Nur Mektebi İlim ve Kültür Derneği'nin başkanı fon dolandırıcılığı gerekçesiyle tutuklandı

İstanbul'daki sermaye piyasası dolandırıcılığı soruşturmasında Uğur Akkafa ve Serdar Turhan'ın gözaltına alınmasının ardından "Nurcular" tartışması başladı.

Nur Mektebi İlim ve Kültür Derneği'nin başkanı fon dolandırıcılığı gerekçesiyle tutuklandı

İstanbul’da sermaye piyasalarında yürütülen piyasa dolandırıcılığı soruşturması çerçevesinde yapılan gözaltılar, basın ve kamuoyunda yeni bir tartışmanın fitilini ateşledi.

Aydınlık gazetesinde yer alan haberde, Pusula Holding ve Katılımevim AŞ Yönetim Kurulu Başkanı Serdar Turhan ile Nur Mektebi İlim ve Kültür Derneği’nin başındaki Uğur Akkafa’nın gözaltına alındığı iddia edildi. Haberde, gözaltına alınan bu isimlerin Nur cemaati ile yakın ilişkileri bulunduğu, lüks merkezlerde faaliyet yürüten yapıların mali kaynaklarının ve FETÖ bağlantılarının incelemeye alınacağı öne sürüldü.

Aydınlık’ın iddiasına göre MASAK raporlarında, Serdar Turhan ve Pusula Portföy Yönetim Kurulu Başkanı Muhammed Yarız’ın hesaplarından İsviçre’deki bir bankaya toplamda yaklaşık 4,1 milyar liralık para transferi gerçekleştirildiği ve bu işlemlerin yatırımcıların para çekme taleplerini karşılayamadığı dönemin hemen öncesinde yapıldığı belirtildi. Ayrıca haberde, Sözler Köşkü, Hayalhanem ve Maksat 114 gibi gençlik yapılanmalarının da bu ağla bağlantılı olduğu iddia edildi.

YENİ ASYA YAZARI: SUÇ VE CEZA ŞAHSİDİR

Aydınlık gazetesinin haberine yanıt, Yeni Asya gazetesi yazarı Ahmet Battal’dan geldi. Battal, “Piyasa dolandırıcılığına ‘Nurcu’ları sokuşturanlar” başlıklı yazısında, soruşturma üzerinden tüm camianın hedef alındığını belirtti.

Yazısında gözaltına alınan şahısları kişisel olarak tanımadığını ve suçlamaların henüz kesinleşmiş bir hükme dayanmadığını ileri süren Battal, ceza hukukunun temel ilkelerine dikkat çekti. Suç ve cezanın şahsi olduğunu ifade eden Battal, geçici deliller ve iddialar üzerinden bir dini grubun veya Risale-i Nur hizmetlerinin topyekün karalanmaya çalışıldığını savundu.

Cemaat yapılarının suç işlemek amacıyla kurulamayacağını öne süren Yeni Asya yazarı, şahısların işlediği iddia edilen kusur veya suçların camianın tamamına mal edilmesinin adalet ilkesiyle bağdaşmadığını ifade etti.