Bakan Gürlek'ten İBB davasında ek iddianame hazırlığı
Adalet Bakanı Akın Gürlek İstanbul Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu’nun da aralarında bulunduğu 414 kişinin yargılandığı İBB davasına ilişkin ek iddianame hazırlığının sinyalini verdi.
Adalet Bakanı Akın Gürlek, “İBB ile ilgili ek iddianameye konu olabilecek yeni delil, rapor ve hukuki değerlendirmeler üzerinde çalışmalar yürütülüyor” dedi.
Adalet Bakanı Akın Gürlek, Çağlayan’da bulunan İstanbul Adalet Sarayı’nda görev yapan adliye muhabirleri ile Adalet Bakanlığında bir araya geldi. Gürlek, muhabirlerin gündeme ilişkin sorularını yanıtladı.
İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu ve avukatların, “İnsanlar aileleriyle tehdit edildi, baskı yapıldı, tutuklamayla korkutuldu ve bu nedenle savcılıkta ifade verdiler; mahkemede bu ifadelerinden dönecekler” şeklindeki ifadelerini hatırlatan Gürlek, “Bir kişinin ifadesi avukatı huzurunda alınıyor, kişi beyanını okuyor ve ardından imzalıyor. Dosya artık kovuşturma aşamasında. Bundan sonra delillerin değerlendirilmesi, tanık beyanlarının güvenilirliği ve sanıkların hukuki durumuyla ilgili nihai takdir mahkemeye aittir. Bu yargılamanın ne zaman tamamlanacağını benim söylemem mümkün değil. Sürecin takvimi ve verilecek karar tamamen mahkemenin yetkisinde. İBB ile ilgili, yargılamaya konu olan dosyanın dışında Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen başka soruşturma süreçleri de bulunuyor. Ek iddianameye konu olabilecek yeni delil, rapor ve hukuki değerlendirmeler üzerinde çalışmalar yürütülüyor. Yeni bazı ihale raporları söz konusu olduğu belirtiliyor. Dolayısıyla devam eden bir soruşturma süreci de bulunuyor” dedi.
DAVUTOĞLU VE GÖKÇEK SORUŞTURMALARI: DELİLLER EŞLİĞİNDE İLERLEYECEK
Ahmet Davutoğlu ve Melih Gökçek’le ilgili yürütülen soruşturmalara da değinen Gürlek, şu ifadeleri kullandı: “Ahmet Davutoğlu ile ilgili Cumhurbaşkanı’na hakaret iddiası nedeniyle bir soruşturma başlatıldı. Söz konusu video 2021 yılına ait. Ben 37. Ağır Ceza Mahkemesi Başkanı olduğum dönemde Canan Kaftancıoğlu hakkında yıllar önce atılmış tweet’lerin konu edildiği bir yargılama da yapılmıştı. Burada hukuken bakılması gereken iki temel husus var: Birincisi suçun unsurlarının oluşup oluşmadığı, ikincisi ise zamanaşımı. Cumhurbaşkanı’na hakaret suçu bakımından burada zamanaşımı süresinin dolmadığı değerlendiriliyor. ‘O video o tarihte vardı, neden o zaman işlem yapılmadı da şimdi yapıldı?’ denilebilir. Bir soruşturmanın hangi tarihte başlamış olması tek başına hukuka aykırılık anlamına gelmez. Bir ihbar, CİMER başvurusu veya şikâyet üzerine savcılık önüne gelen iddiayı hukuken değerlendirebilir. Suçun oluşup oluşmadığına ve zamanaşımına ilişkin değerlendirmeyi de soruşturmayı yürüten savcılık yapar. Melih Gökçek ve oğullarıyla ilgili konu da kamuoyunda uzun süre tartışıldı. Şikayet ve başvurular yapıldı. Cumhuriyet Başsavcılığı da kendisine ulaşan ihbar ve şikayetleri hukuken değerlendirdi, soruşturma başlattı ve bazı ifadeler aldı. Bundan sonraki süreç de deliller çerçevesinde savcılığın takdirinde ilerleyecek.”

