Yalan ve Propaganda: Melih Altınok

Sabah sabah yazarları okurken iktidarın borazanı Sabah gazetesine bakmadan geçmek olmuyor. Köşe yazarlarına bakarken sinirlerinizi zıplatacak kalemlerin bir kısmının burada toplanmış olması hiç şaşırtıcı değil. Yalnız Melih Altınok’a ayrı bir ilgim var saklamamak gerekiyor. Değişerek gelişmenin büyük Ustası Ertuğrul Özkök hiç değilse nerede durabileceğini bildi, bu arkadaşımız ise Birgün gazetesinde başlayan macerası, Taraf gazetesi sonrasında... View Article

Sabah sabah yazarları okurken iktidarın borazanı Sabah gazetesine bakmadan geçmek olmuyor.

Köşe yazarlarına bakarken sinirlerinizi zıplatacak kalemlerin bir kısmının burada toplanmış olması hiç şaşırtıcı değil. Yalnız Melih Altınok’a ayrı bir ilgim var saklamamak gerekiyor. Değişerek gelişmenin büyük Ustası Ertuğrul Özkök hiç değilse nerede durabileceğini bildi, bu arkadaşımız ise Birgün gazetesinde başlayan macerası, Taraf gazetesi sonrasında pek takip edemesem de Sabah’ta son bulmuş durumda. İnsan hayret ediyor bu değişime Gregor Samsa bile imrenerek bakacaktır emin olun.

Yazı esasında merkez sağın yıllardır bu ülkede propaganda yaparken temel aldığı kavramları merkeze alıyor. Bu açıdan yeni hiçbir şey yok 60 yıllık müktesebat hep aynı konu başlıklarına kilitleniyor.

“İstanbul’daki 3. Havaalanı projesi için “acelecilik” manşeti atan Hürriyet’i dinleyelim mesela. Devlet bütçesinden 1 kuruş çıkmadan yapılan bu inşaatı durduralım. Almanya yegâne aktarma merkezi pozisyonunu muhafaza etsin, Türkiye avucunu yalasın.”

Melih Altınok yazıyı yazarken en büyük projeden başlamadan olmaz demiş. 3. Havaalanı için devlet bütçesinden bir kuruş çıkmamış(!) insan hayretle okuyor, yalan bu kadar olur. Yap, işlet, devret modeliyle havuz sermayesine verilen havalimanı inşa ve işletmesi, kredi bulamayınca hazine buna garantör oldu, nedense bunu unutuyor. Yetinmiyor yazarımız “Her gün binlerce yeni aracın yola çıktığı 20 milyonluk İstanbul’un boğazına yapılan ve sadece 500 metresi kalan 3. köprü projesini iptal edelim.” diyenlere kızıyor. Bir de 500 metresi kalmış köprünün yıkalım diyenlere milli servet düşmanıdır demeye getiriyor. Yahu 3. Köprüye neden karşı çıkıldığı belli, kentin trafiğini içinden çıkılamaz hale getireceği ve İstanbul’un kentsel yapısını çökerteceği için karşı çıkıyoruz. Meselenin toplu ulaşım ile çözülmesi gerektiğini söylüyoruz. Mesela mühendis odaları öyle demiyormuş “Geçen gün Kabataş’taki metro inşaatını protesto eden TMMOB’la omuz omuza verip, yapılmış olanları da kapatırız”.  Pes artık yalanın bu kadarı demekten başka bir şey kalmıyor.

Hafiften bir “Millicilik” seziyoruz yazısında ne de olsa Reis bu aralar her şeyin millisinin peşinde. Milletvekili bile milli olacak Saab çalıntısı milli otomobil gibi, daha üretilmeden Azerbaycan’dan 40 tane sipariş alan milli uçak gibi, ya da milli geminin en muhteşemi uçak gemisi gibi (bu arada  Çin uçak gemisi yapamadığından Ukrayna’dan eski bir uçak gemisi almıştı hatırlatayım). Erbakan herhalde bunları duysa mezarında ters dönerdi, “Millicilik” fikri bunlara mı kaldı diye.

Yazının hepsine cevap vermeye gerek yok sanırım sadece sağcılığın-gericiliğin bu ülkede kendini iş yapan eleştirilir, konumunda tutmasına cevap vermek gerekiyor. Bunu yaptığımız sürede yalanları dökülecek ve gerçek ortaya çıkacaktır.

Yazının orijinali http://www.sabah.com.tr/yazarlar/melihaltinok/2015/10/17/tamam-olmazsa-onu-oyle-yapariz