24 Haziran korsan seçimlerinin sıkışık takvimi ilerledikçe her şey daha da açığa çıkıyor bir bir.
Düzen cephesinde AKP- MHP ittifakı zaten seneler önce kurulmuşken, güya bunun karşısında yer alan 2. sağcı cephe de kurulmuş oldu.
CHP’nin korsan seçim kararı açıklanır açıklanmaz yaptığı “hazırız” söyleminden kastettiğinin ne olduğu şimdi daha da iyi anlaşılmış olmalı.
Seçime ruhunu veren başkanlık seçimleri olmakla birlikte parlamento seçimleri için kurulan ittifakların, seçimi kazanma taktiklerinden ya da sıfır baraj söylemlerinden daha başka anlam taşıdığını daha yakından bakarak görebiliriz.
İlki, bu sağ ittifaka elinde tuzlukla koşanlar bir dursun. AKP’nin ancak bu adımlarla yenilebileceğini düşünenler bir sussun. Adına millet ittifakı denileceği söylenen 2. sağ cephenin sonuca ilk etkisi AKP zeminini meşrulaştırmaktan bir şey olmayacaktır.
İkincisi bu sağ ittifak ve onun başını çeken CHP, üstlendiği rolü oldukça kötü oynamaktadır. Yanına tescilli sol düşmanlarını alıp, ülkenin gerçek solunu ittifaka dahil etme ihtimalini bile düşünmek en basitinden sırıtmaktadır. Bu ne demokrasi meraklılığı, ne de seçim taktiğidir. Konu komünistler ve tablo bu ise bu olsa olsa kibirle bulaşık, bir gölgeleme harekatıdır.
CHP’nin İP ve Saadet ile gölgelendiği bir ortamda, CHP gölgeleyeceği yer olarak komünistleri, gerçek solcuları görmektedir. Örtülecek günaha bir kılıf aranmakta, 2. sağ cepheye süs aranmaktadır.
Üçüncüsü, bu ittifaka uzun bir ömür biçenler, yanılmaktadır. Elbette 24 Haziran seçiminin sonuçları sağ siyasetin yeniden yapılanması açısından etkisiz olmayacaktır. Hatta etkisi şimdiden başlamıştır. Ancak şimdiden bir ek daha netleşmiştir ki, parlamentoda ne oranda temsil edildiğinden ve başkan adaylarının yüzde kaç oy aldıklarından bağımsız olarak 2. sağ cephe bileşenleri seçimlerden sonra muhalifliğin dahi gerisinde kalacaklar, siyaset mühendisliği işlerinin peşinde koşacaklar, ABD planlarının kendilerine dönmesini heyecanla bekleyecekler ve illa ki sol düşmanlığını hep taze tutacaklardır.
Ve dördüncüsü, bu korsan seçimlerin en tehlikeli en büyük tahribat bırakacak yanı, her şeyin serbest olmasındadır. Evet bu seçim yasaklı bir seçimdir, bu seçim de halkın hakları gasp edilmiştir, evet bu seçim kararı bir AKP darbesidir. Ancak bu düzleme giren düzen partilerine atış serbesttir. Her türlü ilkesizlik ön kabuldür. AKP’nin sırtını kana dayadığını itiraf ettiği, AKP karşıtlarının ise AKP karşıtlarına hazım sorunu yaratacak her şeyi yutturmaya çalışması, sonrasında ancak komünistlerin baş etmeye çalışacağı bir deformasyon yaratacaktır. Zira düzen cephesinde ömür şu an 2 aydır.
Sona gelmeden bir konuya daha değinmek isterim.
Bu seçimlerde, 24 Haziran düzlemini reddeden bu sürece zerre meşruluk katmayacaklarını ilan eden komünistlerin bu 2 ay boyunca köşede durup bekleyeceklerini düşünenler olabilir. Aksine daha fazla çalışacağız. Bu düzeni teşhir edeceğiz. Yeni bir Cumhuriyet’in gerekliliğini anlatmak için seçime girmek gerekmiyor. Aksine daha da iyi anlatacağız. Araya aldığımız bir parantezimiz olmayacağı için kapanan bir parantezimiz de olmayacak…
Biz uzun yaşayacağız, 2 aylık ömre ise çare yok.
Bu haber en son değiştirildi 13 Mayıs 2018 20:44 20:44
Adalet Bakanı Gürlek, Ege Bölgesi milletvekilleriyle görüştü. Burada yaptığı konuşmada konkordato sürecine yönelik değerlendirmelerde bulunan…
Trump’ın 80. yaş günü ve “UFC Freedom 250” adı verilen organizasyon için planlanan kafes dövüşü…
Gaziantep Üniversitesinde, eski rektör döneminde 20 bin dolar karşılığında Tıp ve Diş Hekimliği Fakültelerine çok…
İstanbul’daki Özel İtalyan Lisesi’nde eşit ücret talebiyle greve çıkan Türk öğretmenlerin yerine farklı okullardan öğretmen…
Rojin Kabaiş’in şüpheli ölümüne ilişkin soruşturmada Erzurum Bölge İdare Mahkemesi, Van Valiliği’nin KYK yurdu yönetimi…
TKH Gençliği'nden ODTÜ'deki faşist provakasyonla ilgili yapılan açıklamada "Türk bayrağı ve Atatürk’ü kendilerine maske yapan,…