AKP’nin yayın organlarından Yeni Şafak‘ta dinci Taliban güçlerinin Kabil’i ele geçirmesi, Muhammed peygamberin dönemindeki ‘fetih’lere benzetildi.
Gazetenin “ilahiyatçı” yazarlarından Faruk Beşer, “Taliban’ın şeriatı getireceğinden mi, getiremeyeceğinden mi korkulmalı?” başlıklı yazısında açıkça şeriat güzellemeleri yapıp “Şimdiye kadar şeriatın tatbik edilmesinden kimse zarar görmedi, edilmemesinden ya da şeriat adına yapılan yanlışlardan zarar görüldü.” ifadelerini kullandı.
“Irak’ta Kesnizanî tarikatı lideri maharetiyle ordunun sessizce ABD’ye teslim edilmesine karşılık, burada ABD’nin Taliban’a teslim olmasını takdiri ilahinin cilvesi bir rövanş olarak görüyoruz.” diyen Beşer, Taliban’ın “zafer”ini şu sözlerle anlattı:
“Ayrıca, maddi imkânlar açısından kıyaslanamayacak kadar zayıf, Kur’an-ı Kerim ifadesiyle ‘küçük bir grubun’, iman, azim ve sabırla, karşısındaki dünya devini dize getirmesi ve bunun, maddi gücün sanıldığı gibi yenilmez olmadığını göstermesi de ilahi bir mucize sayılmalıdır.
Taliban’ın Kâbil’e, Resulüllah’ın (sa) Mekke’ye girdiği gibi girmesi de sevindiricidir. Malum Resulüllah Mekke’yi kansız fethettiğinde, halka: ‘Size ne yapacağımı düşünüyorsunuz’ diye seslenmişti. ‘Kerim insandan sadece hayır beklenir’ demişlerdi. Bunun üzerine Resulüllah, ‘hadi gidin, bugün artık serbestsiniz’ diye buyurmuştu.”
Gerici Faruk Beşer, daha önce de yoğun bakımlarda kadın ve erkek hastaların ayrı yerlerde tutulması gerektiğini savunmuştu:
Çünkü, birçok mağduriyetler yaratan hukuksuzluk ve adaletsizliklerin ortada olduğu bir durumda Adalet Bakanlığı’nın varlığı bile…
Bu haftaki pusulamızda tek adam rejimi ile saltanat ilişkisini ele aldık. 1 Kasım 1922, saltanatın…
Söz konusu olan; millete saltanatını, egemenliğini bırakacak mıyız, bırakmayacak mıyız? Meselesi değildir. Mesele zaten olupbitti…
Anayasa tartışmalarının ekseni "demokrasi", "barış", "milli egemenlik" gibi soyut ama kullanışlı hedeflerin etrafında şekillenemez. Ortada…
Türkiye de siyasal tartışmaların merkezinde uzun bir süre seçilmişlerin sınırsız yetkisi ile atanmışların vesayeti konusu…
Türkiye’de de 1919, 1923 ve sonrasındaki devrimci hamleler tarihsel gerçekliği içerisinde anlamlandırılarak, ileriye doğru bir…