Öğretmenler MEB önünden taleplerini dile getirdi: Verilen sözler tutulsun
Mülakat mağduru öğretmenler ve özel sektör öğretmenleri atama ve özlük haklarına, taban maaş miktarları ve güvencesiz çalışma koşullarına dikkat çekmek için Milli Eğitim Bakanlığı önünde basın açıklaması düzenledi.
Evrensel’de yer alan habere göre Mülakat Mağduru Öğretmenler Platformu ve Özel Sektör Öğretmenleri Sendikası adına konuşan Fatmanur Taşkın, “Buradan, kazanacağımızı bildiğimiz direniş sürecimizin ilk adımını ilan ediyoruz: Hakları yenilen ve verilen sözlerin karşılığını alamayan iki mücadelenin öznesi olarak şayet Özel Sektör Öğretmenleri Sendikasına somut karşılıkları olması koşuluyla verilen toplantı sözü ile 1611 mülakat mağduru öğretmene verilen atama sözü tutulmazsa, 14 Haziran’da Ankara’ya kitlesel olarak ve haklarını kazanmadan dönmeyecek şekilde geleceğiz” dedi.
2023 yılında yapılan KPSS’de dereceye girmelerine rağmen mülakatlardaki adaletsizlikler yüzünden 1611 öğretmenin atanma hakkının ellerinden alındığını vurgulayan Taşkın, “Biz, Özel Sektör Öğretmenleri Sendikası olarak; özel öğretim kurumlarında emeği sömürülen, aşağılanan, mesleği itibarsızlaştırılan, ucuz iş gücü deposu olarak görülen öğretmenlerin emek, haysiyet, insanca yaşam ve öğretmenlik mesleğini hakkıyla yaşatma mücadelesini kazanmak için beş senedir amasız, fakatsız her şeyini ortaya koyarak mücadele veriyoruz. Taban maaş kanunu tekrar gelsin, süresiz sözleşmelerle çalışalım, eğitim iş koluna alınalım ve kamudaki meslektaşlarımızla özlük haklarında eşitlenip mesleki itibarımızı geri kazanalım istiyoruz” dedi.
Sorunların çözümü noktasında daha önce yetkili makamlardan görüşme taleplerinin karşılanmadığını belirten Taşkın, “Özel sektör öğretmenlerine “Sorunlarınıza karşılık somut önerilerin toplantısını yapalım” diyen Çalışma Genel Müdürlüğü ve Milli Eğitim Komisyonu Başkanlığı oldu. Sendikamıza, Çalışma Genel Müdürlüğü tarafından 31 Temmuz 2025 tarihli bir toplantı daveti yapıldı. Ancak bu toplantı önce Kamu Çerçeve Protokolü yoğunlukları, sonra da MESS süreci yoğunlukları gerekçe gösterilerek ertelendi. Üzerinden neredeyse bir sene geçmesine ve defalarca kez kurmaya çalıştığımız temaslara rağmen bir daha herhangi bir dönüş almadık. Özel sektör öğretmenlerine verilen devlet sözü tutulmadı. 1611 mülakat mağduru öğretmen, haklarını almak için gitmedik makam bırakmadı. Türkiye Büyük Millet Meclisi, her partinin milletvekilleri, siyasi partiler, sendikalar… 1611 öğretmene bu görüşmelerde verilen cevaplar, ‘Biz size hak veriyoruz, hakkınızı almanızı da istiyoruz ama Bakanlık ve Bakan istemiyor’ şeklinde oldu” ifadelerini kullandı.
AKP oylarıyla mülakat mağduru öğretmenlerin sorunlarına ilişkin reddedilen kanun teklifini hatırlatan Taşkın, “Ancak aradan geçen zamanda bu kez de AK Parti yönetiminin, 1611 öğretmene “Size hakkınızı verirsek herkes ister” diyerek kanun teklifini reddettiği görüldü. Sonuç olarak mülakat mağduru öğretmenlere verilen söz de tutulmadı. Makamların şahsi kaprisleri veya siyasi hesapları uğruna, devlet kurumlarının güvenirliği zedelenmekte, liyakat ve devletin itibarı ayaklar altına alınmaktadır” dedi.
Taşkın, “Eğitimin piyasalaşmasına açılan alan, özel sektör öğretmenlerinin insanca koşullarda ve itibarlı şekilde çalışmalarına açılmadı. Patronlar servetini büyütüp holdingleşirken, öğretmenler aile evine dönmeye, daha küçük ve güvensiz evlere geçmeye, ek işlerde çalışmaya ya da mesleği bırakmaya başladı. Atama sorunlarının bedelini, mülakatlarda hakkı yenen öğretmenler ödedi. Atanma hakkını kazanmış öğretmenler işsiz kaldılar; ya ücretli öğretmenlik yapıp kölelik koşullarında çalışmaya ya da başka meslekler yapmaya zorlandılar” diyerek 1611 mülakat mağdurur öğretmene verilen atama sözü tutulmadığı takdirde 14 Haziran’da kitlesel olarak tekrar gelineceğini duyurdu.
Bakanlığa ve Meclis’e seslenen Taşkın, şu taleplerde bulundu:
Açıklamanın ardından konuşan Özel Sektör Öğretmenleri Sendikası Örgütlenme Sekreteri Hüseyin Aksoy ise, “Biz bir eğitim mücadelesi veriyoruz. Mücadelenin temelinde yatan sıkıntı şu: Memlekette öğretmen sayısı kontrolsüzce yıllar içinde arttırıldı. Özel sektör palazlandırıldı. İstanbul’da özel okul sayısı devlet okulu sayısını geçmiş durumda. 50 yıllık bir yasa, taban maaş yasası kaldırıldı. Bunların toplamında sonuç şu oldu: öğretmenin alacağı maaş patronun vicdanına kaldı. Eğer bir kişi Milli Eğitim Bakanı ise ‘Bu sermayeyle işçi arasındadır. Ben bu meseleye karışamam’ diyemez.Yapılacak şey belli. Taban maaş yasası geri getirilsin” dedi.
Basın açıklamasının sonunda, mağdur öğretmenlerin aileleri de talepleri yineledi.
TBMM’de konuşan Murat Emir, Üsküdar Belediyesi’nde 5 Eylül’de yenilenecek başkanvekilliği seçimi öncesi baskı yapıldığını öne…
Fethiye İlçe Milli Eğitim Müdürü Faruk Kaya’nın makam aracını eşinin şahsi işleri için kullandırdığı iddiaları…
Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı, Ahmet Davutoğlu hakkında 'Cumhurbaşkanına hakaret' suçlamasıyla soruşturma başlatıldığını açıkladı.
Üsküdar'da Belediye Başkanı Sinem Dedetaş'ın tutuklanarak görevden alınmasının ardından yapılan ve CHP'li Sibel Tan Çetinkaya'nın…
İdris-i Bitlisi ittifakı ve Sünni-tarihsel referansların tam da Ortadoğu’da bölgesel fay hatlarının hareketlendiği bir dönemde…
Kürt siyaseti bu toplumsal formasyona göre yeniden şekillenecektir. Siyasi ve ekonomik entegrasyon sonucunda, toplumsal öncülükteki…