Eski Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Melih Gökçek, Karşıyaka Mezarlığı’nın karşısındaki bir araziye mezarlık yapılmasının iptalini ‘eleştirdi’. Bir lokanta sahibinin “manzara bozulacak” gerekçesiyle mezarlık yapılmasına itiraz ettiğini öne süren Gökçek, “Bir kimsenin şahsi menfaati için on binlerce Ankaralı kaybetmiştir” dedi.
Melih Gökçek, Ankara Büyükşehir Belediye Meclisi’nin, Karşıyaka Mezarlığı’nın karşısındaki bir araziye mezarlık yapılmasını iptal eden kararını eleştirdi.
Twitter hesabından açıklama yapan Gökçek, Karşıyaka Mezarlığı bir yıl içinde dolacağını belirterek, “Bu nedenle benim belediye başkanlığım dönemimde mezarlığın karşısında Hazine’ye ait araziyi mezar alanı olarak ilân etmiş ve Karşıkaya Mezarlığı’nı büyütmüştük” ifadelerini kullandı.
Bir balık lokantası sahibinin “manzara bozulacak” gerekçesiyle kendisine başvurduğunu belirten Gökçek, şöyle devam etti:
“Ancak yeni mezarlığın manzarasını bozacağını düşünen bir balık lokantası defaatle bana da müracaat ederek, pek çok tanıdığı devreye sokarak mezarlığın genişletilmemesini istedi. Ben kamu menfaatinin bunu gerektirdiğini, arazinin Hazine’ye ait olması nedeniyle belediyenin cebinden para çıkmayacağını söyleyerek bütün baskılara rağmen bu istekleri reddettim.”
“Fakat bugün gazetelerde okuduğuma göre Ankara Büyükşehir Meclisi’nden yeni karar çıkartılarak yeni mezarlık iptal edilmiş. Buranın iptal edilmesi büyük yanlıştır. Bir sene sonra Ankaralının şikayeti en üst seviyeye çıkacaktır.
Civar sakinlerinin şikayeti doğru değildir. Eğer mezarlıktan şikayet varsa sol taraf zaten mezarlıktır. Vatandaşı tahrik eden bir balıkçıdır. Bir kimsenin şahsi menfaati için on binlerce Ankaralı kaybetmiştir. İkazı Ankara için boyun borcu olarak gördüm. Kamuoyunun bilgisine.”
Çünkü, birçok mağduriyetler yaratan hukuksuzluk ve adaletsizliklerin ortada olduğu bir durumda Adalet Bakanlığı’nın varlığı bile…
Bu haftaki pusulamızda tek adam rejimi ile saltanat ilişkisini ele aldık. 1 Kasım 1922, saltanatın…
Söz konusu olan; millete saltanatını, egemenliğini bırakacak mıyız, bırakmayacak mıyız? Meselesi değildir. Mesele zaten olupbitti…
Anayasa tartışmalarının ekseni "demokrasi", "barış", "milli egemenlik" gibi soyut ama kullanışlı hedeflerin etrafında şekillenemez. Ortada…
Türkiye de siyasal tartışmaların merkezinde uzun bir süre seçilmişlerin sınırsız yetkisi ile atanmışların vesayeti konusu…
Türkiye’de de 1919, 1923 ve sonrasındaki devrimci hamleler tarihsel gerçekliği içerisinde anlamlandırılarak, ileriye doğru bir…