Erdoğan Kılıçdaroğlu'nu konuşturmadı!
Cumhuriyet Halk Partisi Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu 27. dönem 2.Çalışma ve Değerlendirme Toplantısı’nın açılış konuşmasını yapmak üzere Bolu Abant’ta kürsüye çıktıktan birkaç dakika sonra Erdoğan da Kızılcahamam’da konuşmaya başlayınca Kılıçdaroğlu konuşmasını kısa kesmek zorunda kaldı.
CHP’li Engin Altay bu durumu ‘siyasi nezaketsizlik’ olarak adlandırdı. Öte yandan Kılıçdaroğlu yarım kalan konuşmasını tamamlamak üzere programda değişiklik yaparak, 14.00’da partililere seslenme kararı aldı.
Kılıçdaroğlu’nun açıklamaları şöyle:
“Önümüzdeki seçimlerde de aynı inançla olacağız. Yaşanan ekonomik kriz bütün illerde derinden hissediliyor. Tarımın ağırlıkta olduğu yerlerde çiftçiler perişan. Her erteleme yeni faiz yükü getiriyor. Bu tablo vekil arkadaşlarımıza ayrıntılarıyla anlatılmış durumda.”
“Yaşanan ekonomik kriz bütün illerde derinden hissediliyor. Tarımın ağırlıkta olduğu yerlerde çiftçiler perişan. Her erteleme yeni faiz yükü getiriyor. Bu tablo vekil arkadaşlarımıza ayrıntılarıyla anlatılmış durumda.”
“Konya son 2 yıldır dışarıya göç veriyor. Bu bile oturup düşünülmesi gereken bir tablo. Gençler tarımdan kurtarıldı. Irak pazarının kapatılması yumurta fiyatlarına yansıdı. Anadolu’daki illerin büyük bir kısmı üretimden koparıldı. Elektrik ve doğalgaza zam vatandaşın sırtında daha büyük bir yük olarak ortaya çıkacak. Çok sayıda firmanın iflas ettiğini arkadaşlarımız raporlarında belirtiliyor. Adıyaman’daki işsiz sayısının 50 bin artması tam bir faciadır.”
“Soğan ve patates üreticileri, patates ve soğanı satacak yer bulamıyorlar. Çünkü üretim plansız. Suriyelilerin yoğun olduğu yerlerde işsizlik çok fazla. Vatandaşlar bunun Suriyelilerin gelip çok düşük ücretlerde çalışmasına bağlıyor.”
“Su bizim hayatımızın bir parçası. Su üzerinden bir toplum ayrışır mı? Su konusunda toplum bölünür mü?”
Çünkü, birçok mağduriyetler yaratan hukuksuzluk ve adaletsizliklerin ortada olduğu bir durumda Adalet Bakanlığı’nın varlığı bile…
Bu haftaki pusulamızda tek adam rejimi ile saltanat ilişkisini ele aldık. 1 Kasım 1922, saltanatın…
Söz konusu olan; millete saltanatını, egemenliğini bırakacak mıyız, bırakmayacak mıyız? Meselesi değildir. Mesele zaten olupbitti…
Anayasa tartışmalarının ekseni "demokrasi", "barış", "milli egemenlik" gibi soyut ama kullanışlı hedeflerin etrafında şekillenemez. Ortada…
Türkiye de siyasal tartışmaların merkezinde uzun bir süre seçilmişlerin sınırsız yetkisi ile atanmışların vesayeti konusu…
Türkiye’de de 1919, 1923 ve sonrasındaki devrimci hamleler tarihsel gerçekliği içerisinde anlamlandırılarak, ileriye doğru bir…