İKD: Gerici rejimin karşısında biz varız, Emine öğretmen yalnız değildir!
CHP’nin “Başörtüsü sorununa yasal çerçevede çözüm getirme” iddiasıyla hazırlayıp Meclis’e sunduğu yasa teklifi üzerine İlerici Kadınlar Derneği’nden (İKD) yazılı bir açıklama tepki geldi.
İKD’den “Kadınların da Toplumun da Özgürlüğünün Güvencesi ‘Başörtüsü’ Değil Laikliktir” başlığıyla yapılan açıklamada şöyle denildi:
“Yürürlüğe girdiği 4 Ekim günü (4 Ekim 1926) Medeni Kanunu ve bununla birlikte Anayasa’nın 2. maddesini ayaklar altına alarak TBMM’de bugün yapılan üç maddelik “başörtüsü teklifi” laiklik karşıtıdır ve açıkça Cumhuriyet’in ileri kazanımlarına dönük bir saldırıdır.
AKP karşısında alternatif olduğunu söyleyenler, yıllardır başta kadınlar, gençler ve çocuklar olmak üzere toplumu teslim almaya çalışan tarikat ve cemaatlerle, dinci gericilikle helalleşmektedir.
Laikliği ağzına almaktan imtina edenler, kadınlara “özgürlük” adı altında gericiliği dayatmaktadır. Cumhuriyet’in kazanımlarını ve en başta laikliği “hata” olarak dillendirenler, AKP’nin suçlarına ortak olmaktadır.
Gericiliği özgürlük olarak sunanlar, kadınların kurtuluşuna değil, karanlığa daha fazla hapsolmasına yol açar.
Gericilikle helalleşenler, kadınların özgürlüğünü değil, daha fazla ezilmesini, ikinci sınıf insan olarak görülmesini ve aşağılanmasını güvence altına alır.
Gerici yaşam biçimlerini kadınlara özgürlük olarak sunanlar, tarikat ve cemaatlerle, onların siyasi temsilcileriyle yarışırcasına kadınlara “örtünün” demektedir.
Kadınlara layık gördükleri bu gerici hamlelere karşı meydan okuyoruz!
Kadınların da toplumun da özgürlüğünün güvencesi “başörtüsü” değil, laikliktir!
Bizleri teslim almaya çalışan bu karanlık ancak laiklik mücadelesiyle ortadan kaldırılacaktır. Bunu ortadan kaldıracak olan ise hiç tereddütsüz laiklikten vazgeçmeyenlerdir.
Bütün kadınları bu oyunu bozmaya, ayağa kalkmaya, laiklik için mücadeleye çağırıyoruz. Laiklikten vazgeçmiyoruz!
İlerici Kadınlar Derneği
04.10.2022″
Bu haftaki pusulamızda tek adam rejimi ile saltanat ilişkisini ele aldık. 1 Kasım 1922, saltanatın…
Söz konusu olan; millete saltanatını, egemenliğini bırakacak mıyız, bırakmayacak mıyız? Meselesi değildir. Mesele zaten olupbitti…
Anayasa tartışmalarının ekseni "demokrasi", "barış", "milli egemenlik" gibi soyut ama kullanışlı hedeflerin etrafında şekillenemez. Ortada…
Türkiye de siyasal tartışmaların merkezinde uzun bir süre seçilmişlerin sınırsız yetkisi ile atanmışların vesayeti konusu…
Türkiye’de de 1919, 1923 ve sonrasındaki devrimci hamleler tarihsel gerçekliği içerisinde anlamlandırılarak, ileriye doğru bir…
Direnişin 25. gününde düzenlenen film gösterimi ve dayanışma etkinliğinde bir araya gelen işçiler, mücadeleyi sürdürme…