Adalet Bakanı'ndan İstanbul Sözleşmesi itirafı
CHP Tekirdağ Milletvekili Candan Yüceer’in kadın cinayetlerine ilişkin yönelttiği soru önergesine yanıt veren Adalet Bakanı Abdulhamit Gül, İstanbul Sözleşmesi’ne ilişkin skandal bir itirafta bulundu. Cinayetlerde cinsiyet esas alınarak bilgi derlemesi yapılmadığı için istatistiki bilgi olmadığını belirten Adalet Bakanı, kadın cinayeti kavramını tanımadıklarını da itiraf etti.
Bakan Gül, kendisine yöneltilen bir soruya “Mağdurun cinsiyeti esas alınarak bilgi derlemesi yapılmadığından bakanlığımızda soru önergesine konu edilen hususlarda ayrıntılı istatistiki veri bulunmamaktadır” yanıtını verdi. Bu yanıt Türkiye’nin de imzacısı olduğu İstanbul Sözleşmesi’nin ihlal edildiğini de ortaya koyuyor.
Cumhuriyet’ten Mahmut Ilıcalı’nın haberine göre, kadına yönelik şiddetin önlenmesi için İstanbul Sözleşmesi’nde “Her türlü şiddet olayıyla ilgili birleştirilmemiş istatiksel veriyi düzenli aralıklarla toplayacaklardır” hükmü bulunuyor. Adalet Bakanı Gül’ün yanıtını değerlendiren CHP Tekirdağ Milletvekili Candan Yüceer şu ifadeleri kullandı:
“Adalet Bakanlığı’nın bu tutumu İstanbul Sözleşmesi’ne aykırıdır. Gül’ün yanıtı ile sözleşmedeki görevlere uyulmadığını itiraf etmişti. Verilerin toplanmasının amacı şiddetin önlenmesinde yol haritası çıkarabilmek, sağlıklı analizlerin yapılması ve bu doğrultuda atılacak adımların belirlenmesi için çok önemlidir. Ayrıca ülkelerin sözleşme hükümlerine yönelik faaliyetlerini değerlendiren GREVIO’ya da (Kadınlara Yönelik Şiddet ve Ev İçi Şiddete Karşı Eylem Uzman Grubu) sunulması gerekmektedir. Ancak görüyoruz ki bakanlık ‘ayrım yapmıyoruz’ diyerek gerçeklerin de üzerini örtme niyetiyle hareket etmektedir. Mağdurlar arasında sözde ayrım gözetmeyen bu zihniyet, kadına sadece mezarda eşitlik vaat etmektir. 9 yıl önce imzalanan İstanbul Sözleşmesi hükümlerine uymamak kadına yönelik şiddete de göz yummaktır.”
Bu haftaki pusulamızda tek adam rejimi ile saltanat ilişkisini ele aldık. 1 Kasım 1922, saltanatın…
Söz konusu olan; millete saltanatını, egemenliğini bırakacak mıyız, bırakmayacak mıyız? Meselesi değildir. Mesele zaten olupbitti…
Anayasa tartışmalarının ekseni "demokrasi", "barış", "milli egemenlik" gibi soyut ama kullanışlı hedeflerin etrafında şekillenemez. Ortada…
Türkiye de siyasal tartışmaların merkezinde uzun bir süre seçilmişlerin sınırsız yetkisi ile atanmışların vesayeti konusu…
Türkiye’de de 1919, 1923 ve sonrasındaki devrimci hamleler tarihsel gerçekliği içerisinde anlamlandırılarak, ileriye doğru bir…
Direnişin 25. gününde düzenlenen film gösterimi ve dayanışma etkinliğinde bir araya gelen işçiler, mücadeleyi sürdürme…