazı belediye başkanları AKP’ye geçmeye başladı. Aydın’dan Özlem Çerçioğlu ve Afyonkarahisar’dan Burcu Köksal, CHP’den AKP’ye geçti. Bu geçişlerin sayısı bir iki belediye ile kalmadı; birçok belediye CHP’den AKP’ye geçti.

İzmir Büyükşehir Cemil Tugay
Aydın Büyükşehir Özlem Çerçioğlu
Afyonkarahisar Burcu Köksal
Ankara – Keçiören Mesut Özarslan
Ankara – Gölbaşı Yakup Odabaşı
Ankara – Haymana Levent Koç
Ankara – Kahramankazan Selim Çırpanoğlu
İstanbul – Tuzla Eren Ali Bingöl
İstanbul – Çekmeköy Orhan Çerkez
İzmir – Foça Saniye Bora Fıçı
İzmir – Çiğli Onur Emrah Yıldız
Tekirdağ – Çerkezköy Vahap Akay
Tekirdağ – Hayrabolu Tuncer Başoğlu
Edirne – Keşan Mehmet Özcan
Balıkesir – Marmara Aydın Dinçer
Antalya – Elmalı Halil Öztürk
İstanbul – Beykoz Özlem Vural Gürzel
İstanbul – Şile Sacit Terzi
Aydın – Söke Mustafa İberya Arıkan
Aydın – Yenipazar Malik Ercan
Aydın – Sultanhisar Osman Yıldırımkaya
Gaziantep – Şehitkamil Umut Yılmaz
Gaziantep – Karkamış Mustafa Güzel
Yalova – Altınova Yasemin Fazlaca
Antalya – Aksu İsa Yıldırım
Antalya – Serik Kadir Kumbul
Konya – Seydişehir Hasan Ustaoğlu
Ardahan – Göle Gökhan Budak
Batman – Hasankeyf Hamit Tutuş
Afyonkarahisar – Dinar Veysel Topçu
Şırnak – Karalar Hasan Turgut
Çorum – Aştağul Şenol Öncül

Bu geçişlerin olamadığı yerlerde ise belediye başkanları tutuklandı ve belediye meclisi transferleri ile belediyeler el değiştirdi. Muhalefete verilen oylar, başkanlık seçiminde döndü dolaştı, CHP’nin başına bir AKP memuru atanması ile sonuçlandı. Yerel seçimlerde verilen oylar ise CHP’nin aday seçim stratejisinin bir parçası olan sağcı adayların AKP’ye geçmesi ile sonuçlandı. AKP’ye geçen belediye başkanlarının AKP’de hiç sırıtmıyor oluşu bundandır.

AKP’NİN STRATEJİSİ

Ancak AKP’nin daha sıkı bir vuruşa hazırlandığı bir gerçek. İzmir Belediye Başkanı’nın AKP’ye geçişi, AKP’nin iktidarı boyunca düşüremediği İzmir’i bir transfer ile düşürmesi ve bunu “İzmir Marşı”nı fon müziği yapıp duyurması, muhalif bloğun direncini kırma hamlesiydi. Son üç yılda AKP önce “Farkımız yok.” dedi, sonrasında belediye başkanlarına operasyon yaptı ya da belediye başkanlarını transfer etti.

Bu hamleler, muhalefeti yılgınlığa sevk etmek için planlı adımlardı ve devamı gelecek. Ancak bu stratejik hamlelere karşı düzen muhalefeti ısrarla AKP’nin çizdiği oyun alanından çıkmıyor. Her hamle öncesi “Bu kadarı yapılamaz.” deniyor ama buna karşı bir önlem alınamıyor. Çünkü düzen muhalefeti, doğası gereği düzenin sınırlarına çarpıp duruyor.

İki çift laf da düzen dışı muhalefete etmek gerekiyor. Bu sürecin en başında Kılıçdaroğlu’nu desteklemekten tutun da İzmir, İstanbul, Ankara ve Hatay gibi illerde CHP karşısına sol/sosyalist aday çıkarmama stratejisi ile devam eden sol da bu duvara çarpmış oldu. Şimdilerde bu operasyonlara karşı yapılan eylemlerde yer alan sol/sosyalist parti ve örgütler, Yeni Partili bir “yetkili” tarafından yapılan “Eylemi bitirin.” çağrısı ile eve dönmek zorunda kalıyor.
Bu karanlık tablodan çıkış var mı? Sosyalistler için var ama kolay bir yol da değil. Yukarıda anlattığımız bütün sürecin dağıtıcı etkisini aşmak, kurtarıcı beklemekten vazgeçmekten ve bu umutsuz kalmış insanlara zor ama kurtarıcı yolu işaret etmekten geçiyor.

Müteahhit, ilkesiz ve patron adaylardan vazgeçmek, yüzleri sosyalizm propagandasına çevirmek gerekiyor. CHP’nin İmamoğlu’nu aday göstermek için topladığı 15 milyon oyun, 2013’teki Gezi protestolarında sokağa çıkan insan sayısına yakın olması asla bir tesadüf değildir.

Bu haber en son değiştirildi 19 Ekim 2026 11:26 11:26

Reklam

Önceki Haberler

Her şey “Yeni Rejim” içinmiş; Bir tasfiyecinin hikayesi: Kılıçdaroğlu

Hikâyenin sonunda ise CHP’de “arınma” siyaseti ile yönetimi devralan bir Kılıçdaroğlu portresi ile karşı karşıyayız.…

19 Ekim 2026 11:18

Bir kez daha: Düzen muhalefeti çözülürken…

Düzen muhalefetinin siyasi pratiği bugün bir “dilek ve temenni” faaliyetine dönüşmüş durumda. AKP’den yanlış yapmamasını…

19 Ekim 2026 11:04

“Tatava yapma, bas geç” diyenlere: Oylarınız AKP’ye gitmedi mi?

“Sosyalistlere verilen oy boşa gidecek” diyerek oylar düzen muhalefetine atıldı. Ama görüldü ki oylar boşa…

19 Ekim 2026 10:58

Muhalefet ve sefalet

AKP’nin yargı ve polis sopasıyla muhalefete yönelik operasyonlarına dönük ne dediğimiz belli. Ancak CHP ve…

19 Ekim 2026 10:51

İstanbul’daki sel felaketinde can kaybı 6’ya yükseldi

İstanbul’da etkili olan sağanağın ardından meydana gelen selde kaybolan Haşim Ciritlioğlu’nun cansız bedeni Ayvansaray Vapur…

19 Ekim 2026 10:41

MHP’li Harran Belediye Başkanı kendisine 63 odalı malikane yaptırmış

Şanlıurfa'nın Harran Belediye Başkanı MHP Genel Merkezi'ne şikayet edildi. Kendisine 63 odalı malikane yaptırdığı konuşulan…

19 Ekim 2026 10:20
Reklam