Kimsesiz, zavallı, garip
Hep der dururuz. Bu ülkede yok edemedikleri bir damar var. Bu damarı en geniş haliyle şöyle özetleyebiliriz. 2010 Referandumu’nda “hayır” diyenler, Gezi Direnişi’nde meydanları dolduranlar, Başkanlık Rejimi’ne hayır diyenler. Hakkını arayanlar, boyun eğmeyenler, korkmayıp susmayanlar. Ve milyonlar, emekçiler, kadınlar, öğrenciler…
Korona günlerinde tüm bu direnç unsurları bulabildikleri mecralardan seslerini yükseltmeye devam ediyor.
Bu direncin bana göre bugünkü sembolü Tır şoförü olan Malik Baran’dır. Çektiği videoda “Bizi virüs değil, bu düzeniniz öldürecek” diyen ardından gözaltına alınan, sonra da “ Yoksulların isyanını dile getirdim” açıklaması yapan Malik Baran, işçi sınıfının sesi olmuştur.
Şimdi gelelim, bize bu satırları yazdıran ana meseleye.
İçişleri Bakanı Süleyman Soylu, “Kimin gariban olup olmadığına ben karar veririm” diye buyurmuş.
Türk Dil Kurumu “ Gariban” kelimesinin anlamını şöyle veriyor. “Kimsesiz, zavallı, garip”
Sadece Süleyman Soylu değil, tüm sermaye sınıfı ve onun sözcülerinin kimsesi var mıdır acaba?
Kamu kaynaklarından yararlanarak yanlarında tuttukları korumalar, ayakları kaydıkları an, onları hemen terk edecek sözüm ona dostlar, işçi sınıfını sömürerek elde ettikleri servet nedeniyle, çevrelerinde pervane dönenler,siyasi hesaplaşmalar baş gösterdiğinde anında sırtını dönecek olanlar, bu sömürü ordusunun ise kimsesi, “Asmayalım da besleyelim mi” diyen Kenan Evren’in cenazesindeki sayı kadardır.
Peki Malik Baran? O ise dost zenginidir. Suda balık, toprakta karınca, havada kuş kadar kimsesi vardır. Korktukları da budur zaten. O kimselerin sesini, gücünü, bilincini öyle apaçık karşılarında dikildiğini görmek.
Zavallılık mı?
Aciz, gücü bir şeye yetmeyen, acınacak kadar kötü durumda olana zavallı deniyor.
Peki şimdi kim zavallı sorarım.
Korona virüsü nedeniyle bırak suç işlemeyi asıl suç işleyenleri deşifre eden bir emekçiyi, göz altına aldıran bu düzen mi zavallı yoksa, “Bunu yapacaklarını biliyordum. Sözlerimin arkasındayım” diyen Malik Baran mı?
Sermaye sınıfının her dediğini yerine getirip sonra “Evde Kal” çağrısı yapanlar mı? Yoksa bu iki yüzlülüğü deşifre eden Malik Baran mı?
“Hayat eve sığar” deyip, işten çıkarmaları yasaklamayan bu düzen mi zavallı yoksa, gerçekleri, doğruları AKP hukukunun sopasına rağmen dile getiren milyonlar mı?
Bu köhnemiş düzenin her yerinden garibanlık akıyor. Bu düzen, ne sağlık hizmeti, ne eğitim ne barınma insanlığın hiçbir ihtiyacını karşılayamayacak kadar zavallıdır.
Bu garibanlıkla, insanlık felakete giderek daha da yakınlaşır.
Ama bir ihtimal daha var.
Felaket uçurumunun yönünü değiştirmek.
Süleyman Soylu kimin gariban olup olmadığına karar veredursun. Kimin o uçurumdan aşağı düşeceğine de biz karar verdik bile…
Köhnemiş bu düzen ve gariban temsilcileri…
Hadi el verin de zamandan kazanalım…
Eski TBMM Başkanı Bülent Arınç, Süleymancılar cemaatine yönelik soruşturmayla ilgili soruşturmanın gizliliğine ve masumiyet karinesine…
İsrail’in Gazze kentindeki Şati Mülteci Kampı’na düzenlediği İHA saldırısında bir Filistinli hayatını kaybetti. Saldırının, 10…
Laiklik karşıtı söylemleriyle gündeme gelen gerici Akit Gazetesi, daha önce şeriat çağrısında bulunan haber ve…
DGD-SEN örgütlenme uzmanı Feyza Kayaaltı, maden işçileriyle dayanışması gerekçe gösterilerek evinden gözaltına alındı
Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığı, Bodrum'da katıldığı bir finans toplantısında yaptığı konuşmada AKP'li Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'a…
Hypers Ajansı’nın kurucusu ve Manifest grubunun menajeri Tolga Akış, hakkında yürütülen soruşturma kapsamında gözaltına alındı.…