Laiklik Meclisi tarafından Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli’nin iptali istemiyle açtığı davada kritik gelişme
Laiklik Meclisi’nin (LM), Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli’nin iptali istemiyle açtığı davada kritik bir gelişme yaşandı. Danıştay, şeffaf olmaması nedeniyle tepki çeken bakanlıktan, hazırlık sürecinde bilimsel değerlendirme raporları, uzman görüşleri, çalıştay raporları, ihtiyaç analizi vb. bilgi ve belgeleri talep etti.
Milli Eğitim Bakanlığı’nın (MEB), yeni öğretim izlencesi (müfredat) olan “Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli”nin hazırlanmasının sürecine ilişkin çalışmaları gizli bir şekilde yürütmesi tartışma konusu olmuştu. Bakanlık, bu süreçte yeni öğretim izlencesinde herhangi bir kurul oluşturulması ve kimlerin yer aldığını açıklamamıştı. Bakanlığın bu süreçte “Maarif Kongreleri” düzenlediği bilinmesine karşın kongrelerde alınan kararlara ilişkin kamuoyuna herhangi bir açıklama yayımlamamıştı. En son kongre ise geçen hafta yapıldı ama içeriği paylaşılmadı.
Cumhuriyet’ten Aytunç Ürkmez’in haberine göre kkamuoyundan gizlenen hazırlık sürecinin ardından yeni öğretim izlencesine ilişkin ilk metinler 27 Mayıs’ta açıklandı ve 17 Ağustos’ta yayımlanan genelgeyle de her kademenin ilk sınıfında uygulanmaya konuldu. Gelişmelerin ardından yeni öğretim izlencesine ilişkin iptal edilmesine yönelik Danıştay nezdinde dava süreçleri açıklandı. Bu kapsamda LM’nin 26 Haziran’da Danıştay’a açtığı davada dikkat çeken bir gelişme yaşandı.
Danıştay 8. Dairesi, davaya “İdari Yargılama Usulü Yasası” kapsamında ret kararı vererek LM’den hangi ifadelerin laikliğe aykırı olduğunu belirtmesini istemiş, LM de öğretim izlencesi ortak metninin laikliğe tümden aykırı olduğunu belirtmişti. Danıştay Sekizinci Dairesi, 26 Kasım’da başvurunun söz konusu yasaya uygun olduğunu kabul etti. Böylece LM’nin davası usule takılmayı geçerek esasın görüşülmesine geçildi. Danıştay 8. Dairesi, ara kararında; MEB’ten Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli Öğretim Programları Ortak Metni’yle ilgili eğitim izlencelerinin hazırlık sürecinde çalışma grubu veya bilim komisyonu oluşturulup oluşturulmadığının bilgisini, komisyon bulunuyorsa bilimsel değerlendirme raporları, uzman görüşleri, çalıştay raporları, ihtiyaç analizi vb. belgeleri istedi. Dairenin ara kararı, LM’nin iptal istemi gerekçelerinden birisinin de uzman görüşlerinin olmaması, çalışma komisyonlarının oluşturulmaması ve bilimsel kurulların toplanmamasını göstermesi açısından önemli bir ara karar olarak değerlendiriliyor.
Bu haber en son değiştirildi 20 Aralık 2024 12:06 12:06
Bu haftaki pusulamızda tek adam rejimi ile saltanat ilişkisini ele aldık. 1 Kasım 1922, saltanatın…
Söz konusu olan; millete saltanatını, egemenliğini bırakacak mıyız, bırakmayacak mıyız? Meselesi değildir. Mesele zaten olupbitti…
Anayasa tartışmalarının ekseni "demokrasi", "barış", "milli egemenlik" gibi soyut ama kullanışlı hedeflerin etrafında şekillenemez. Ortada…
Türkiye de siyasal tartışmaların merkezinde uzun bir süre seçilmişlerin sınırsız yetkisi ile atanmışların vesayeti konusu…
Türkiye’de de 1919, 1923 ve sonrasındaki devrimci hamleler tarihsel gerçekliği içerisinde anlamlandırılarak, ileriye doğru bir…
Direnişin 25. gününde düzenlenen film gösterimi ve dayanışma etkinliğinde bir araya gelen işçiler, mücadeleyi sürdürme…