AKP’li Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’ın ABD Başkanı Donald Trump’ın adını her andığında “saygı”yla söz ettiği ve ilişkilerinin ne kadar iyi olduğunu anlatmadan edemediği biliniyor. Washington yönetiminden yapılan bir açıklamaya göre, ABD emperyalizminin en tepedeki isminin de Erdoğan’a karşı “boş olmadığı” bir kez daha görüldü.
Hürriyet’ten Hande Fırat’ın ABD’li üst düzey bir yetkiliye dayandırdığı bilgilere göre, “Trump, kendisini Erdoğan’a yakın hissediyor, sempati duyuyor, çok seviyor.”
Hande Fırat’ın ismini açıklamadığı sözkonusu yetkili, habere göre İran’la ilişkiler, Suriye sorunu, S-400 füzeleri ve ABD Büyükelçiliğinde görevli Türk çalışanların ‘FETÖ’ bağlantıları nedeniyle gözaltına alınmaları gibi Türk-ABD ilişkilerinde sorunlu konularla ilgili konuştu.
“Türkiye ile ilişkilerimize son derece önem veriyoruz, 60 yılı geride bıraktığımız bir ittifak. Karşılıklı imkanlardan oluşan bir ortaklık” mesajı veren yetkili, iki ülke arasında zorlayan bazı meseleler konular bulunduğuna dikkat çekerken, bu konular arasında İran, Suriye, S-400 ve bazı yerel çalışanlarının alı konulmasını gösterdi.
Türk makamlarıyla sorunları çözmek için yakın temasta bulunduklarını belirten yetkili, iki ülke arasındaki diyaloğun “zengin, derin ve alttan üste her düzeyde sürüyor olması”nın önemli olduğunu belirtti ve özellikle Erdoğan ile ABD Başkanı Donald Trump’ın ilişkisine dikkat çekti.
“Trump, kendisini Erdoğan’a yakın hissediyor, sempati duyuyor, çok seviyor. İletişim kurmaktan keyif alıyor” mesajı veren yetkili, halihazırdaki sorunların birlikte çalışılarak çözüleceğinden emin olduğunu söyledi. Bu çalışmalar sonunda sağlam olan Türkiye-ABD ilişiklerinin daha da önemli hale geleceği beklentisi anlatıldı.
Bu haber en son değiştirildi 6 Mart 2019 23:29 23:29
Çünkü, birçok mağduriyetler yaratan hukuksuzluk ve adaletsizliklerin ortada olduğu bir durumda Adalet Bakanlığı’nın varlığı bile…
Bu haftaki pusulamızda tek adam rejimi ile saltanat ilişkisini ele aldık. 1 Kasım 1922, saltanatın…
Söz konusu olan; millete saltanatını, egemenliğini bırakacak mıyız, bırakmayacak mıyız? Meselesi değildir. Mesele zaten olupbitti…
Anayasa tartışmalarının ekseni "demokrasi", "barış", "milli egemenlik" gibi soyut ama kullanışlı hedeflerin etrafında şekillenemez. Ortada…
Türkiye de siyasal tartışmaların merkezinde uzun bir süre seçilmişlerin sınırsız yetkisi ile atanmışların vesayeti konusu…
Türkiye’de de 1919, 1923 ve sonrasındaki devrimci hamleler tarihsel gerçekliği içerisinde anlamlandırılarak, ileriye doğru bir…