Laik eğitimin yok edilmesinin yeni adımı olarak, okullarda Diyanet’in vaiz görevlendirme süreci başladı. Diyanet, 81 ile gönderdiği yazı ile Aile ve Dini Rehberlik Büroları’nın 2018 yılı için çalışma takvimini açıkladı. Vaizler, “Milli ve manevi değerler”i anlatacak. 10 yaşındak i çocuklara verilecek vaazın konuları arasında “ümmet bilinci, şehitlik, şehadet, felaket anında sabır, duanın kabul olması” gibi konu başlıklarını belirledi.
Cumhuriyet’ten Ozan Çepni‘nin haberine göre, Diyanet’in talimatı ile harekete geçen müftülükler okullarda vaiz görevlendirmek için ilk adımı attı. Çanakkale Valiliği, müftülük personeli vaizlerin “Milli ve manevi değerler” konusunda ortaokullarda çocuklara vaaz vermek üzere görevlendirilmesine resmi yazı ile ‘olur’ verdi. 10 yaşındaki çocuklara verilecek vaazın konuları arasında “ümmet bilinci, şehitlik ve şehadet” başlıkları yer aldı.
Çanakkale İl Müftüsü Arif Gökçe, valiliğe yazdığı yazıda, vaizlerin belirtilen ortaokullarda 08-19 Ocak 2018 tarihleri arasında sunum yapmak üzere görevlendirilmesini istedi.
Valilik ise müftülüğün teklifinin ardından jet hızıyla hareket ederek aynı gün “olur” kararı aldı. Bu iznin ardından müftülük bünyesindeki 5 vaizin Çanakkale’deki ortaokullarda okuyan 10 yaşındaki çocuklara 10 gün süreyle vaaz verilmesinin önü açıldı.
Okulların Diyanet’in, dini vakıf ve derneklerin, müftülüklerin ideolojik çalışma alanı haline getirildiğini belirten Eğitim Sen Başkanı Feray Aytekin Aydoğan, laikliğin fiilen eğitim süreçlerinde ortadan kaldırıldığını vurgulayarak “Eğitim ancak liyakat sahibi kişiler tarafından gerçekleştirilir. Protokoller ile ‘gönüllü öğretici’ adı altında eğitimci niteliği taşımayan kişiler tarafından okullarda, yurtlarda, halk eğitim merkezlerinde yarışma, gezi, konferans, sempozyum adı altında her tür çalışma sürdürülmektedir” dedi.
Çanakkale’deki uygulamaya da tepki gösteren Aydoğan, “Okullarda eğitim-öğretim faaliyetlerini gerçekleştirecek olanlar vaiz, vaizeler değil, öğretmenlerdir. Bilimi terk eden eğitim politikalarına devam edildiği sürece geleceğimiz adım adım yok edilmektedir. ‘Vaiz, vaize, manevi danışman’ adı altında eğitim kurumlarının eğitimci niteliği taşımayan kişilere teslim edilmesini reddediyoruz. Tüm çocuklarımız için laik, bilimsel eğitim istiyoruz. Artık yeter” diye konuştu.
Bu haftaki pusulamızda tek adam rejimi ile saltanat ilişkisini ele aldık. 1 Kasım 1922, saltanatın…
Söz konusu olan; millete saltanatını, egemenliğini bırakacak mıyız, bırakmayacak mıyız? Meselesi değildir. Mesele zaten olupbitti…
Anayasa tartışmalarının ekseni "demokrasi", "barış", "milli egemenlik" gibi soyut ama kullanışlı hedeflerin etrafında şekillenemez. Ortada…
Türkiye de siyasal tartışmaların merkezinde uzun bir süre seçilmişlerin sınırsız yetkisi ile atanmışların vesayeti konusu…
Türkiye’de de 1919, 1923 ve sonrasındaki devrimci hamleler tarihsel gerçekliği içerisinde anlamlandırılarak, ileriye doğru bir…
Direnişin 25. gününde düzenlenen film gösterimi ve dayanışma etkinliğinde bir araya gelen işçiler, mücadeleyi sürdürme…