İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanı Ekrem İmamoğlu, CHP İstanbul İl Başkanlığı tarafından düzenlenen “Kadın Muhtarlarımızı Dinliyoruz” etkinliğine katıldı.
İmamoğlu burada yaptığı konuşmasında, Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Cahit Turhan’ın Kanal İstanbul ile ilgili, “Üsküdar’dan Beşiktaş’a geçen yeğenim söyledi. Geçen yıl 15 dakikada geçiyorduk, bu sene yarım saati buluyor karşıdan karşıya geçmek” sözlerine yanıt verdi.
İmamoğlu, Turhan’ın açıklamalarına cevap vermeyi sıkıntı olarak gördüğünü belirterek, “Komedi filmi gibi” değerlendirmesini yaptı.
Sözcü’den Özlem Güvemli‘nin haberine göre, İmamoğlu, “Ben artık Ulaştırma Bakanı’na bu konularda cevap vermeyi de kendime sıkıntı olarak görüyorum çünkü üzülüyorum. Her defasında üzüldüğümü de dile getiriyorum. Ulaşım hele hele deniz ulaşımı konusunda da mesleğini bilmiyorum ama yeğeninin fikri ile İstanbul’un Türkiye’nin en büyük en önemli projesine kanaat getirdiğini söyleyen bir bakan varsa gerisinin yorumunu vatandaşa bırakıyorum” ifadelerinde bulundu.
Deniz ulaşımında bahsedildiği gibi bir problem olmadığını da belirten İmamoğlu “Hiç öyle bir problem yok. Garip bir durum, anlatılan ortam garip. Biraz komedi filmi gibi onun için yorum bile yapmak istemiyorum. Çok üzüntü verici. Yani bu kadar mühim bir mesele bu kadar önemli bir proje. Ve Ulaştırma Bakanı diyorsa ki ’15 dakika yerine 30 dakika sürüyor ve bundan dolayı Kanal İstanbul gerekli.’ Gerisini, kanaati vatandaşa bırakıyorum” diye konuştu.
İmamoğlu, İBB ve iki bakanlık arasında 2018 yılında imzalanan ve geçtiğimiz ay çekilme kararı aldıkları Kanal İstanbul İşbirliği Protokolü’ne meslek odaları tarafından açılan iptal davasında mahkemeden çıkan ret kararını da değerlendirdi.
Hukuki sürecin devam ettiğini belirten İmamoğlu “Yani bu bir sonuç değil. Bize verilen mahkeme kararı aslında ‘bir üst mahkemede incelenmek üzere’ diye bir karar bize ulaştı. Dolayısıyla istinafın süreci var. Süreç devam ediyor. Henüz hukuken tamamen netleşmemiş bir süreçle ilgili şimdiden konuşmak istemiyorum” dedi.
İBB’nin protokolden çekilme kararı ile protokole açılan iptal davası arasında bir bağlantı olmadığını da vurgulayan İmamoğlu, “Bizim çekilme sebebimiz idari bir sıkıntı olması. Nedir o? Bir karar oluşturuyorsunuz, belediye başkanı olarak imza atıyorsunuz. Yetkisiz bir imza. Aradan 2-2.5 ay geçiyor ve meclis kararı alıyorsunuz. Bu doğru bir süreç değil. Hukuken doğru değil. Olmayan bir yetki ile bir protokol imzası atıyorsunuz. Düşünün ki ben şimdi bir karar alacağım. Yok yetkim ve 3 ay sonra bunu meclisten geçireceğim. Bu olmuş bir şey değil, doğru da değil. Bu yanlıştan ötürü bu protokolden vazgeçtiğimizi ve doğru olmadığını ilettik. Bu benim kişisel sürece dair olumsuz bakışımla ilgili değil” dedi.
Çünkü, birçok mağduriyetler yaratan hukuksuzluk ve adaletsizliklerin ortada olduğu bir durumda Adalet Bakanlığı’nın varlığı bile…
Bu haftaki pusulamızda tek adam rejimi ile saltanat ilişkisini ele aldık. 1 Kasım 1922, saltanatın…
Söz konusu olan; millete saltanatını, egemenliğini bırakacak mıyız, bırakmayacak mıyız? Meselesi değildir. Mesele zaten olupbitti…
Anayasa tartışmalarının ekseni "demokrasi", "barış", "milli egemenlik" gibi soyut ama kullanışlı hedeflerin etrafında şekillenemez. Ortada…
Türkiye de siyasal tartışmaların merkezinde uzun bir süre seçilmişlerin sınırsız yetkisi ile atanmışların vesayeti konusu…
Türkiye’de de 1919, 1923 ve sonrasındaki devrimci hamleler tarihsel gerçekliği içerisinde anlamlandırılarak, ileriye doğru bir…