AKP’li Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan, ‘2019 Necip Fazıl Ödülleri Töreni’ne katıldı. Erdoğan burada yaptığı konuşmasında ”Tek parti CHP’sine ait dönemde objektif yönüyle tüm boyutlarıyla araştırılması gereken karanlık noktalar bulunuyor. Elbette bunu yapması gereken ana muhalefet partisinin kendisidir” ifadelerine yer verdi.
Erdoğan’ın açıklamalarından öne çıkanlar şöyle:
”Üstat, ömrü boyunca sanat ve kültür hayatına musallat olan statüko ile mücadele ederken aynı zamanda eserleriyle de bu mücadelesini taçlandırmıştır. Necip Fazıl her şeyin künhüne vakıf olma sevdasını sadece edebiyat alanında tutmamış, tarih alanında yazdığı eserlerle de statükoya başkaldırmıştır. Eserlerinde ilk göze çarpan reddiyedir. Her zaman kolaycılığa karşı çileyi seçmiştir. Üstat, kitapları, makaleleriyle hakikate ulaşmanın mücadelesini vermiştir. Tam 8 kez hapse giren üstat, ebedi aleme yine boynunda taşıdığı mahkumiyet kararıyla gitmiştir.”
”Tek parti CHP’sine ait dönemde objektif yönüyle tüm boyutlarıyla araştırılması gereken karanlık noktalar bulunuyor. Elbette bunu yapması gereken ana muhalefet partisinin kendisidir. Ancak yakın tarihiyle ilgili en fazla CHP’nin konuşması gerekirken, bu tartışmalar gündeme geldiğinde derin bir sessizliğe gömülüyorlar. İskilipli Atıf Hoca’nın idamından, Dersim olaylarına, Türkçe ezan zulmünden 27 Mayıs darbesindeki rolüne kadar CHP tarihinde olanlarla yüzleşememiştir. İşte bu partinin başındaki zat her fırsatta Dersimli olduğunu söylüyor. Ancak Dersim olaylarıyla ilgili bizim yaklaşık 10 sene önce gösterdiği hassasiyeti 10’da birini dahi sergileyemiyor.”
”Biz CHP’nin kurumsal anlamda Dersim konusunda ne düşündüğünü halen bilmiyoruz. Sadece Dersim’de değil az önce ifade ettiğim diğer konularda da CHP’nin kurumsal anlamda ne düşündüğünü kimse bilmiyor. CHP’nin bir an önce milletin karşısına çıkıp özür dilemesi ya da pişmanlık duyduğunu millete söylemesi gerekiyor.”
”Türkiye’nin geleceği için biz bu tavrı gerekli görüyoruz. Yoksa ülkemiz, belli art niyetli çevrelerin sosyal mühendisliğinden kendini kurtaramayacaktır. Bu konunun da takipçisi olacağız. CHP yönetimi geçmişleriyle yüzleşene, darbeler, yasaklar, idamlardaki rolünü açıklayana kadar peşlerini bırakmayacağız.”
Çünkü, birçok mağduriyetler yaratan hukuksuzluk ve adaletsizliklerin ortada olduğu bir durumda Adalet Bakanlığı’nın varlığı bile…
Bu haftaki pusulamızda tek adam rejimi ile saltanat ilişkisini ele aldık. 1 Kasım 1922, saltanatın…
Söz konusu olan; millete saltanatını, egemenliğini bırakacak mıyız, bırakmayacak mıyız? Meselesi değildir. Mesele zaten olupbitti…
Anayasa tartışmalarının ekseni "demokrasi", "barış", "milli egemenlik" gibi soyut ama kullanışlı hedeflerin etrafında şekillenemez. Ortada…
Türkiye de siyasal tartışmaların merkezinde uzun bir süre seçilmişlerin sınırsız yetkisi ile atanmışların vesayeti konusu…
Türkiye’de de 1919, 1923 ve sonrasındaki devrimci hamleler tarihsel gerçekliği içerisinde anlamlandırılarak, ileriye doğru bir…