Kemal Kılıçdaroğlu’nun Gandhi lakabına uygun olarak Tuz Yürüyüşü’ne nazire yapan Adalet Yürüyüşü’ne karşı Recep Tayyip Erdoğan, Binali Yıldırım ve AKP’lilerden “Adalet sokakta aranmaz”dan, “Yargı yarın sizi de davet ederse şaşmayın”a uzanan karşılıklar geldi.
Türkiye’nin adalet sicili şehirden şehre gezdirilen, bitmeyen zaman aşımına uğrayan davalar, öldürülen, işkenceye uğrayan ama hesabı sorulamayan gençler, katledilen savcılar, aydınlar, sanatçılardan yana hayli kabarık.
Diğer yandan son on yıla damgasını vuran gerçekliğimiz ise AKP’nin elinde yeni bir rejimin inşası için alanı düzleyen, şekillendiren, yeniden biçimlendiren hukuk.
Tüm bu çarpıklık içinde Türkiye’de adalet arayışı nerede yapılacak?
PUSULA bölümünde bu hafta dosya konumuz adalet mücadelesinin ülkemizdeki politik karşılıklarının irdelenmesine odaklanıyor. “Adaleti nerede arayacağız?” dosya başlığının altında “Adalet: Sadece duvarda mı kalacak?”, “AKP düzeninde araç olan hukuk”, “Yargının bitmeyen davaları: Adalet beklerken geçen yıllar” ve “Adalet (mi?)” başlıklı yazılar yer alıyor.
Bu haber en son değiştirildi 5 Eylül 2017 19:27 19:27
Çünkü, birçok mağduriyetler yaratan hukuksuzluk ve adaletsizliklerin ortada olduğu bir durumda Adalet Bakanlığı’nın varlığı bile…
Bu haftaki pusulamızda tek adam rejimi ile saltanat ilişkisini ele aldık. 1 Kasım 1922, saltanatın…
Söz konusu olan; millete saltanatını, egemenliğini bırakacak mıyız, bırakmayacak mıyız? Meselesi değildir. Mesele zaten olupbitti…
Anayasa tartışmalarının ekseni "demokrasi", "barış", "milli egemenlik" gibi soyut ama kullanışlı hedeflerin etrafında şekillenemez. Ortada…
Türkiye de siyasal tartışmaların merkezinde uzun bir süre seçilmişlerin sınırsız yetkisi ile atanmışların vesayeti konusu…
Türkiye’de de 1919, 1923 ve sonrasındaki devrimci hamleler tarihsel gerçekliği içerisinde anlamlandırılarak, ileriye doğru bir…