DİSK Genel Başkanı Çerkezoğlu, taleplerini anımsattı: Kamu emekçilerinin haklı mücadelesini selamlıyoruz
DİSK Genel Başkanı Arzu Çerkezoğlu, 8. Dönem Kamu Toplu Sözleşmesi pazarlık sürecine ilişkin yaptığı açıklamada, hükümetin kamu emekçilerine insanca yaşayacak bir ücret yerine yoksulluğu dayattığını söyledi. Çerkezoğlu, “Kamu emekçilerinin mücadelesi sadece onların değil, gelirde ve vergide adalet isteyen tüm işçilerin, emekçilerin ve emeklilerin mücadelesidir” dedi.
Çerkezoğlu, yaptığı açıklamada, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı’nın sunduğu tekliflerin TÜİK’in resmi enflasyon rakamlarının bile altında kaldığını vurgulayarak, “Hükümet Orta Vadeli Program hedefleri doğrultusunda yerli ve yabancı sermayenin çıkarları için ücretleri baskılamaya devam ediyor. Kamu emekçileri ağır bir yoksullaşma tehdidiyle karşı karşıya bırakılıyor” ifadelerini kullandı.
Asgari ücretin yıl içinde güncellenmediğini, emeklilerin asgari ücretin bile altındaki maaşlarla yaşam mücadelesi verdiğini ve kamu işçilerinin grevlerinin yasaklandığını hatırlatan Çerkezoğlu, “Ücretler gerilerse enflasyonun düşeceği masalı ile toplumun büyük bir çoğunluğu göz göre göre yoksullaştırılıyor. Ücretlerin enflasyona ezdirilmesi yetmezmiş gibi, adaletsiz vergi sistemiyle de vergi yükü çalışanların sırtına yıkılıyor” dedi.
Çerkezoğlu, kamu emekçilerinin anayasal grev haklarını kullanarak seslerini yükselttiklerini belirterek, açıklamasında “Bu mücadele sadece kamu emekçilerinin değil, ‘gelirde adalet, vergide adalet’ isteyen tüm işçilerin, emekçilerin, emeklilerin, dar gelirlilerin mücadelesidir. DİSK olarak kamu emekçilerinin haklı mücadelesini selamlıyor, dayanışmamızı sürdüreceğimizi bir kez daha ifade ediyoruz” ifadelerine yer verdi.
Çerkezoğlu, kamu emekçilerinin ve tüm çalışanların insanca yaşayabilmesi için “İnsanca yaşamaya yetecek bir ücret, enflasyon karşısında ezilmeyen gelir düzeyi; vergide adalet gelirde adalet ve insanca çalışma koşulları ve güvenceli gelecek” taleplerini sıralayarak, “Tüm işçileri, emekçileri, hükümetin ücretleri baskılama politikasına boyun eğmemek için, asgari yaşamaya mahkum olmamak için örgütlenmeye, sendikalı olmaya, omuz omuza mücadeleyi büyütmeye çağırıyoruz” ifadelerini kullandı.
Çünkü, birçok mağduriyetler yaratan hukuksuzluk ve adaletsizliklerin ortada olduğu bir durumda Adalet Bakanlığı’nın varlığı bile…
Bu haftaki pusulamızda tek adam rejimi ile saltanat ilişkisini ele aldık. 1 Kasım 1922, saltanatın…
Söz konusu olan; millete saltanatını, egemenliğini bırakacak mıyız, bırakmayacak mıyız? Meselesi değildir. Mesele zaten olupbitti…
Anayasa tartışmalarının ekseni "demokrasi", "barış", "milli egemenlik" gibi soyut ama kullanışlı hedeflerin etrafında şekillenemez. Ortada…
Türkiye de siyasal tartışmaların merkezinde uzun bir süre seçilmişlerin sınırsız yetkisi ile atanmışların vesayeti konusu…
Türkiye’de de 1919, 1923 ve sonrasındaki devrimci hamleler tarihsel gerçekliği içerisinde anlamlandırılarak, ileriye doğru bir…