Hamas: İsrail tutuklulara saldırmanın bedelini ödeyecek
Hamas Siyasi Büro Başkanı İsmail Heniyye, Bölgede Körfez uzlaşısı, Türk-Mısır yakınlaşması, Libya sorununun çözümü, Yemen krizinin çözümü konusundaki görüşmeler gibi çok fazla gelişme olduğunu belirterek, “Tüm bunlar umut defterinde yeni sayfalar açıyor. Yarının halkımız ve bölge için daha iyi olacağı duygusu veriyor” dedi.
Mısır ile Türkiye arasındaki yakınlaşmadan memnun olduklarını söyleyen Heniyye, “Bölgede tarihi ve stratejik konum itibarıyla merkezde olan ülkeler var. Türkiye, Mısır, İran ve Suudi Arabistan gibi. Bu ülkeler arasındaki her türlü yakınlık ve anlaşma, bölge halklarının ve Filistin meselesinin lehinedir” dedi.
Gerek bu ülkeler gerekse diğer Arap ve İslam dünyası arasında vuku bulan herhangi bir anlaşmazlığın, halkların geleceğine ve Filistin davasına olumsuz yansıdığını kaydeden Heniyye, bu durumun Yahudi yerleşim birimleri inşası, Kudüs’ün Yahudileştirilmesi ve ilhak planlarını gerçekleştirmesi adına İsrail’e iyi bir zemin hazırladığını ifade etti.
Türkiye’nin Filistin meselesine ilişkin tutumuna da değinen Heniyye, “Türkiye’yi, Gazze ablukasının kırılmasına verdiği destek ve Filistin’in başkenti Kudüs’ü kucaklaması, sahiplenmesinden ötürü takdir ediyoruz” ifadelerini kullandı.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın ve Türkiye hükümetinin, bölgesel ve uluslararası arenalarda sergilediği siyasi tutumlarından dolayı kıvanç duyduklarını belirten Heniyye, “Filistin meselesi konusunda Türkiye’de bir konsensüsün sağlandığını düşünüyoruz. Halkın kendi içinde mutlaka tartışmalı meseleleri vardır ancak konu Filistin olunca Türkiye’de tüm partiler ve oluşumlar, ortak paydada buluşabiliyor” dedi.
Güner'in gözaltına alınmasının, Dünya Holding ile Bulls Yatırım Holding arasındaki ortaklık ilişkisiyle bağlantılı olduğu öne…
Çünkü, birçok mağduriyetler yaratan hukuksuzluk ve adaletsizliklerin ortada olduğu bir durumda Adalet Bakanlığı’nın varlığı bile…
Bu haftaki pusulamızda tek adam rejimi ile saltanat ilişkisini ele aldık. 1 Kasım 1922, saltanatın…
Söz konusu olan; millete saltanatını, egemenliğini bırakacak mıyız, bırakmayacak mıyız? Meselesi değildir. Mesele zaten olupbitti…
Anayasa tartışmalarının ekseni "demokrasi", "barış", "milli egemenlik" gibi soyut ama kullanışlı hedeflerin etrafında şekillenemez. Ortada…
Türkiye de siyasal tartışmaların merkezinde uzun bir süre seçilmişlerin sınırsız yetkisi ile atanmışların vesayeti konusu…